KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2025
- Esas-Karar No
- 2023/1463 - 2025/1600
- Esas no
- 2023/1463
- Karar no
- 2025/1600 TÜRK MİLLETİ ADINA
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/01/2023
- Numarası
- 2021/386 E. - 2023/26 K.
- Davanın konusu
- Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Hükümsüzlük
Karar Metni
932 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/01/2023 tarih ve 2021/386 E. - 2023/26 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin Yunanistan’ın en büyük tütün ürünleri üreticisi olduğunu, işbu davaya gerekçe olan 2005 04822, 2016 101905, 2016 1906, 2016 101907, 2016101918 ve 2018 11663 numaralı "..." ibareli markalarının 34.sınıf mallar bakımından tescilli bulunduğunu, davalının "..." ibareli 34.sınıf mallar ile 35.sınıfın 5.alt sınıfında 34.sınıf mallarının satışı hizmetleri bakımından gerçekleştirdiği marka tescil başvurusuna müvekkili tarafından yapılan itirazın YİDK tarafından itirazın reddedildiğini, davalının kazanılmış bir hakkının bulunmadığını,
müktesep hak teşkil ettiği iddia edilen markanın davaya konuya mal ve hizmetler bakımından hiç kullanılmadığını, dava konusu marka ile müvekkilinin markaları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK'nin 13.09.2021 tarih ve 2021-M-6988 sayılı kararının iptali ile 2019/134564 numaralı “...” ibareli markanın tescili durumunda dava konu edilen mal ve hizmetler yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı Şirket vekili, davacı markaları ile dava konusu marka arasında görsel, yazımsal ve anlamsal olarak benzerlik bulunmadığını, tüketici nezdinde farklı şekilde algılanacağını, karıştırılma ihtimallerinin söz konusu olmadığını, müvekkilinin 2000 26550 sayılı "..." ibareli markasının tüm mal ve hizmetlerde daha önceden müvekkili adına tescilli olduğunu, itiraza dayanak markaların başvuru tarihlerinin müvekkilinin tescilli markalarından çok daha sonraya dayandığını, taraf markalarının iltibasa sebebiyet vermeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, YİDK karar iptali bakımından tüm mal ve hizmet sınıflarında (34.
Sınıftaki alt emtialar yönünden) kullanma ispatı istenen itiraza mesnet 2005 04822 sayılı markanın davacı tarafından kullanıldığına dair delil sunulmadığı, bu durumda davacının YİDK aşamasında redde mesnet gösterdiği diğer 2016 101905, 2016 1906, 2016 101907, 2016 101918 ve 2018 11663 tescil numaralı tescil numaralı markaları ile başvuru markası arasında karıştırılma/benzerlik değerlendirmesi yapılabileceği, hükümsüzlük istemi bakımından ise davalının kullanmama defi olmadığından redde mesnet tüm markalar yönünden değerlendirme yapılmasının gerektiği, davalı başvurusu ile tescil talep edilen hizmetlerin,
davalı şirketin redde mesnet alınan markalarının kapsamındaki mallar ile aynı veya sıkı şekilde bağlantılı olduğu, tüketicilerin aynı veya benzer ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olduğu, birbirlerinin yerine ikame edilmelerinin mümkün olduğu, bütünsel inceleme ve değerlendirme sonucunda dava konusu marka ile davacının mesnet gösterdiği markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, işitsel, anlamsal ve bütünsel açılardan dikkat ve özen düzeyi yüksek tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunmadığı,
taraf markaları arasında iltibas oluşmayacağı, ayrıca dava konusu başvurunun yalnızca "..." ibaresinden, davalının müktesep hakka konu 2000 26550 numaralı markasının ise “... + ŞEKİL” ibaresinden oluştuğu, başvurunun önceki markadaki şekil unsurunu taşımadığı, bununla birlikte marka işlem dosyası kapsamında marka başvurusunun yapıldığı 28.12.2019 tarihinde yaygın ve eylemli kullanım sonucu çekişmesiz hale geldiğini gösteren bir delil de bulunmadığı, bu sebeple de söz konusu markanın dava konusu başvuru yönünden müktesep hak teşkil etmeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin ticaret ünvanının kök unsurunu da oluşturan davaya gerekçe “...” ibareli markalarının, tescilli olduğu mal ve hizmetler ile herhangi bir ilişkisinin
bulunmadığı ve müvekkili tarafından yapay olarak türetildiği
göz önüne alındığında, ayırt edicilik yönünden güçlü bir marka
olduğunu, koruma alanının geniş tutulmasının ve markalar arasında karıştırılma ihtimalinin
daha kolay ortaya çıkacağının kabul edilmesinin gerektiğini, karşılaştırılan markalar arasında görsel ve işitsel yönlerden açık bir benzerlik bulunduğunu, taraf markalarının anlamları bulunmadığından anlamsal benzerlik karşılaştırmasının yapılamayacağını, SMK'nın 6/1.maddesi anlamında emtia benzerliği şartının gerçekleştiğini, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin söz konusu olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel,
işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, zira bir bütün olarak dava konusu başvurunun davacı markalarından yeterince ayrıştığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/09/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/1463, K. 2025/1600, 18 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama