KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2023
- Esas no
- 2023/1970
- Karar no
- 2023/1480
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 02/10/2019
- Numarası
- 2018/170 E. - 2019/325 K.
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali ve Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
1.077 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Dairemizce verilen 14.10.2021 tarih ve 2020/183 Esas 2021/1274 sayılı kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 11/07/2023 tarih ve 2022/1020 Esas 2023/4332 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olmakla, dava Dairemizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davalı gerçek kişinin “...” ibareli marka başvurusuna , müvekkilinin "..." ibareli markalarına dayalı olarak yaptığı itirazının nihai olarak YİDK tarafından reddine karar verildiğini, oysa dava konusu marka başvurusunun müvekkilinin itirazına mesnet markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunduğu gibi tescil edilmek istenen 29,30 sınıfta yer alan mallar ile ve 35.05 sınıfta anılan mallara ilişkin satış hizmetlerinin de müvekkilinin mesnet markalarının tescil kapsamında yer alan mal ve hizmetlerle aynı ve benzer olduğunu,
bu nedenle taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi maddesi anlamında iltibas tehlikesi bulunduğunu, "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olmadığını, YİDK'in benzer uyuşmazlıklarda verdiği kararları ile çeliştiğini, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, 2018-M-1774 sayılı YİDK kararının 29, 30 sınıfta yer alan mallar ile ve 35.05 sınıfta anılan mallara ilişkin satış hizmetleri yönünden iptaline ve dava konusu markanın tescili halinde anılan mal ve hizmetler bakımından hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Kurumu vekili, taraf markalarının benzer olmadığını, "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük bulunduğunu, kötü niyet iddialarının yerinde olmadığını Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, "... " ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, tarafların marka işaretleri benzemediğinden, SMK 6/5 maddesindeki koşulların da oluşmadığı, davalı başvurusunun haksız rekabet oluşturacak şekilde ve kötü niyetli yapıldığının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, hükme esas alınan bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun düzenlenmediğini, bilirkişi heyetinde gıda mühendisinin bulunmadığını, taraf markalarının esas unsurlarının "..." ibaresinden oluştuğunu, bu nedenle markaların iltibasa neden olacak düzeyde benzer bulunduklarını, uyuşmazlık konusu mal ve hizmetlerin de müvekkilinin itirazına mesnet markaları kapsamında yer mal ve hizmetlerle aynı ve yakından ilişkili olduğunu, mal ve hizmet benzerliğinin iltibas değerlendirmesinde dikkate alınmadığını, uyuşmazlık konusu malların gıda ürünlerini içerdiğini, anılan malların tüketim amacı ,
nispeten daha ucuz olması erişimin oldukça kolay bulunması gibi nedenlerle markalar arasındaki farklılığın çok daha belirgin olması gerektiğini, yine tescil edilmek istenen emtianın tüketicileri arasında çocuklarında yer aldığını, bu nedenle iltibas riskinin yüksek olduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli bulunduğunu, zira davalının müvekkilinin tanınmış markalarından haberdar olmayacağının düşünülemeyeceğini, başvurunun müvekkili markalarının tanınmışlığından haksız yararlanmak amacıyla yapıldığını,
mahkemece verilen kararın daha önce ... ibareli markaları hakkında verilen kararlarla çeliştiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Dairemizin 14.10.2021 tarih, 2020/183 E. 2021/1274 K. sayılı kararıyla, dava konusu başvuru kapsamında yer alan uyuşmazlık konusu mal ve hizmetlerin davacının itirazına mesnet markalarının kapsamında yer alan mal ve hizmetlerle aynı/aynı tür olduğu, davacının itirazına mesnet markalarının esas unsuru olan "..." ibaresinin aynen davalının "..." ibareli başvurusu içerisinde yer aldığı "..." ibaresinin yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, taraf markaları arasında işaretler yönünden de görsel ve işitsel benzerlik bulunduğu,
bu itibarla taraf markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında iltibas koşullarının oluştuğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile dava konusu YİDK kararının 29,30 sınıfta yer alan mallar ile ve 35.05 sınıfta anılan mallara ilişkin satış hizmetleri yönünden iptaline, davalı gerçek kişi adına tescilli dava konusu markanın sayılan mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ'NİN 11/07/2023 TARİH VE 2022/1020 ESAS 2023/4332 KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ: Dairemiz kararının, davalılar vekillerince temyizi üzerine, anılan Yargıtay ilamı ile özetle; davacı markalarındaki "..." ibaresinin ayırt ediciliği düşük bir ibare olup davalı markasının "..." ibaresine eklenen "..." ve "..." kelimeleri ile davacı markalarından farklılaştığı, davalının "..." ibareli markası ile davacının "..." ibareli markaları arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibas düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, bu duruma göre taraf markaları arasında benzerlik olmadığından,
davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve hatalı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle Dairemiz kararının davalılar yararına bozulmasına karar verilmiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü
istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dairemizce usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyulmuştur.
Dairemizce uyulmasına karar verilen bozma ilamında da açıklandığı üzere, davacının itirazına mesnet markalarındaki "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu, dava konusu başvurunun "..." ibaresine eklenen "..." ve "..." kelimeleri ile davacı markalarından farklılaştığı, davalının "..." ibareli markası ile davacının "..." ibareli markaları arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibas düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, dava konusu YİDK kararının iptali ve dava konusu markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/12/2023
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/1970, K. 2023/1480, 22 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama