KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2024
- Esas-Karar No
- 2022/583 - 2024/829
- Esas no
- 2022/583
- Karar no
- 2024/829
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/09/2021
- Numarası
- 2020/241 E. - 2021/304 K.
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- YİDK Kararı İptali
Karar Metni
1.308 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/09/2021 Tarih ve 2020/241 Esas - 2021/304 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ile davalı ... Şti. tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin 09, 12, 35, 37, 38, 41, 42 ve 45. Sınıfta tescil ettirmek için 2019/26906 başvuru numaralı ... ibaresi için başvuru yaptığını, bu başvuruya karşı davalılar tarafından yapılan itiraz sonucunda başvurunun 09, 35 (01,02,03,04 alt sınıflarda) ve 42. Sınıftaki mal ve hizmetlerin ret edildiğini, müvekkilinin markasının düzyazı şeklinde ve siyah renk kullanılarak oluşturulan bir kelime markası olduğunu, bu kelimenin redde konu olan mal ve hizmetler bakımından hayali, fantezi bir kelime olduğunu,
kısmi redde mesnet olan markanın da salt düz yazı ve siyah renk kullanılarak ... şeklinde diğer mesnet olan markanın da kelime ve şekilden oluşan karma bir marka olduğunu, bu markanın da esaslı unsurunun ... ibaresi olduğunu, bu anlamda markalar karşılaştırıldığında müvekkilinin ... ile ... ve ... markalarının bütünsel olarak bıraktığı izlenimin farklı olması nedeniyle aralarında görsel benzerlik bulunmadığını, kavramsal olarak da yardımcı pilot anlamına gelen kelimeye ... ibaresinin eklenmesi ile taraf markaların anlamsal olarak da farklılaştığını,
işitsel olarak da müvekkilinin markasının ... şeklinde kısmi redde mesnet olan markanın ise sırasıyla ... şeklimde telaffuz edileceğini, markaların başlangıç kısımlarında düşük de olsa işitsel bir benzerlik olsa da markaların görsel ve kavramsal olarak farklı olduğu ve iltibasın bulunmadığını, redde konu olan mal ve hizmetlerin profesyonel tüketici kesime hitap ettiğini ileri sürerek 2020-M-4869 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ... AŞ vekili, davaya konu olan ... markasının müvekkilinin ... markasıyla ayırt edilmeyecek derecede benzer benzer olduğunu, markaların görsel, işitsel olarak aynı olması nedeniyle karıştırılma ihtimalinin oluşacağını, taraf markaların hizmetlerinin de aynı olması nedeniyle davaya konu olan markanın müvekkilinin markasının devamı niteliğinde bulunduğu, şirketler arasında bağlantı olduğunun düşünüleceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Araç Kiralama ve Servis A.Ş. vekili, davacının tescil ettirmek istediği marka işaretinin unsurlarının müvekkilinin sahip olduğu marka ile ayırt edilmeyecek kadar benzer olduğunu, davalının ... ibareli marka ile müvekkilinin ... markası arasında karıştırılma ihtimalimim mevcut bulunduğunu, müvekkilinin tescilli markasıyla bağlantı kurulacağını, davaya konu olan markanın esas unsurunun ... olduğunu, müvekkilinin markasının ise ... ibaresi olduğunu, markaların telaffuzlarının ve anlamlarının da aynı olduğunu, tüketicinin ... markası ile karşılaştığında müvekkiline ait ... ve ... ibaresini içeren markaları ile bağlantı kuracağını, taraf markaların 09, 42. Sınıftaki mal ve hizmetlerinin de ayniyet ve özdeş olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının "..." ibareli marka başvurusu ile davalıların "..." ve "... + şekil" ibareli tescilli markaları arasında başvuru markasının kapsamından çıkartılan mallar/ hizmetlerde biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf marka işaretleri arasında 6769 SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca benzerlik bulunmadığını, müvekkiline ait “...” ile “...” ve “...” esas unsurlu markaları arasında, bu markaların bütünsel olarak gözde bıraktıkları izlenimin farklı olması nedeniyle görsel benzerlik bulunmadığını, markalar “yardımcı pilot” anlamına gelen “...” ibaresini ortak olarak ihtiva etse de müvekkilinin başvurusundaki “aynı hizmeti yapmaları için görevlendirilen araçlar” anlamına gelen “...” ibaresine iyelik eki getirmek suretiyle oluşturulmuş “...” kelimesinin eklenmesiyle taraf markaları anlamsal yönden farklılaştırıldığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin davada kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunmasına ragmen müvekkili yararına vekalet ücretine hükmedilmediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, talepleri gibi karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararı iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının "..." ibareli marka başvurusu ile davalıların "..." ve "...+şekil" ibareli tescilli markaları arasında başvuru markasının kapsamından çıkartılan mallar/ hizmetler yönünden, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik bulunduğu,
işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu başvuru kapsamından çıkarılan mallar/ hizmetler için ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içinde, davacının "..." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalıların "... " ve "...+şekil" ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı,
benzerlik nedeniyle her iki markada yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar / hizmetler algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği, zira markalarda bulunan esas unsurların aynı bulunduğu anlaşılmakla davacı vekilinin tüm istinaf itirazlarının reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
2-Davalı ... AŞ vekilinin istinaf itirazlarına gelince, davada kendisini vekil ile temsil ettiren davalı ... AŞ yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru bulunmamıştır.
Davalı vekilince mahkemece hükmedilen vekalet ücretine itiraz edilmiş olup, bu talep de fer'i nitelikte bir talep olduğundan ve Dairemizce işin esasına yönelik farklı bir karar verilmediğinden, denetim yapılırken mahkeme karar tarihindeki harç ve vekalet ücreti miktarları esas alınmıştır.
Bu durumda Dairemizce HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmelidir. Diğer bir ifade ile kanun koyucu, temyiz kanun yolunda Yargıtay tarafından verilen yerel mahkeme hükmünün düzeltilerek onanması kararını, istinaf mahkemeleri için öngörmemiş, bu halde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan bu yanlışlığın giderilmesinin ise yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/05/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/583, K. 2024/829, 26 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama