İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/514 K.2024/862

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 13/01/2022 tarih ve 2021/120 Esas - 2022/7 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği…

Esas2022/514Karar2024/862Tarih3 Mayıs 2024Okuma10 dk · 2.080 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Mahkemesi

Karar tarihi
3 Mayıs 2024
Esas no
2022/514
Karar no
2024/862
Başkan
... ...
Üye
... ...
Üye
... ...
Katip
... ...
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
Tarihi
13/01/2022
Numarası
2021/120 E. - 2022/7 K.
Davacı
...
Vekili
—
Davalı
—
Davanın konusu
Marka Hükümsüzlüğü
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.080 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 13/01/2022 tarih ve 2021/120 Esas - 2022/7 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, müvekkilinin 1991 yılından beri "..." markası altında paketli ve uzun raf ömrü olan kruvasan ürünlerini Türkiye dahil 30 ülkede piyasaya sürdüğünü ve toplam 79 ülkede markalarını tescil ettirdiğini, müvekkilinin ülkemizde de 2013/82275, 2015/24882, 2015/24888 sayılı marka tescillerinin bulunduğunu, davalı Şirket adına tescilli 2019/36467 ve 2019/36286 sayılı "..." ibareli markaların olduğunu, bu markaların müvekkili markaları ile iltibas yarattığını, yine müvekkilinin tanınmış markalarının ayırt edici karakterine zarar verdiğini, dava konusu markaların,

görsel ve kavramsal olarak müvekklinin "..." markaları ile son derece benzer olduğunu, davalıya ait 2019/36467 sayılı markanın, tıpkı müvekkili markaları gibi kırmızı bir küre şeklinin merkezine stilize harflerle kelime unsurlarının konulması ile oluşturulduğunu, markaların gölgelendirme, yazı tipleri ve ışıklandırmalarının dahi birebir aynı olduğunu, kaldı ki davalının 2019/36286 sayılı sözcük markasının da yine müvekkili markaları ile anlamsal benzerlik taşıdığını, müvekkili markasının haftanın 7 gün olmasından kaynaklı olarak haftanın her günü anlamına gelecek şekilde tasarlandığını,

davalı markasının ise bir yılın 52 hafta olması nedeniyle yılın her haftası anlamına geldiğini, dava konusu markaların da genel görünüm itibariyle müvekkili markalarına son derece benzer olduğunu, taraf markalarının birebir aynı mallarda tescil edilmek istenildiğini, taraf markalarının ortalama düzeyde tüketicilere hitap ettiğini, davalı markalarının müvekkili markalarının tanınmışlığı nedeniyle de hükümsüz kılınmaları gerektiğini, davalı markalarının tescilinin kötü niyetli olduğunu, davalı tarafın ürün ambalajlarında, müvekkili ürün ambalajlarının dahi taklit edildiğini ileri sürerek,

2019/36467 sayılı "...+şekil" ve 2019/36286 sayılı "..." ibareli markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin 2016 yılından beri Ankara’da gıda sektöründe faaliyet gösterdiğini, ürettiği ürünleri Irak'a ihraç ettiğini, 2019/36286 sayılı markanın dava dışı bir şirket tarafından müvekkiline 23.09.2019 tarihli marka devir sözleşmesi ile devredildiğini, davacının kruvasan dışında herhangi bir ürününün bulunmadığını, müvekkili markaları ile davacı markaları arasında hiçbir benzerlik olmadığını, davacının tüm sayılar üzerinde hak iddia edemeyeceğini, yine müvekkilinin şekil unsuru içeren markası ile de davacı taraf markaları arasında bir benzerlik bulunmadığını, müvekkili markasındaki unsurların yazılış,

biçim ve konumlarının davacı markalarından farklı olduğunu, davacını kek, bisküvi, çikolata gibi ürünlerin satışını gerçekleştirmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece, davalı yana ait 2019/36286 sayılı "..." şeklindeki marka ile davacı markaları arasında, benzer görülen malların varlığına rağmen, işaretler arasındaki somut farklılık nedeniyle karıştırılma ihtimalinin mevcut olmadığı, davalı yana ait 2019/36467 sayılı ve "...+şekil" ibareli markanın, davacı yana ait "...+şekil" markası, bu markayı da ihtiva eden "... hazelnut+şekil" ve "...+şekil" şeklindeki ambalaj markaları ile 30.sınıftaki “Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler.

Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar.

Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç.” ve 32. sınıftaki “Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar.

Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri.” malları bakımından, yarattıkları bütünsel algıları itibariyle aynı ekonomik kaynak tarafından piyasaya sürülmüş ürünler için kullanılan markalar oldukları algısını yaratabileceği, ortalama tüketicinin önceden bildiği davacı markasına güvenerek dava konusu markayı da tercih etme eğiliminde olabileceği ve işaretleri birbirlerinin devamı, serisi olarak algılayabileceği, taraf markaları arasındaki benzerliğin tüketicinin bu bağlantıyı aynı–aynı türdeki mallarda kurmasına neden olacak düzeyde olduğu,

bu nedenle işaretler arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut bulunduğu, davacı yanın markalarının ambalajlı pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar mallarında ülkemiz tüketicisi nezdinde de nispeten bilinir hale getirildiği,

özellikle “pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar” ürünleri ve bu ürünlerle doğrudan bağlantılı görülen mallarda, dava konusu markanın tescilinin, dava konusu marka lehine önceki tanınmış markadan sonraki markaya imaj transferini sağlayabileceği, dava konusu marka lehine haksız bir menfaat elde edinimine yol açabileceği, davacı markasının ayırt edici kimliğine zarar verebileceği, karıştırılma ihtimali açısından varılan kanaatlerde benzer görülen “pastacılık ve fırıncılık mamuller, tatlılar” malları açısından, davalı yanın, tanınmışlıktan kaynaklı koruma şartlarından da yararlanması gerektiği,

davalı şirket başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut veriler dosya kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 2019/36467 sayılı markasının 30.sınıftaki “Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül.

Bal,arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar.

Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç.” ve 32.sınıftaki “Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar.

Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri.” malları yönünden kısmen hükümsüzlüğüne, dava konusu yapılan 2019/36286 sayılı markanın hükümsüzlüğü talebi ve diğer fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, davalının her iki markasının da müvekkilinin tescilli ve tanınmış "...+şekil" markaları ile karıştırılma ihtimali yarattığını, dolayısıyla bu markaların hükümsüz kılınması gerektiğini, bilirkişi raporu kapsamında benzer bulunmayan malların da müvekkili markaları kapsamındaki mallar ile benzer veya bağlantılı olduğunu, müvekkilinin "...+şekil" markalarının tanınmış bulunduğunu, bu hususun karıştırılma ihtimalinin değerlendirilmesinde dikkate alınması gerektiği gibi aynı nedenle SMK’nın 6/4 ve 6/5. maddeleri gereğince de dava konusu markaların hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğunu, dava konusu marka tescillerinin kötü niyete dayandığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, mahkemenin, müvekkili markasının davacı markalarıyla iltibas yarattığı yönündeki kabulünün yerinde olmadığını, müvekkil adına kayıtlı ve Türkçe'de "..." anlamına gelen "..." markasının, davacının markalarıyla hiçbir benzerliğinin bulunmadığını, davacının markasında sayı olarak "7" ve zaman olarak "..." kelimelerini kullanmasının, tüm sayı ve zaman seçenekleri üzerinde davacıya bir hak bahşetmeyeceğini, diğer bir deyişle bu şekildeki kullanımların davacının tekelinde olmadığını, "..." kelimesi kullanılarak Türkiye'de ve dünyada tescil edilmiş başkaca markaların bulunduğunu,

kaldı ki müvekkili markasının bu kelimeleri dahi içermediğini, dolayısıyla markalar arasında herhangi bir benzerlik ve karıştırılma ihtimali olmadığını, mal sınıfları yönünden de farklılık bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

1-Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı adına tescilli "..." asıl unsurlu markalarla dava konusu 2019/36286 sayılı "..." ibareli marka arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı,

yine 2019/36467 sayılı marka yönünden de, davanın reddine karar verilen mallar ile davacı markaların kapsamlarındaki malların benzer olmadığı, davacı markalarının tanınmışlığından kaynaklanan bir tescil engelinden de söz edilemeyeceği, davalının marka tescillerinin kötü niyete dayandığının ispat edilemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

2-Davalı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince; yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere ilk derece mahkemesince, davalı adına tescilli 2019/36467 sayılı "...+şekil" ibareli marka ile davacıya ait "...+şekil" asıl unsurlu markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğu kabul edilerek, bu marka kapsamındaki bir kısım mallar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez.

Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (Karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir.

İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir.

Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında, davalının 2019/36467 sayılı markası, kırmızı ve yuvarlak bir logo içerisinde, beyaz renkte 52 sayısının hakim unsur olarak konumlandırılması ve sayının hemen

altında ise çok daha küçük bir şekilde yazılmış "..." ibaresinden oluşmaktadır. Davacı adına tescilli markalar ise yine kırmızı yuvarlak logo içine yazılmış "7" rakamı ile Türkçe'de günler anlamına gelen İngilizce "..." sözcüğünden meydana gelmektedir. Davacı markalarında logo içerisine yer alan "7" rakamını aynı kısmına ve dikey olarak "..." sözcüğü yazılmıştır.

Görüldüğü üzere taraf markaları arasındaki tek ortaklık, kırmızı yuvarlak bir logo içine kelimelerin beyaz olarak yazılmasından kaynaklanmaktadır. Bunun dışında, markalarda yer verilen kelime unsurları arasında herhangi bir benzerlik söz konusu değildir.

Taraf markalarını oluşturan rakam ve kelimelerin farklılığı, davacı iddiasının aksine belirtilen bu unsurlar arasında kavramsal bir benzerliğin de bulunmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde, taraf markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik olmadığı, birbiri ile hiçbir benzerliği olmayan kelime ve rakamların sırf kırmızı yuvarlak bir logo içerisine beyaz harfle yazılmalarının, markaların karıştırılması sonucuna yol açmayacağı kabul edilmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, dava konusu 2019/36467 sayılı marka ile davacı adına tescilli markalar arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik olmadığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından, davacı markalarının tanınmış olmalarının da söz konusu markanın hükümsüzlüğü sonucunu doğurmayacağı gözetilerek,

bu marka yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş, HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 13/01/2022 gün ve 2021/120 Esas - 2022/7 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3-Davanın REDDİNE,

4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 59,30 TL’nin düşümü ile kalan 368,30 TL bakiye karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına,

5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine,

6-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,

7-Davalı şirket tarafından ilk derece mahkemesinin yargılaması sırasında herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine, (HMK m.333),

9-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiğinden; alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafça istinaf başvurusunda yatırılan 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 346,90 TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

10-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,

11-İstinaf aşamasında davalı şirket tarafından yapılan 43,25 TL posta ücreti, 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 263,95 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

12-Davalı şirket tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde anılan davalıya iadesine,

13-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 03/05/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/05/2024

Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/514, K. 2024/862, 3 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Gerekçe
  7. Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 03/05/2024
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/514
Karar No
2024/862
Tarih
3 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/519 K.2024/865
  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/519 K.2024/387
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/520 K.2024/866
  • Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/526 K.2024/319
  • İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/564 K.2024/395
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/595 K.2024/441

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.