KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Esas No
- 2022/88
- Karar No
- 2022/374
- Karar tarihi
- 23 Mart 2022
Karar Metni
1.079 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
...
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
....
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/04/2018
NUMARASI :.....
DAVANIN KONUSU
YİDK ... Kararı İptali, Hükümsüzlük
Dairemizce verilen 15/11/2019 tarih.... Karar sayılı karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 15/12/2021 tarih ve 2021/528 Esas, 2021/7163 Karar sayılı kararıyla bozulmuş olmakla, dosya incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili şirketin......" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki 2015/38894 sayılı “.... entertainment ...+şekil" ibarelerini ... olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, müvekkili tarafından başvurulara itirazlarının, davalı ... ...
2016-M-7788 ve 2016-M-8429 sayılı kararları ile yerinde görülmeyerek reddedildiğini, oysa müvekkilinin markasının tüm dünya çapında tanınmış “...” markasına iltibas derecesinde benzer olan davaya konu ... başvurularının 556 sayılı KHK.'nın 8/1-b maddesi uyarınca reddinin gerektiğini ileri sürerek, davalı ... ....... sayılı kararlarının iptali ile dava konusu 2015/38894 ve 2015/38895 sayılı markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ... ve ... Kurumu vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı şirket vekili, davacı markaları ve müvekkil şirket markalarının karıştırılma ihtimalinin olmadığı gibi görsel, işitsel, anlamsal düzeyde de ilişkilendirme ihtimalinin bulunmadığını, dava konusu ... ile davacının markasının kullanım alanının, hitap ettikleri tüketici kitlesinin birbirinden farklı olduğunu, davacının tanınmışlık iddialarının mesnetsiz bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu ... işaretinin 556 Sayılı KHK’nın 5. maddesi anlamında ... olabilecek işaretlerden olduğu, davalı başvurusu markaları ile davacı markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b bendi anlamında iltibasın oluşmadığı, davacının “...” ibaresini içeren markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/4 bendi anlamında sektörel olarak tanınmış ... olduğu, ancak somut olayda markaların benzer bulunmadığı, bu nedenle de 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığı, davalı başvurusunun kötü niyetle yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, ikinci bilirkişi raporunun aynen kopyalanarak tesis edilen gerekçeli kararınTC Anayasası'nın 141. maddesine ve HMK.'nın 297. maddesine uygun sayılamayacağını, birinci ve ikinci heyet raporları araındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu, tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunduğunu, işbu kararın aynı taraflar arasındaki Ankara 2. FSHHM.'nin 2016/446 E. ve 2017/100 E. sayılı dosyasındaki tespitlerle de çeliştiğini, davalının kötü niyetli olduğuna yönelik bir iddialarının bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Dairemizin 15.11.2019 tarih, 2018/1634 esas, 2019/1134 karar sayılı kararıyla, taraf markalarının benzer emtiaları kapsadığı, davalıların başvurusunun konusu olan işaretlerin ilk bakışta göze çarpan unsurunun "..." ibaresi olduğu ve davacının "..." ibareli markaları ile görsel, sescil ve okunuş olarak bıraktıkları umumi intiba itibariyle ilişkilendirmeye neden olacak derecede benzer bulundukları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİNİN 15/12/2021 TARİH 2021/528 E. - 2021/7163 K. SAYILI İLAMININ ÖZETİ: Dairemiz kararının, davalılar vekillerince temyizi üzerine, anılan Yargıtay ilamı ile özetle, başvuru markalarının farklı renk ve karakterle oluşturulmuş yazım şekli ve davacının markalarında yer almayan şekil unsuruyla mesnet markalardan farklılaştırıldığı, anılan farklılıkların ortalama tüketicinin iki farklı ... karşısında olduğunu idrak etmesine yeter düzeyde olduğu, bu nedenle taraf markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle Dairemiz kararının davalılar yararına bozulmasına karar verilmiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dairemizce usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyulmuştur.
Yargıtay 11. HD.'nin hükmüne uyulan bozma ilamında da belirtildiği üzere, davacıya ait itiraza mesnet markalar “...” ibaresinden, davalılara ait 2015/38894 sayılı başvuru markası, beyaz zemin üzerine mavi renk harflerle yazılmış “...” ile ... renk harflerle yazılmış “...” ibarelerinin bir araya getirilmesi suretiyle oluşturulmuş “...” ibaresi ve uçak şeklinden, 2015/38895 sayılı başvuru markasının ise, mavi zemin üzerine beyaz harflerle yazılmış ''...'' ile ... renk harflerle yazılmış ''...'' ibarelerinin bir araya getirilmesi suretiyle oluşturulmuş “...” ibaresinden ve uçak şeklinden oluşmaktadır.
Başvuru markalarının farklı renk ve karakterle oluşturulmuş yazım şekli ve davacının markalarında yer almayan şekil unsuruyla mesnet markalardan farklılaştırıldığı, anılan farklılıkların ortalama tüketicinin iki farklı ... karşısında olduğunu idrak etmesine yeter düzeyde olduğu, bu nedenle taraf markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, diğer taraftan anılan KHK'nın m. 8/4. hükmünün de somut olay bakımından bir tescil engeli oluşturmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durum karşısında Dairemizce, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, anılan KHK'nın 8/4. maddesi hükmünün de somut olay bakımından bir tescil engeli oluşturmadığı gerekçesiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ayrıca Yargıtay HGK.'nın 04.03.2021 tarih ve 2021/2-96 E.- 2021/205 K. sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere, bölge adliye mahkemelerinin ilk derece mahkemesi kararına müdahale ettiği noktalarda Yargıtay’ın bozma kararı vermesi durumunda, dosyanın karar verilmek üzere bölge adliye mahkemesine gönderildiği, bu noktada bölge adliye mahkemesinin alt derece hüküm mahkemesi olarak ilk derece mahkemesiyle aynı sıfatla yargılama yaptığı, denetim görevini kullanmadığı,
temyiz incelemesi sonucunda verilen Yargıtay bozma ilamına yönelik karar vermek üzere alt derece hüküm mahkemesi olarak hukuki dinlenilme hakkı kapsamında aynen ilk derece mahkemesi gibi duruşma açmak zorunda olduğu, açılan bu duruşmada istinaf kanun yolu incelemesi yapmadığı, alt derece hüküm mahkemesi sıfatına uygun şekilde taraflar yararına ayrıca duruşma vekâlet ücretine hükmedilemeyeceği nazara alınarak, somut uyuşmazlıkta da Dairemizce davanın reddine karar verilmesi nedeniyle davalılar yararına ayrıca duruşma vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/03/2022
....
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/88, K. 2022/374, 23 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama