KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Mart 2024
- Esas-Karar No
- 2022/334 - 2024/588
- Esas no
- 2022/334
- Karar no
- 2024/588
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 27/12/2021
- Numarası
- 2020/78 E. - 2021/461 K.
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- YİDK Karar İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
660 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/12/2021 Tarih ve 2020/78 Esas - 2021/461 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli markasının bulunduğunu, davalı Şirketin "..." ibareli başvurusuna anılan markasına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının, dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa tarafların markaları arasında iltibas bulunduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını ileri sürerek, YİDK’ın 2019-M-11418 sayılı kararının iptaline ve dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Şirket vekili, taraf markaları arasında iltibasa neden olacak bir benzerlik bulunmadığını, başvuru konusu ibarenin yurt dışında birçok ülkede 19 ve 20. sınıf emtia bakımından gerek ulusal gerekse WIPO ve OHIM nezdinde uluslararası tescil edilerek koruma altına alındığını, dava konusu ibarenin Çinçe'de sonsuz tarz anlamına geldiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davalının "... +Şekil " ibareli marka başvurusu ile davacının "... " ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle ve özellikle de markanın bütünselliğine bakılarak görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığından, tarafların markaları arasında iltibas koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, dava konusu başvuru ile müvekkilinin markasının iltibasa neden olacak düzeyde benzer bulunduğunu, dava konusu markalar arasındaki tek harften kaynaklanan farklılığın iltibası ortadan kaldırmadığını, yerleşik Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği,
bir bütün olarak dava konusu “...” ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." ibareli markası arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira tarafların marka işaretleri arasında ilk harflerinden kaynaklı baskın bir işitsel farklılık bulunduğu, markaların asli unsurları arasında yalnızca tek harften kaynaklanan farklılığın bulunması,
her zaman marka işaretleri arasında benzerlik bulunduğu şeklinde yorumlanamayacağı, somut olaydaki gibi marka işaretleri arasında farklılığı oluşturan harfin telaffuzunun ayırt ediciliği sağlamaya elverişli olabileceği, ayrıca tarafların markalarının görsel olarak da oldukça farklı bulundukları anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/04/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/334, K. 2024/588, 22 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama