KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Mahkemesi Vekili
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2023
- Esas no
- 2023/1384
- Karar no
- 2023/1095
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 18/05/2023
- Numarası
- 2022/215 E. - 2023/209 K.
- Davacı
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Markaya Tecavüzün Durdurulması, Önlenmesi, Maddi ve Manevi Tazminat
Karar Metni
729 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/05/2023 tarih ve 2022/215 Esas - 2023/209 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli markanın sahibi olduğunu, davalının eşi ...’in ise bir süre müvekkilinin iş yerinde çalıştığını, ancak daha sonra ayrılarak kendisine kuru temizleme dükkanı açtığını ve bu işyerine de "..." ismini verdiğini, davalının ayrıca internet üzerinden de müvekkilinin tescilli markasını kullandığını, böylelikle müvekkilinin marka hakkına tecavüz edildiğini ileri sürerek, davalının müvekkiline ait markaya tecavüzünün durdurulmasına, önlenmesine, hükmün ilanına, 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, "..." markası üzerinde davacının hiçbir hakkının bulunmadığını, müvekkilinin 09.02.2009 tarihinden beri işletmesinde bu ibareyi kullandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davaya mesnet olan 2017/42644 başvuru numaralı davacı markasının halihazırda TÜRKPATENT tarafından nihai olarak reddedilerek hükümden düşmüş bir başvuru olması nedeniyle, 6769 sayılı SMK kapsamında marka hakkına tecavüzden bahsedilemeyeceği, davalının dava konusu kullanımlarının, davacı aleyhine haksız rekabet de teşkil etmediği, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler çerçevesinde davalının davacı aleyhine haksız bir fiilde bulunduğu yönünde bir kanaate ulaşılamadığından, davacı lehine tazminat değerlendirmesine de yer olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, "..." markasının tescilli bir marka olduğunu, müvekkilinin oğlu olan ... tarafından yapılan tescil başvurusunun TÜRKPATENT tarafından kabul edilerek, 2018/66879 sayılı "..." ibareli markanın 37. sınıfta tescil edildiğini, ayrıca müvekkilinin tescil başvurusunun ilanı sonrası davalı ... tarafından yapılan itirazların haksız bulunduğunu, davalı tarafın, ...'ın belirtilen adreste faaliyeti olmadığına dair savunmasının asılsız olduğunu, bu kapsamda davalının dava konusu kullanımlarının, müvekkili aleyhine haksız rekabet teşkil ettiğini, müvekkilinin işletmeye devam ettiği ... unvanlı iş yerinin,
müvekkiline dedesinden intikal ettiğini, müvekkilinin dedesinin vefatından sonra bir kısım mirasçıların yine aynı ad ile farklı adreslerde iş yeri açarak yine faaliyetlerine devam ettiklerini, davalı tarafından dosyaya sunulan protokolün, ... adlı iş yerinin asıl sahibi ...'ın 2000 yılında vefatından tam 9 sene sonra 2009 yılında imzalandığını, dolayısıyla, davalı tarafından devralınan iş yerinin, müvekkilinin üzerinde hak iddia ettiği iş yeri olmadığını, işbu protokolde belirtilen hususların, protokolün taraflarını bağladığını, öte yandan söz konusu protokolün mahkemeyi yanıltmaya yönelik olduğunu,
müvekkilinin tescilli markasının 556 sayılı KHK hükümleri gereğince korunmaya değer olup, müvekkilinin izni olmaksızın başka bir şahsın ticari unvan ve işletme adı olarak kullanmasının mümkün bulunmadığını, aksi durumun haksız rekabet nedeniyle markaya tecavüz oluşturacağını, bu durumun TTK'nın 55. maddesine de aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
Dava, markaya tecavüzün durdurulması, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı adına tescilli bir markanın bulunmadığı, davacının oğlu adına tescilli markaya dayalı olarak da hak iddia edemeyeceği, zira bu markanın davacıya ait olmadığı gibi davacıya verilmiş bir lisansın da olmadığı, kaldı ki mahkemece itibar edilerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere davalının kullanımının 2009 yılına dayandığı, davanın 21.08.2017 tarihinde açıldığı da gözetildiğinde ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/09/2023
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/1384, K. 2023/1095, 22 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama