KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Mahkemesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2025
- Esas-Karar No
- 2023/1767 - 2025/2039
- Esas no
- 2023/1767
- Karar no
- 2025/2039
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 03/05/2023
- Numarası
- 2022/280 E. - 2023/196 K.
- Davanın konusu
- YİDK Kararı İptali-Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
1.012 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 03/05/2023 tarih ve 2022/280 E. - 2023/196 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davalı şirket adına yapılan başvuruya müvekkiline ait 2016/89292, 2018/36840, 2018/36843, 2018/36846, 2018/59475, 2018/73234, 2020/25628, 2020/25632, 2018/76833 sayılı ... ibareli markalara dayanılarak tüm sınıflar yönünden itiraz ettiklerini, itirazın YİKD'in 2022-M-6274 sayılı kararı ile kısmen kabul edildiğini, oysa mukayese konusu markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, esaslı unsuru "..." olan başvurunun karıştırılma yaratacağını, 35. sınıf açısından da emtia benzerliği olduğunu ileri sürerek, 2022-M-6247 sayılı YİDK kararının iptalini ve 2020/129283 numaralı "... ..." ibareli markanın tüm sınıflar açısından hükümsüzlüğünü dava ve talep etmiştir.
Davalı ... vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu yönündeki iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, müvekkiline ait markanın özel bir tasarıma sahip olduğunu, "..." ibaresinin marka başvurusunda tanımlayıcı işlev gördüğünü savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalı firmanın "Şekil+... ..." ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli tescilli markaları arasında, dava konusu markanın kapsamında yer alan 35. sınıftaki 29 ve 30. sınıfa ait malların satışı hizmetleri açısından, ortalama tüketici kesimi nazarında görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu;
"..." ibaresinin asli ve belirleyici ayırt edici marka işareti olarak öne çıktığı, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu markanın kapsamında yer alan 35. sınıftaki 29 ve 30. sınıfa ait malların satış hizmetleri açısından ayırdığı satın alma/ yararlanma süresi içinde, davalı firmanın "Şekil+... ..." ibareli başvuru markasını gördüğünde, derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının "..." ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, taraf markaları arasında bu mallarda /hizmetlerde SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulunun oluştuğu; bunun dışında kalan emtialarda ise iltibas koşulunun oluşmadığı.
SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu 2022-M-6247 Sayılı YİDK kararının 35. sınıftaki 29 ve 30. sınıfa ait malların satışı hizmetleri açısından iptaline, dava konusu edilen 2020/129283 sayılı markanın bu kısımlar açısından hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine, diğer kısımlar yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde; markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal benzerlik bulunmadığını, “...” ibaresinin ayırt edici niteliğinin zayıf ve tanımlayıcı olduğu, markanın esaslı unsurunun davalıya ait tanınmış ve yüksek ayırt ediciliğe sahip “...” markası olduğunu, çatı marka–ikincil ibare ilişkisinin dikkate alınmadığını, markaların bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekirken yalnızca ortak ibare üzerinden benzerlik tespitinin yapıldığını, davacının markalarının da ayırt edici unsurlardan yoksun olduğunu, karıştırılma ihtimaline ilişkin değerlendirmelerin yetersiz ve hatalı olduğunu ileri sürülerek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; markalar arasında görsel, işitsel, anlamsal veya bütünsel benzerlik bulunmadığını, “...” ibaresinin zayıf ayırt edici niteliğe sahip bulunduğunu ve davalı markasının esaslı unsurunun tanınmış “...” ibaresi olduğunu, markaların bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekirken, yalnızca ortak ibare üzerinden iltibas tespiti yapıldığını, tüketici nezdinde ilişkilendirme veya karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davalı markasının özgün, ayırt edici ve kendine has görsel izlenim yarattığını,
mahkeme kararının hem SMK m.6/1’deki karıştırılma ölçütlerine hem de m.6/5 ve m.6/9 kapsamındaki tanınmışlık ve kötü niyet hükümlerine aykırı şekilde verildiğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı şirket vekili katılma yoluyla sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkilinin "..." ibaresine kazandırdığı bilinirliğin, tescili kapsamı dışındaki benzer emtia bakımından da sonuç doğuracağını, nihai olarak 29-30. sınıf ürün sunumunun, 43. sınıf yiyecek içecek sunum hizmeti sırasında anılan uygulamaların kullanılacağının sabit olduğundan pazar karışıklığı da doğacağını ileri sürülerek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir
GEREKÇE
Dava, YİDK kararı iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davalı şirketin "Şekil+... ..." ibareli marka tescil başvurusu ile davacının "..." ibareli tescilli markaları arasında, dava konusu markanın kapsamında yer alan 35. sınıftaki 29 ve 30. sınıfa ait malların satışı hizmetleri açısından, ortalama tüketici kesimi nazarında görsel ve sesçil benzerlik şartının oluştuğu;
taraf markalarında "..." ibaresinin asli ve belirleyici ayırt edici marka işareti olarak öne çıktığı, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu markanın kapsamında yer alan 35. sınıftaki 29 ve 30. sınıfa ait malların satış hizmetleri açısından taraf markaları arasında SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulunun oluştuğu; bunun dışında kalan emtialarda ise iltibas koşulunun oluşmadığı.
SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulunun da davacı yararına oluşmadığı, dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/10/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/1767, K. 2025/2039, 31 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama