KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1270
- Karar No
- 2025/1346
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2025
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 11/10/2022
- Numarası
- ...
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
725 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 11/10/2022 tarih ve 2020/17 Esas - 2022/302 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şahsın "... " ibareli başvurusuna yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa markalar arasında iltibas bulunduğunu, müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu, dava konusu başvurunun haksız rekabet oluşturduğunu ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK’nın 2019-M-9847 sayılı kararının iptali ile dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, tarafların markaları arasında iltibasa neden olacak bir benzerlik olmadığını, "..." ibareli bir çok tescilli marka bulunduğunu, dava konu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, taraf markalarının esas unsurlarının “...” ibarelerinden oluştuğu, bu ibareler içerisinde tek ortak kelimenin “...” kelimesi olduğu, "..." kelimesinin “insanda vücuttan ayrı bir varlık olarak kabul ettiği öz, tin” ve mecazi anlamda “... ” anlamlarına geldiği, tek başına ayırt ediciliği düşük bir ibare olduğu ve yaygın kullanımı bulunduğu,
bir bütün olarak dava konusu başvurunun davacının itirazına mesnet markaları ile iltibas oluşturmayacağı, iltibas tehlikesinin bulunmaması halinde SMK'nın 6/5 maddesinin uygulama alanı bulmayacağı, davacı tarafça, davalının marka tescil başvurusunda kötü niyetli davrandığına yönelik ileri sürdüğü iddiaları ile ilgili olarak dosyaya herhangi bir belge sunmadığı gibi davalı yanın anılan başvuruyu kötü niyetli olarak gerçekleştirdiğini gösterir herhangi bir emareye de dosya kapsamında rastlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, dava konusu başvuru ile müvekkilinin itirazına mesnet markalarının ayırt edilmeyecek derecede benzer olup, markalar arasında iltibas tehlikesi bulunduğunu, markalarda ortak olarak yer alan "... " ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olmadığını, aynı yönde ... kararının bulunduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin markalarının ilk kelimesini aynen içerdiğinin ,başvurudaki diğer kelimenin de müvekkilinin markalarında yer alan ibare ile aynı anlama geldiğini,
dava konusu başvuruda yer alan 41 ve 43 sınıf hizmetler müvekkilinin markası kapsamında yer aldığı gibi başvurudaki 44. sınıf hizmetlerin de müvekkilinin markaları kapsamında yer alan mal ve hizmetlerle ilişkili bulunduğunu, ayrıca müvekkilinin markaları tanınmış olduğundan, SMK'nın 6/5 maddesi koşullarının da gerçekleştiğini, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği,
bir bütün olarak dava konusu “...” ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet " “..." ibareli markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira dava konusu başvuruya bir bütün olarak yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, marka işaretleri benzer olmadığından, davacının itirazına mesnet markalarının tanınmış olup olmadığının tartışılmasının sonuca etkili bulunmadığı,
kötü niyet iddiasının da ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/06/2025
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/1270, K. 2025/1346, 27 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama