KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Mahkemesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2025
- Esas-Karar No
- 2023/2188 - 2025/2344
- Esas no
- 2023/2188
- Karar no
- 2025/2344
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 09/02/2023
- Numarası
- 2022/293 E. - 2023/40 K.
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali
Karar Metni
635 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/02/2023 tarih ve 2022/293 E. - 2023/40 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili Şirketin 2020/163760 sayılı "...+şekil" ibareli marka başvurusunu yaptığını, davalı Şirketin "..." ibarelerine dayalı olarak müvekkili başvurusuna itiraz ettiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından bu itirazın davalı yana ait 2017/114397, 2020/67037 ve 2020/67041 sayılı markalara dayalı olarak kabul edildiğini ve müvekkili başvurusundan 35. sınıf hizmetlerin çıkartıldığını, müvekkilince bu karara yapılan itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, verilen kararın hatalı olduğunu, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davalı yanın redde gerekçe markalarının görsel, işitsel,
şekilsel ve anlamsal olarak bıraktığı algının müvekkili markasından farklı olduğunu, ret gerekçesi markalarda "danışmanlık, grup, trading" gibi sözcüklerle birlikte ... ibaresinin kullanıldığını, ayrıca "..." kelimesindeki "o" harfinin de içinde figürler yer alacak şekilde kullanıldığını, markaların benzerliği açısından tek başına "..." kelimesinin yeterli görülmemesi gerektiğini, müvekkili markasının "..." ibaresinin kısaltması olduğunu, müvekkilinin markasına ciddi yatırımlar yaptığını, "..." ibaresinin tek bir şirketin kullanımına bırakılamayacağını, taraf markalarının esas unsurunun bu ibare olmadığını ileri sürerek,
YİDK'in 2022-M-6396 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında, başvuru kapsamından çıkarılan hizmetler yönünden karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, dava konusu başvuru kapsamından çıkarılan hizmetlerin tamamının redde mesnet markaların kapsamlarında birebir yer aldığı, taraf marka işaretleri arasında da karıştırılma ihtimaline yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, müvekkili başvurusunun anlam ve işitsel bakımdan redde mesnet markalardan farklı olduğunu, bu haliyle taraf markaları arasında tüketici zihninde yanılmaya sebep olacak derecede bir benzerliğin bulunmadığını, markaların ciddi farklılıklar gösterdiğini, markaların alıcının belleğinde bıraktığı görsel, işitsel, şekilsel veya anlamsal izlenimin farklı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "...+şekil" ibareli başvuru ile redde mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin olduğu,
zira redde mesnet markaların asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin, dava konusu başvuruda da asli unsur olarak kullanıldığı ve markalardaki şekil farklılıklarının, başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/12/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/2188, K. 2025/2344, 11 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama