KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2024
- Esas-Karar No
- 2022/672 - 2024/903
- Esas no
- 2022/672
- Karar no
- 2024/903
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/01/2021
- Numarası
- 2019/67 E. - 2021/7 K.
- Davacı
- —
- Vekilleri
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Marka ile ilgili Kurum Kararının İptali, Tescil
Karar Metni
857 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/01/2021 tarih ve 2019/67 E. - 2021/7 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, “ÇiçekSepeti” ibareli tanınmış markanın sahibi olan müvekkilinin “...” ibaresinin 35. sınıf hizmetlerde tescili için davalı ... başvuruda bulunduğunu, davalı şirketin "..." esas unsurlu markalarını mesnet göstererek yaptığı itiraz üzerine başvurunun davalı kurum Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa taraf markalarının görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olmadığını, faaliyet alanlarının da farklı olduğunu, markaların bütünsellik ilkesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini,
müvekkilinin 2017/18908 sayılı dava konusu markasında tanınmış “...” markalarında kullanılan logonun yer aldığını, “...” ibaresinin "bitki örtüsü, çiçek" anlamlarına geldiğini, bu nedenle markaya ayırt edicilik katabilmek adına “...” ibaresinin eklendiğini, davalının temizlik ürünleri alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkili markasında vurgunun “...” ibaresi üzerinde yoğunlaştığını, markalar arasında belirgin bir anlamsal farklılığın mevcut olduğunu, markaların karıştırılma ihtimallerinin bulunmadığını ileri sürerek,
YİDK’nın 2018-M-10522 sayılı kararının iptali ile 2017/218908 sayılı “...” ibareli markasının ret kararına konu 35. sınıf yönünden tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı şirket vekili, müvekkilinin gerek evsel gerek endüstriyel kullanım amaçlı plastik temizlik araç ve gereçlerini kendi bünyesinde tasarladığını ve ürettiğini, kendisine ait “...” ve “...” markalarının bulunduğunu, “...” markalı ürünlerinin piyasada bilindiğini, müvekkilinin 21 ve 35. sınıfta sırasıyla 2013/07777 ve 2011/85776 sayılı markalarının bulunduğunu, dava konusu marka başvurusunun müvekkili şirketin daha önce tescil edilmiş markası ile benzer mal ve hizmetleri kapsadığını, yine markaların görsel, kavramsal ve fonetik açısından birbirleri ile benzer olduklarını, dava konusu markadaki “...” ibaresinin,
"..." ibaresinin önüne eklendiğini ancak markaya hiçbir ayırt edicilik katmadığını, yeni bir kelime meydana getirmediğini, markanın bütün olarak bir anlamı olmadığını, “...” kelimesinin marka içinde anımsanmasının son derece mümkün olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, başvuruda yer alan ve YİDK kararı neticesinde reddine karar verilen emtiaların taraf markalarında aynı, aynı tür ve benzer emtialar olarak yer aldıkları, bununla birlikte davalının “...” şeklindeki markasının dava konusu “...” markasında da “...” şeklindeki bağımsız ayırt edici karakterini koruyacak şekilde var olduğu, buna bağlı olarak da işaretler arasında görsel ve işitsel anlamda güçlü, kavramsal olarak ise ortalama düzeyde bir ilişkinin mevcut olduğu, bu durumun ise bütünsel açıdan işaretleri birbirleri ile benzer kıldığı,
ortalama bir tüketicinin taraf markalarını aynı, aynı tür ya da benzer mal ya da hizmetlerde gördüğünde, birbirlerinin devamı, yeni bir versiyonu olarak algılayabileceği, başka bir deyişle işaretlerin aynı iktisadi-idari kaynak tarafından piyasaya sürülmüş markalar oldukları yanılgısına kapılabileceği, somut uyuşmazlıkta iltibas ihtimalinin mevcut olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını, emtia değerlendirmesinin hatalı yapıldığını, benzer bulunan 21. sınıfta yer alan mallar farklı alt sınıflarda düzenlendiğinden benzer olarak kabul edilemeyeceklerini, taraf markalarındaki ortak "..." ibaresinin "bitki örtüsü, çiçek" anlamlarıyla müvekkilinin faaliyet gösterdiği sektörü işaret ettiğini, esas unsur konumunda olmadığını, "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin ise yüksek olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka tescili istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı şirketin markalarının esas unsurunu oluşturan "..." ibaresinin, davacının dava konusu başvurusunda aynen yer aldığı, bu ibare başvuruda "..." ibaresiyle birleşik olarak yazılmış ise de, "L" ve "F" harflerinin büyük yazılmış olması nedeniyle "..." ibaresinin öne çıktığı, başvurunun davalı taraf markasından yeterince uzaklaşmadığı, "..." ibaresinin redde konu hizmetler bakımından ayırt ediciliğinin düşük de olmadığı,
öte yandan, bilirkişi ek raporunda ayrıntılı olarak tartışıldığı üzere, başvuru kapsamından çıkartılan hizmetler yönünden emtia benzerliğinin de gerçekleştiği, bu hali ile taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilmesi ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 24/05/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/672, K. 2024/903, 10 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama