KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1126
- Karar No
- 2025/1338
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2025
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 02/05/2023
- Numarası
- ...
- Davanın konusu
- Marka ile ilgili Kurum Kararlarının İptali
Karar Metni
1.007 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 02/05/2023 Tarih ve 2022/380 Esas - 2023/173 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, "..." ibareli tanınmış markasını 1.800'ü aşkın akaryakıt istasyonu bayisinde ve çeşitli ürünlerinde kullanan müvekkilinin, davalı ...
2020/165005 sayılı "... ..." ibareli markasının 4. sınıfta tescil başvurusuna yönelik itirazının YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, müvekkilinin markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin davaya konu markada aynen yer aldığını, hız anlamı bulunan davalı markadaki "..." ibaresinin markanın tescilinin istendiği sınıf itibariyle tanımlayıcı olduğunu, bu itibarla "..." ibaresinden kaynaklı olarak markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal yönlerden benzerlik bulunduğunu, daya konu markanın tescilinin istendiği 4. sınıftaki "elektrik enerjisi" emtiası ile müvekkilinin markasının tescilli olduğu 09. sınıftaki sayaçlar,
elektrik sayaçları ile 39. sınıftaki "elektrik dağıtım hizmetlerinin" yakından ilişkili olması nedeniyle emtia şartının gerçekleştiğini, müvekkiline ait markanın tanınmış marka niteliğinde olup davalı markanın tescilinin müvekkilinin markasının itibarı ile ayırt edici niteliğini zedeleyeceğini ve müvekkilinin markasına benzer bir markanın özellikle seçilmiş olmasının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek 2022-M-9447 sayılı YİDK kararının iptaline ve tescili halinde 2020/165005 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin "... ..." marka başvurusu ile davacıya ait markalar arasında herhangi bir benzerlik bulunmadığını, bu hususun Kuruma yapılan itirazda değerlendirildiğini, ortalama bir tüketicinin en basit biçimli bir gözlemiyle dahi söz konusu ibareler arasındaki biçim, konumlandırma, kelime orjini/anlam ve yazım farklılıklarını rahatlıkla fark edeceğini, ayrıca davaya konu markalar arasında yazım karakteri, türü ve görsel olarak büyük farklılıklar bulunduğunu, markaların kapsamındaki mal ve hizmetler bakımından da farklı olduklarını,
davacının itiraza gerekçe gösterdiği "..." ibareli markalarının tanınmış marka niteliğinde bulunmadığını ve müvekkilinin davacının markasının tanınmışlığından haksız bir yarar sağlaması, markanın itibarına zarar vermesi, markanın ayırt edici karakterinin zedelemesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını ve markalar arasındaki benzerlik ya da karıştırılma ihtimalinin başkaca somut delillerle ispatlanmadığı sürece tek başına kötü niyet iddiasının kabulü için yeterli olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, dava konusu markanın kapsamındaki "04. sınıf: Elektrik enerjisi." malının davacının markalarının kapsamlarındaki "09. sınıf: Elektrik, hatlarında kullanılan her türlü kablolar ve teller. Güç kaynakları. Aküler, güneş pilleri, piller, bataryalar, kesintisiz güç kaynakları. Elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları (elektrik, elektronikte kullanılan kablolar ve güç kaynakları dahil).", "39.
Sınıf: Elektrik dağıtım hizmetleri.", "40. Sınıf: Enerji üretimi hizmetleri" malları/hizmetleri ile benzer alıcı çevresine hitap etmesi, benzer ihtiyaçları karşılaması ve aralarında hammadde-mamül ürün ilişkisi bulunması nedeniyle ilişkili olduğu, davaya konu marka görselindeki "..." ibaresinin davacının "..." ibaresini içeren markaları ile çok yakın düzeyde birbirine benzer ve bağlantılı olduğu,
tüketicilerin yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, davalının "..." ibaresini içeren başvuru markasını gördüğünde, derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacıların "..." ibaresini içeren seri markalarından farklı bir marka olduğunu algılamayacağı, markaların aynı işletmenin markası veya idari-mali anlamda bağlantılı işletme markaları olarak algılayabileceği, dava konusu markada yer alan "..." ibaresinin dava konusu markanın ayırt edici niteliğini arttırıcı bir unsur olmadığı,
her ne kadar "..." ibaresinin ayırt edici niteliği zayıf bir ibare olsa da, davacının dosya kapsamına sunduğu bilgi ve belgelerden "..." ibaresini yaygın bir şekilde kullanması neticesinde arttırılmış ayırt ediciliğe haiz olduğu, ayrıca dava konusu markanın ilk unsurunun "..." ibaresi olması nedeniyle tüketicinin algısının ilk ibarede olacağı dolayısı ile dava konusu marka ile davacının "..." ibaresini içeren markaları arasında marka işaretleri bakımından işitsel, görsel ve kavramsal olarak karıştırılmaya yol açacak düzeyde bir benzerlik bulunduğu,
ancak tanınmışlık ve kötü niyet koşullarının bulunmadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne, 2022-M-9447 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu marka henüz tescil edilmemiş olduğundan hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başvuru markasının "..." ibaresinden oluşmasına karşın davacıya ait markaların "..." ibaresi ve başka unsurlardan oluştuğunu, "..." ibaresinin dolu anlamında sık kullanımı olan zayıf bir ibare olduğunu, dolayısı ile diğer unsurlar ile birlikte değerlendirildiğinde, kavramsal, görsel, işitsel bakımdan ve bıraktıkları toplu intiba yönünden markaların farklı olduklarının kabulü gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, marka ile ilgili kurum kararının iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının itiraza mesnet "..." asli unsurlu markaları ile dava konusu 2020/165005sayılı "... ..." ibareli başvuru arasında "..." ibaresinin ortak olarak yer almasından kaynaklanan benzerlik bulunduğu, dava konusu başvuruda "..." ibaresinin ön planda bulunduğu, "..." ibaresinin "..." ibaresine vurgu yaptığı ve başvuruyu davacı markalarından yeterince uzaklaştırmadığı,
öte yandan bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere davacının "..." ibareli markalarının yoğun ve yaygın kullanımla ayırt edicilik kazandırdığı, ve davalı markanın kapsamında bulunan 09. sınıftaki elektrik enerjisi emtiası ile davacının markalarının kapsamındaki elektrik dağıtım hizmetleri ile 40. sınıftaki enerji üretim hizmetlerinin benzer alıcı çevresine hitap ettiği, benzer ihtiyaçları karşıladığı ve aralarında hammadde-mamül ürün ilişkisi bulunduğundan ilişkili mallar olduğu anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/06/2025
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/1126, K. 2025/1338, 26 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama