KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1152
- Karar No
- 2025/1436
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2025
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/01/2023
- Numarası
- ...
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali
Karar Metni
650 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/01/2023 tarih ve 2022/129 E. - 2023/12 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilin 2015 yılında kurulduğunu, .... alan adı altında çevrimiçi araç kiralama rezervasyon/ aracılık hizmeti verdiğini, çeşitli hava yolu şirketleriyle iş birliği ile faaliyetine başladığını, 2022 yılının başından itibaren ise "..." adlı markası altında kullanıcılarına dakikalık, anlık araç kiralama hizmetlerini sunmak için çalışmalarına başladığını, bu marka altında sunacağı hizmetlerini koruma altına almak için dava konusu marka başvurusunu yaptığını, başvuru konusu markanın ayırt edici olduğunu, sadece kelime markası olmadığını, tanımlayıcı nitelikte de bulunmadığını, emsal yargı kararlarının da bu yönde olduğunu ileri sürerek, 2022-M-1078 sayılı YİDK kararının iptaline ve başvurunun tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvurunun, kapsamından çıkarılan hizmetler yönünden ayırt edici olmadığı gibi tanımlayıcı nitelikte bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, dava konusu markadaki özel yazım şekli ve renklerle sağlanan şekil unsurunun varlığının, markanın baskın unsuru olan kelime unsurlarını geri planda bırakacak nitelikte olmadığı, halihazırda kullanımı bulunan, hatta basit bir ... aramasıyla sonuçlarına ulaşılabilen bir kelime dizisinin söz konusu bulunduğu, bu kelime dizisinin tanımlayıcı olduğu ve ayırt edicilik taşımadığı, "..." ibaresinin, doğrudan dava konusu hizmetlerle ilgili kullanımı bulunan bir tanım ve hatta telefon uygulamalarına konu bir isim olduğundan, dava konusu hizmetler yönünden tescilinin mümkün olmadığı, bu ibarenin, bir işletmenin mal veya hizmetlerini diğerlerinden ayırt etmesinin mümkün bulunmadığı, SMK'nın 5/1-b ve 5/1-c maddesi koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların gözetilmediğini, itirazları doğrultusunda ek rapor dahi alınmadığını, bu yönüyle ilk derece mahkemesi kararının hukuka aykırı bulunduğunu, başvurunun, "kullanılan-tükenebilen" veya "bırakılan-terk edilen" bir eşya olmayıp, "...-..." mantığıyla işleyen bir araç kiralama hizmeti için yapıldığını, kaldı ki "kullanma" ve "bırakma" eylemlerinin ancak bir "eşya" üzerinde söz konusu olacağını, bunun da ancak sınıflandırmanın ilk 34 sınıfını, yani mal sınıflarını kapsayacağını, bilirkişi raporunda başvuruya konu hizmetlerin adının dahi geçirilmediğini, bilirkişinin,
markayı başvuru kapsamındaki hizmet sınıflarından bağımsız olarak, sicilde yazılı olduğu haliyle değerlendirdiğini, hizmet sınıfları gözetilmeden yapılan değerlendirmenin eksik inceleme teşkil ettiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "... ..." ibareli dava konusu başvurunun, başvuru kapsamından çıkarılan 39. sınıftaki hizmetler yönünden ayırt edici olmadığı gibi bu hizmetleri tanımlayan, tasvir eden bir işaret olduğu, bu itibarla dava konusu başvurunun kısmen reddine dair Kurum kararı ile bu kararın iptali için açılan davanın reddine dair mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/07/2025
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/1152, K. 2025/1436, 8 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama