KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2025
- Esas-Karar No
- 2023/1500 - 2025/1755
- Esas no
- 2023/1500
- Karar no
- 2025/1755
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/05/2023
- Numarası
- 2022/503 E. - 2023/207 K.
- Davanın konusu
- YİDK Marka Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
1.874 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/05/2023 tarih ve 2022/503 Esas - 2023/207 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili şirketin 2010/58821, 2010/58822, 2010/58823, 2010/58824, 2010/58826, 2010/61885 sayılı ".....", "...", "...", "....com", "..... şekil", "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, 2021/029509 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini,
bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddine karar verildiğini, oysa müvekkili şirketin "....." markası ve https://www...... internet sitesi ile faaliyetini yürüttüğünü ve bu kapsamda tatil, etkinlik vb. günlük faaliyetler konusunda müşterilerine uygun fiyata fırsatlar sunduğunu, davaya konu "..." başvurusunun davacı şirkete ait markalarla büyük oranda ses, fonetik ve yazım şekli bakımından benzerlik taşıdığını ve karıştırılmasına yol açtığını, marka arasında ana unsur bakımından birebir benzerlik bulunduğunu, "..." ibaresinin devamında gelen "..." "..." ibarelerinin dava konusu marka ile fonetik,
yazım şekli vb. açılardan benzer olduğunu ileri sürerek, ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 2022-M-14224 sayılı kararının iptaline ve 2021/029509 sayılı "..." ibareli markanın tescil edilmi olması halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı şahıs, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacı ve davalı markası kapsamındaki 35. sınıfın 01, 02, 03 ve 04. alt sınıfındaki hizmetlerin aynı/aynı tür olduğu, davalı markası kapsamında yer alan 35.05. sınıf hizmetlerin ise davacı markalarının kapsadığı 38 ve 41. sınıf hizmetlerden farklı olduğu; davacı markalarının esas ve ayırt edici unsurunun "..." ve "..." olduğu, davacının "..." markasının bir bütün olarak davalı markasının başlangıç kısmında yer aldığı, tüketicilerin "soldan sağa okuma alışkanlığı" gereğince her iki markada da "..." kelimesinin ilk olarak seçilecek ve telaffuz edilecek sözcük olduğu,
yine davacının "..." markasında olduğu gibi davalı markasında da "..." kelimesinin devamına "..." ibaresinin eklendiği, buna göre dava konusu markalar arasında işitsel, görsel ve anlamsal benzerlik bulunduğu, markaların bir bütün olarak bıraktığı intibanın benzer olduğu, tüketicilerin aynı/benzer mal/hizmetlerde “...”, “...” markalarından sonra gelen "..." markasını davacı markalarından biri olarak algılayabileceği, aynı seri içindeki bir marka olarak seçebileceği kanaatine varıldığı;
buna göre dava konusu markalar arasında 35. sınıfın 01, 02, 03 ve 04. alt sınıfları bakımından SMK'nın 6/1. maddesinde aranan çifte benzerlik şartının gerçekleştiği; ancak nihai bir sonuca varabilmek için davalının, YİDK aşamasında ileri sürdüğü kullanım ispatı talebi bakımından da değerlendirme yapılması gerektiği; davalının YİDK aşamasında, davacı markalarının tamamı için ve tescil kapsamındaki tüm mal/hizmetler için kullanımın ispatı talebinde bulunduğu;
davacının itiraza mesnet markalarının tamamının tescil tarihi üzerinden 5 yıllık sürenin geçtiği, inceleme yapılacak dönemin ise YİDK karar tarihinden (25.10.2022’den) geriye doğru dikkate alınacak 5 yıllık süre olup bu dönemin başlangıcının 25.10.2017 olduğu; davacı tarafça sunulan delillere göre, kullanımın ispat edilemediği; netice itibariyle YİDK tarihinde, davacının dava konusu markaları 6/1 değerlendirmesinde dikkate alınamayacağından davalı markası ile aralarında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin de söz konusu olmayacağı;
dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı SMK’nın 6/5. maddesinde yer alan koşullar oluşmadığı gibi taraf markaları arasında SMK’nın 6/1. maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı; hükümsüzlük talebi açısından; dava konusu marka ile davacının itiraza mesnet markaları arasında benzerlik koşullarının meydana geldiği, ancak davacının itiraza mesnet markalarını kullandığını ispatlayamadığı, iltibas tehlikesinin mevcut olmaması nedeniyle hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, SMK'nın 6/1. maddesi anlamında çifte benzerlik şartının sağlandığını, başvurunun iltibasa yol açacağını, kullanım ispatının sağlandığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
1-Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu marka ile davacının itiraza mesnet markaları arasında işaret ve kısmen emtia benzerliği gerçekleşmiş ise de, işlem dosyası aşamasında kullanım ispatı talebine konu olan söz konusu markaların SMK'nın 19/2. maddesi kapsamında ciddi kullanımının ispatlanamadığı, zira sunulan delillerin ilgili hizmetlerin kullanıldığı yeri, zamanı ve kullanım biçimini göstermediği,
açıklanan nedenle davacının tescil tarihleri itibariyle kullanım ispatına konu itiraza mesnet markalarının SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca yapılacak iltibas değerlendirmesinde dikkate alınamayacağı, iptali istenen YİDK kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan, sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin hükümsüzlük davasına yönelik istinaf itirazlarının incelenmesine gelince; yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, davalı başvuru sahibi, işlem dosyasında kullanım ispatı talebinde bulunmuş, ancak hükümsüzlük davası yönünden itiraza mesnet markaların kullanılmadığına ilişkin bir savunmada ve kullanım ispatı talebinde bulunmamıştır. Bu durumda, davacının davaya dayanak markalarının SMK'nın 6/1. maddesi kapsamında yapılacak incelemeye esas alınacağı tabiidir. Hükümsüzlük davası yönünden taraflar arasındaki uyuşmazlık ise, dava konusu marka ile davacının mesnet markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca iltibas bulunup bulunmadığı noktasındadır.
Somut olaya uygulanması gereken 6769 sayılı SMK'nın 25. maddesinin 1. fıkrasında aynı Kanun'un 5. ve 6. maddesinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilebileceği düzenlenmiş olup, 6769 sayılı SMK'nın 25. maddesinin 1. fıkrasında aynı Kanun'un 5. ve 6. maddesinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilebileceği düzenlenmiş olup, hükümsüzlük hali olarak düzenlenen SMK'nın 6/1 maddesinde, tescil başvurusu yapılan bir markanın,
tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvurunun reddedileceği düzenlenmiştir.
SMK'nın 6/1 maddesi çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409).
Bu açıklamalardan sonra somut uyuşmazlığa dönüldüğünde, dava konusu markanın 35. sınıfın 01, 02, 03, 04 ve 05. alt sınıfında bulunan hizmetler için tescili talep edilmiş olup, anılan sınıfın ilk dört alt sınıfyla mesnet markalarının kapsamındaki hizmetler benzerdir. Dolayısıyla emtia benzerliği kısmen gerçekleşmiştir.
Taraf markaları arasındaki işaret benzerliğinin incelenmesine gelince; dava konusu başvuru "..." ibaresinden oluşmuştur. Davacının mesnet markaları ile ".....", "...", "...", "..." ve "....com" ibarelidir. Bu durumda, taraf markaları arasında "..." ibaresinin ortaklığından kaynaklı yüksek düzeyde benzerlik bulunmakta olup, markalarda bu ibarelerden sonra gelen ilave unsurlar da yüksek düzeyde benzerdir.
Dava konusu markanın başında yer verilen şekil unsuru ise başvuruyu davacının markalarından uzaklaştırmaya yeterli değildir. Bu hale göre, dava konusu markayı gören tüketicilerin bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu derhal ve ilk bakışta algılaması mümkün değildir. Taraf markalarının ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunduğundan SMK'nın 6/1. maddesinin uygulanma koşulları oluşmuştur.
Bu itibarla, hükümsüzlük davasının, emtia benzerliğinin gerçekleştiği, dava konusu marka kapsamında kalan 35. sınıf: "Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri.
Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri.
İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri.
Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri." yönünden kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle, hükümsüzlük davasının da reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır.
HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 01/10/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/1500, K. 2025/1755, 26 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama