KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Davalı
- Karar tarihi
- 15 Mart 2024
- Esas-Karar No
- 2022/326 - 2024/516
- Esas no
- 2022/326
- Karar no
- 2024/516
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 04/11/2021
- Numarası
- 2021/149 E. - 2021/370 K.
- Davacı
- —
- Davanın konusu
- Marka ile ilgili Kurum Kararının İptali
Karar Metni
728 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 04/11/2021 tarih ve 2021/149 Esas - 2021/370 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin kuru yemiş ve kuru meyve üretimi, danışmanlığı ve tedariki konusunda hizmet verdiğini, 29, 30 ve 35. sınıflarda "..." ibaresinin marka olarak tescili için davalı ... başvuruda bulunduğunu, başvurunun 2020/104647 kod numarasını aldığını, Markalar Dairesi Başkanlığının verdiği kararla başvurunun 2012/112006, 2012/40291, 2014/38980 sayılı ve "...", "..." ve "..." ibareli markalar mesnet gösterilerek SMK'nın madde 5/1-ç bendi uyarınca resen reddedildiğini, bu ret kararına yaptıkları itirazın ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararıyla nihai olarak reddedildiğini,
oysa müvekkiline ait marka ile redde mesnet gösterilen markalar arasında, SMK'nın 5/1-ç maddesinde aranan aynılık/ayırt edilemeyecek kadar aynılık koşulunun gerçekleşmediğini, redde mesnet yapılan markaların sahiplerinin kuruyemiş ve hububattan imal edilmiş çerezler üzerine bir faaliyetinin ya da ürününün bulunmadığını, YİDK kararının bu sebeplerle yerinde olmadığını ileri sürerek, YİDK'nın 2021-M-1973 sayılı kararının iptali ile 2020/104647 sayılı "..." ibareli markanın tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, başvuru kapsamındaki 29, 30 ve 35. sınıf mal ve hizmetlerin tamamın aynı/aynı tür oldukları, davacıya ait "..." ibareli marka başvurusu ile redde gerekçe olarak gösterilen "...", "...", "..." ibareli markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu.
SMK'nın 5/1-ç bendindeki tescil engelinin varlığı için davacı markası işaret olarak dayanak gösterilen markanın ayırt edilmeyecek kadar benzeri olduğu, mal ve hizmetlerinde aynı olduğu anlaşıldığından bu yönde verilen ve dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu kanaatine varıldığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.216 tarih ve 2014/11-696 E.-2016/778 K. sayılı kararı uyarınca iltibas ve benzerlik değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgi ile çözümlenmesi gerekli olduğundan bilirkişi raporu aldırılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, SMK'nın 5/1-ç maddesi şartlarının gerçekleşmediğini, doktrin ve Yargıtay içtihatlarına göre markaların kelime unsuru aynı, en az birisinde yer alan şekil unsuru farklı ise markaların aynı olarak değerlendirilmeyeceği, SMK'nın 5/1-ç maddesi hükmünün davalı kurum tarafından mümkün olduğunca dar biçimde yorumlanıp uygulanması gerektiğini, redde mesnet markaların başvuru sınıflarında fiilen kullanılmadığını, bilirkişi raporu aldırılmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK marka kararı iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu,
6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç maddesi hükmünün uygulanabilmesi için markalar arasındaki benzerliğin iltibasa yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olmasının gerektiği, somut uyuşmazlıkta başvuru ile redde mesnet markalar aynı ibareden oluşup, başvurunun özellikle 2012/112006 ve 2012/40291 sayılı markalarla ile ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunduğu,
her ne kadar dava konusu başvuru bir şekil unsuru içeriyorsa da anılan şekil unsurunun, dava konusu başvuruyu redde mesnet markalarla ayırt edilemeyecek derecede benzer olmaktan çıkarmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 10/04/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/326, K. 2024/516, 15 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama