KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2025
- Esas no
- 2023/1008
- Karar no
- 2025/1255
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/03/2023
- Numarası
- 2022/372 E. - 2023/112 K.
- Davanın konusu
- YİDK Marka Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
745 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30/03/2023 tarih ve 2022/372 E. - 2023/112 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, bu markaları mesnet göstererek, davalı şirketin 2021/049903 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın diğer davalı ... 2022-M-9538 sayılı YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvurunun müvekkilinin tanınmış markalarına ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu ve aynı sınıf ve mal ve hizmetleri kapsadığını, bu nedenle iltibasa sebebiyet vereceğini, SMK'nın 6/5. maddesi uyarınca da tescil engeli bulunduğunu ileri sürerek, YİDK’nın 2022/M-9538 sayılı kararının iptali ile 2021/049903 sayılı davalı markasının tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı Şirket, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının markalarının kapsadığı 16. sınıftaki mallar ile davalının markası kapsamındaki 35. sınıftaki hizmetler arasında benzerlik bulunduğu, taraf markaları arasında kısmi bir görsel benzerliğin olduğu, markaların işitsel olarak farklılaştığı; kavramsal yönden davalı markasındaki "..." ibaresinin "..., ...." anlamına geldiği; davacı ... davalı markaları görsel ve işitsel açıdan "..." ibareleri dolayısıyla benzerlik arz etse de;
markalar bir bütün olarak dikkate alındığında özellikle davalı markasının sonundaki "..." ibaresinin "..." ibaresi ile birleşmesi ve bu şekilde oluşturulan "..." şeklindeki bütünün markadaki "..." ibaresini arka plana atması, markanın görsel ve işitsel olarak davacı markasından farklı bir şekilde algılanmasını sağladığı, davalı markasında oluşturulan bu etki dolayısıyla ilişkilendirme dâhil karıştırılma ihtimalini ortadan kaldıracak şekilde farklı bir markanın oluşmasının sağlandığı,
ayrıca markaların kavramsal olarak birbirinden tamamen farklılaştığı, söz konusu sebeplerle davacı markası bir bütün olarak değerlendirildiğinde davalı markasına göre yeterli ölçüde ayırt ediciliğe sahip olup; markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı; davacının markasındaki esas unsur olan "..." markasına ilişkin tanınmışlıktan bahsedilse dahi SMK'nın 6/5. maddesindeki kümülatif şartlardan biri olan taraf işaretleri arasında bağlantı bulunması şartının gerçekleşmediği, bu sebeplerle SMK'nın 6/5. maddesi hükmünün dava konusu markanın tesciline etkisinin olamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca benzerlik bulunduğunu, dava konusu markanın iltibasa sebebiyet vereceğini, SMK'nın 6/5. maddesi uyarınca da tescil engeli bulunduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK marka kararı iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunmadığı, zira her ne kadar her iki taraf markası "..." ibaresi ile başlamakta ve bu durum kısmi bir görsel benzerliğe sebebiyet vermekte ise de, "..." ve "..." şeklinde okunan taraf markalarının işitsel olarak benzer olmadığı,
bunun yanında "..." ibaresi bir kağıt cinsi olup, bu anlamının da yaygın olarak bilindiği ve böylece markaların kavramsal olarak da farklılaştığı, başvuruyu gören tüketicilerin bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu derhal ve ilk bakışta algılayabileceği, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 28.02.2023 tarih ve 2021/6558 E.-2023/1186 K. sayılı kararında "..." ibaresinin davacının mesnet markalarıyla benzer bulunmadığı,
öte yandan, taraf marka işaretleri benzer olmadığının davacının tanımışlık iddiasının somut uyuşmazlığa bir etkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 09/07/2025
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/1008, K. 2025/1255, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama