KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2025
- Esas-Karar No
- 2023/2074 - 2025/2338
- Esas no
- 2023/2074
- Karar no
- 2025/2338
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/09/2023
- Numarası
- 2023/273 E. - 2023/962 K.
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
1.005 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 26/09/2023 tarih ve 2023/273 E. - 2023/962 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili tarafından nakliyat
abonman sigorta poliçesi ile sigortalı 6 adet
benzinli motor emtiasının, 18.01.2022 tarihinde davalı nakliye şirketi tarafından İtalya'dan
Türkiye'ye sevki sırasında maddi hasara uğradığını, yapılan inceleme neticesinde hazırlanan eksper raporuna
göre sigortalı emtiada toplam 1.809,94 EURO hasar tespit edildiğini ve hasar bedelinin, 11.10.2022 tarihinde sigortalıya ödendiğini, müvekkili sigorta şirketinin, hasar bedelini ödemekle, Türk Ticaret Kanunu’nun 1472. maddesi gereğince sigortalının haklarına halef olduğunu, bilindiği üzere taşıyıcı
konumundaki davalının, TTK’nın 875/1. maddesi gereği taşınan emtianın kendisine tam ve sağlam tesliminden
itibaren alıcıya teslimine kadar geçen sürede meydana gelen her türlü hasar ve zarardan sorumlu olduğunu, bu
kapsamda müvekkilinin İtalya-Bursa karayolu nakliyesini gerçekleştiren davalıya ödediği hasar tazminatı
bakımından rücu hakkı bulunduğunu, bu nedenle davalı aleyhine ilamsız icra takibi yapıldığını, davalının haksız yere borca itiraz
etmesi sebebiyle işbu itirazın iptali
davasının açılmasının zorunlu hale geldiğini ileri sürerek, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dışı sigortalı şirket tarafından İtalya'dan satın alınan motor ve şanzıman emtiasının müvekkili tarafından taşındığını, taşımanın yapıldığı tır muhteviyatında 25 kap muhtelif otomotiv parçalarından, 6 adet benzinli motor emtiasının
kısmen hasarlı olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin, taşınan emtiada meydana gelen hasardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, taşınan emtianın yükleme ve istiflemesinin gönderici tarafından yapıldığını, yükün sabitlenmesi ve emniyete alınmasından taşımayı gerçekleştiren müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil edeceğini, müvekkilinin taşıyıcı sıfatı ile
basiretli bir tacir olarak yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağladığını, nezaret etme yükümlülüğüne
uygun davrandığını, kendi üzerine düşen tüm önlemleri aldığını, müvekkilinin taşıma sırasında tedbirli
bir taşımacının göstermesi gereken dikkat ve özeni gösterdiğini savunarak, davanın reddini ve kötü
niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davaya konu hasarın, aracın uğradığı bir kaza neticesinde değil emtianın palet içerisinden kayarak yuvasından çıkması sebebiyle meydana geldiği, sigorta eksperi tarafından düzenlenen rapordan tespit edildiği üzere emtianın kenarları açık metal kilit mekanizmalı palet içerisine yerleştirildiği, bu itibarla taşınacak emtianın yüke uygun bir şekilde ambalajlanmadığı ve istifinin yükün niteliğine uygun yapılmadığı,
yol ve hava şartları ile birlikte fiziksel özellik gözetilmek suretiyle gereği gibi ambalajlanmamış ve tertiplenmemiş olan eşyanın, dorse içinde hareket ederek ve birbirine çarparak zarar görmesi ihtimalinin, aracın kazaya karışmaması nedeniyle kuvvetle muhtemel bulunduğu,
bu durumda taşıyıcının tazminatla sorumlu tutulamayacağı, burada yüklemeye ve istife taşıyıcının nezaret etme yükümlülüğünün tartışılması gerektiği, yükleme ve istifi uzmanlık gerektirmeyen ve sadece taşıyıcının kendi bilgisiyle ayrıca bir araç sürmeye gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edebileceği hallerde taşıyıcının durumu gönderene bildirerek onu uyarmasının dürüstlük ilkesinin gereği olup bunu ihmal etmesi halinde zarardan müterafik kusuru oranında sorumlu olacağı, ancak yükleme ve istifi uzmanlık gerektiren emtianın taşınması durumda taşıyıcının nezaret etme yükümlülüğünden bahsedilemeyeceği,
uyuşmazlık konusu taşımada teslim şekli FCA olduğuna göre satıcının eşyaları alıcının görevlendirdiği araca usulüne uygun yükleme görevi bulunduğu, göndericinin bu görevini usulüne uygun yerine getirmediği, emtianın niteliğine göre yükleme ve istif uzmanlık gerektirdiği, bu nedenle davalı taşıyıcının nezaret etme yükümlülüğünün söz konusu olmadığı, davacının davalıya rücu koşullarının oluşmadığı, davacı yanın kötü niyetli olarak takip başlattığı sabit olmadığından, davalının kötü niyet tazminatı talebinin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın ve davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, uyuşmazlık konusu taşıma işinde teslim şeklinin FCA olup satıcının, malların gümrük işlerini tamamlayarak ve malları önceden belirlenen tarihte ve yerde ilk taşıyıcıya teslim ederek kendisine ait sorumluluğu yerine getirdiğini, bundan sonraki aşamada ise CMR Konvansiyonu'nun 17/1. maddesi uyarınca taşıyıcının, malları teslim aldığı andan teslim ettiği ana kadar malların tamamen veya kısmen kaybından doğacak hasardan sorumlu bulunduğunu, taşıyıcının sorumsuzluğunun tespiti için yalnızca yükün gönderici veya alıcı tarafından yüklenmiş/istiflenmiş olmasının yeterli bulunmadığını,
hasarın da bu yükleme ve istiflemeye bağlı olarak meydana gelmesinin arandığını, yükün gönderici tarafından yüklenmesi durumunda dahi taşıyıcının bu yükün sağlıklı şekilde taşınabilmesi için gerekli nezaret yükümlülüğünü yerine getirmesi, basiretli bir tacir olarak yükün gerektiği şekilde yüklenmediğini ya da ambalajlanmadığını fark etmesi ve bu husustaki çekincelerini bildirmesi, taşımanın devamı hakkında talimat alması gerektiğini, davalının bu yükümlülüğünü de gereği gibi yerine getirmediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, nakliyat sigorta poliçesine dayalı olarak sigortalıya ödenen tazminatın rücuen tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu uyuşmazlıkta yükleme, ambalajlama ve istiflemenin göndericiye ait olduğu, davaya konu hasarın yetersiz ambalajlama ve istiflemeden kaynaklandığı, bu durumda meydana gelen hasardan davalı taşıyıcının sorumlu tutulamayacağı, öte yandan yükleme ve istif hatasının herhangi bir araştırmaya gerek kalmadan kolaylıkla fark edilecek bir hata niteliğinde olmadığından, davalının nezaret yükümlülüğünü ihlal ettiğinin de söylenemeyeceği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/12/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/2074, K. 2025/2338, 11 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama