KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2025
- Esas-Karar No
- 2023/1871 - 2025/2115
- Esas no
- 2023/1871
- Karar no
- 2025/2115
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 05/04/2023
- Numarası
- 2022/177 E. - 2023/165 K.
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali
Karar Metni
817 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05/04/2023 Tarih ve 2022/177 Esas - 2023/165 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şahsın "..." ibareli başvurusuna anılan markalarına yaptıkları itirazlarının marka işaretlerinin benzer olduğu ancak marka kapsamlarının farklı olduğu gerekçesiyle Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddine karar verildiğini, bu karara karşı yaptıkları itirazlarının dava konusu YDK kararı ile reddedildiğini, marka işaretlerinin benzer olduğunun davalı Kurum tarafından da kabul edildiğini, müvekkilinin markaları tanınmış olduğundan, başvurunun SMK'nın 6/4-5 maddesi uyarınca reddinin gerektiğini, dava konusu başvurunun kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek, 2022-M-2635 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, tarafların markaları arasında emtia benzerliğinin bulunmadığını, davacının YİDK aşamasında ileri sürmediği hususları dava dilekçesinde ileri süremeyeceğini, "..." markasının davacının menşei ülkesi dahil birçok ülkede tescilli olduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin üretim yaptığı sektörün atası olarak bilinen ... ...'un soyadından ileri geldiğini, 19. yüzyıldan bu yana bilinen bir marka olduğunu, ülkemizdeki yasal düzenlemeler gereği sigara markalarının tanınmışlığından söz etmenin mümkün olmadığını, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, markaların hitap ettiği kitlenin farklı olduğunu, davacının kötü niyet iddialarını ispatlayamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, taraf markalarının esas unsurlar bakımından görsel ve işitsel olarak benzerlik taşıdığı ve fakat taraf markalarında yer alan mal ve hizmetlerin birbiri ile benzer/ilişkilendirilebilir olmaması nedeniyle, somut olayda markaların karıştırılması/ilişkilendirilmesi ihtimaline dayalı olan nispi tescil engeline ilişkin şartların oluşmadığı , her ne kadar bilgi ve deneyimleri uyarınca bilirkişi heyetinin "...” markasının, ilgili tüketici nezdinde tanınmış olduğu değerlendirmesinde bulunmakla birlikte, sadece sunulan belgeler üzerinden değerlendirme yapıldığında,
dava konusu markanın başvuru tarihi itibariyle markanın tanınmışlığının devam ettiğini ispatlamaya yetmediği, davacı markasının tanınmış olduğu kabul edilse dahi davacının markasını kullandığı “Tütün Ve Tütün Ürünleri” sektörü ile davalının markası kapsamında yer alan emtiaların birbiri ile ilişkilendirilemeyecek derecede farklı olduğu, bu nedenle, davalıya ait markanın, davacıya ait “...” ibareli tanınmış markanın ayırt edicilik karakterine ve itibarına zarar vermesi ve tanınmışlığından haksız yarar sağlanması ihtimallerinin somut olay bakımından mevcut olmadığı,
kötü niyet iddiasının da yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının karşılanmadığını, mahkemece alınan bilirkişi raporuna iddialarının ve delillerin yeterli şekilde değerlendirilmediğini, mahkemece müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunun bilindiğinin belirtilmesine rağmen tanınmışlığın devam ettiğine dair yeterli delil olmadığı yönünde hatalı bir tespite yer verildiğini, müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu, bu nedenle başvurunun SMK'nı 6/5 maddesi uyarınca reddinin gerektiğini, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu, davalı tarafın "..." markasını kendisinin yaratmadığını,
yurt dışındaki başka tanınmış "..." ibareli markaları kopyalama niyetiyle tescil ettirdiğini ikrar ettiğini, müvekkilinin tanımış markasının neredeyse aynısı tescil ettirmek isteyen davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, marka başvurusuna itirazın reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu başvuru kapsamında yer alan mal ve hizmetlerle, davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarındaki mal ve hizmetler arasında benzerlik olmadığı, emtia benzerliği şartı gerçekleşmediğinden, SMK'nın 6/1 maddesi koşullarının somut olayda bulunmadığı, davacı markalarının, tütün ürünlerinde tanınmış olduğu,
ancak taraf markaları arasındaki benzerliğin seviyesi ve dava konusu başvuru kapsamındaki mal ve hizmetlerle davacı markalarının tanınmış olduğu mallar arasında hiçbir yakınlık bulunmaması, diğer bir deyişle başvuru kapsamındaki mal ve hizmetlerin, davacı markalarının tanınmış olduğu sektöre son derece uzak ve farklı olması karşısında, SMK'nın 6/5 maddesi koşullarının da somut olayda, kötü niyet iddiasının ispatlanamadığı, anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/11/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/1871, K. 2025/2115, 7 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama