KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2024
- Esas-Karar No
- 2022/35 - 2024/332
- Esas no
- 2022/35
- Karar no
- 2024/332
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/04/2021
- Numarası
- 2019/351 E. - 2021/120 K.
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- YİDK Kararı İptali ve Marka Tescili
Karar Metni
788 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19/04/2021 tarih ve 2019/351 E. - 2021/120 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin başvuru konusu yaptığı 2017/75511 sayılı “...” markasına davalı şirket tarafından yapılan itirazın 2019-M-5413 numaralı YİDK kararıyla kısmen kabul kısmen reddedildiğini, Kurumun kararının emsal kararlar ile çeliştiğini, haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalının itiraza mesnet markasının ilgili sınıflar için tescilinde hiçbir üstün hakkının bulunmadığını, müvekkilinin YİDK'ya yaptığı başvuruda kullanım ispatı talebinde bulunduğunu, 99/015504 tescil numaralı markanın kullanımının sadece “ballar ve zeytinler” emtiasında ispatlanabildiğini, “...” ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu,
müvekkilinin “...” ibaresini kullanarak seri marka olşuturma amacı taşıdığını, davalının kötüniyetli olduğunu, müvekkilinin “...” markasının görünüş ve telaffuz itibariyle itiraza mesnet markalardan açıkça farklılık içerdiğini ileri sürerek 2019-M-5413 sayılı YİDK kararının aleyhe hususlarının iptaline, 2017/75511 numaralı marka başvurusunun tescil talep edilen tüm sınıflar dahil olmak üzere tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Şirket vekili, davalı şirket adına tescilli “...” ve “...” ibareli markaların “...” ibareli başvuru markası ile görsel, işitsel ve anlamsal olarak birebir aynı ve benzer olduğu gibi emtia sınıfları yönünden de aynı benzerlikleri taşıdığını, iltibas bulunduğunu, başvurunun art niyetli olarak gerçekleştirildiğini, yayıma itiraz haklarının kullanmalarının kötüniyet olarak değerlendirilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının "...+şekil" ibareli marka başvurusu ile davalının, kullanım ispatına tabi olmayan, "..." ibareli ve davacı tarafca da kabul edilen kullanımın bir kısım mal için ispatlandığı "...+şekil" ibareli tescilli markası arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşulunun oluştuğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, denetime elverişliliği bulunmayan bilirkişi raporu göz önünde bulundurularak karar verildiğini, müvekkili şirket markasının uzun yıllardan beri kullanıldığını, müvekkilinin mağazasının tanınırlığı düşünüldüğünde tanınmış marka statüsüne kavuştuğunu, tanınırlıkla alakalı herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, "..." kelimesinin temel unsur olarak alınmasının hukuka aykırı olduğunu, itiraz konusu "..." kelimesinin ayırt edicilik özelliğinin düşük olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararı iptali ve marka tescili istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının "...+şekil" ibareli marka başvurusu ile davalının kullanım ispatına tabi olmayan "..." ibareli ve kullanımın ispatlandığı malları açısından da "...+şekil" ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu,
işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu başvuru kapsamından çıkarılan mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, davacının "...+şekil" ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalının "..." ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki markada yanılgı yaşayabileceği,
ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği, bu açıdan SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşulunun oluştuğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/03/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/35, K. 2024/332, 23 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama