KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Mahkemesi Vekilleri
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2024
- Esas no
- 2022/683
- Karar no
- 2024/971
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 17/02/2022
- Numarası
- 2021/242 E. - 2022/47 K.
- Davacı
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
818 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/02/2022 tarih ve 2021/242 E. - 2022/47 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili Şirketin 2017/88209 sayılı "...+şekil" ibareli tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere diğer davalı Kuruma başvurduğunu, 2020/24887 numarasını alan başvuruya müvekkilince yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu başvuru ile müvekkili markası arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesinin bulunduğunu,
davacı markasındaki logonun aynısının dava konusu markada da kötü niyetli olarak aynen taklit edildiğini, seri marka imajı doğduğunu, bu fiilin TTK m. 55/4’e de aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek, YİDK'in 2021-M-3067 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davalı adına tescili talep edilen "..." ibaresinin tüketici tarafından bir bütün olarak algılandığını, ayrıca taraf markalarında işitsel ve kavramsal olarak herhangi bir benzerlik söz konusu olmadığı gibi görsel bir benzerlik de bulunmadığını, markalar arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma ihtimali olmadığını, kötü niyet iddiasını destekleyecek nitelikte somut yeterli delil sunulmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, dava konusu markalar arasında anlamsal bir benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin 2017/06061 sayılı "..." markasının da sahibi olduğunu, sadece logosunu yenilemek için başvuru yaptığını, somut olayda SMK'nın 6/1 maddesi koşullarının oluşmadığını, kötü niyetin de söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, dava konusu markalarda “...” ve “...” sözcükleri ortak ise de davalı markasında yeni bir mizanpaj ve görsel etki söz konusu olduğu, kulakta bıraktığı tını bakımından davacı markasından ayrıldığı ve bütüncül bir bakış açısıyla ele alındığında, aralarında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığı, dolayısıyla SMK'nın 6/1 maddesi koşullarının oluşmadığı, davacının dava konusu "...+şekil" markasını, davalıdan önce, tescili talep edilen hizmetler için Türkiye’de süreklilik arz eder biçimde ve ticari etki oluşturacak şekilde markasal olarak kullandığını ispatlayan delillerinin olmadığı, 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı, davalı şahsın kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, dava konusu markanın 35, 41 ve 42. Sınıfları kapsadığını, müvekkili markasının kapsamında ise 41. sınıf hizmetlerin yer aldığını, buna göre dava konusu başvurunun, müvekkili markasının tescilli olduğu sınıfta tescil edilmek istendiğini, "..." ibareli dava konusu başvurunun, müvekkilinin "..." ibareli markasının tersi gibi kurgulandığını, bu durumun markalar arasında yaratacağı benzerlik sebebi ile müvekkili markasının akla geleceğini, aynı sınıfta tescil edilmek istenilen dava konusu başvuru ile müvekkili markalarının birbirlerine ayniyet derecesinde benzediklerini,
markaların tüketici nezdinde karıştırılması ihtimalinin kaçınılmaz olduğunu, dava konusu başvurunun tescili halinde müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğrayacağını, davalı başvuru sahibinin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "...+şekil" ibareli marka arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel,
işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, zira dava konusu başvurunun, davacı markasından tamamen farklı bir algı yarattığı ve bu hali ile başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, SMK'nın 6/5 maddesi kapsamında bir tescil engelinden söz edilemeyeceği, dava konusu başvurunun kötü niyetli yapıldığının ispat edilemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/05/2024
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/683, K. 2024/971, 23 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama