İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/2254 K.2025/2375

Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/02/2023 tarih ve 2022/398 E. - 2023/75 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği…

Esas2023/2254Karar2025/2375Tarih11 Aralık 2025Okuma10 dk · 1.926 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
11 Aralık 2025
Esas-Karar No
2023/2254 - 2025/2375
Esas no
2023/2254
Karar no
2025/2375
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
17/02/2023
Numarası
2022/398 E. - 2023/75 K.
Davanın konusu
Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.926 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/02/2023 tarih ve 2022/398 E. - 2023/75 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, müvekkkili ...'nın ...'nin mütevelli heyeti başkanı olduğunu, 2020/150264 numaralı “... ÜNİVERSİTESİ” ibareli marka başvurusunun davalı şirketin "..." ibareli markaları nedeniyle 16 ve 41.sınıf mal ve hizmetler yönünden nihai olarak dava konusu YİDK kararı ile reddedildiğini, oysa taraf markalarının benzer olmadığını, 2013/97272 numaralı dayanak markanın tescilli olduğu 16, 35, 39 ve 41 nolu

sınıflar yönünden itiraz sahibi tarafından ciddi ve markasal olarak kullanıldığının ispat edilemediğini, "..." ibaresinin tarihi ve kültürel değeri nedeniyle davalının tekeline verilemeyeceğini, markasal ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, müvekkili tarafın dava konusu marka başvurusunda yeterli ayırt ediciliğin sağlandığını ileri sürerek, 2020/150264 nolu marka

başvurusunun 16 ve 41. sınıflar yönünden reddine ilişkin 2022-M-10603 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2020/150264 nolu marka tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, taraf markalarının, ilgili emtialar bakımından karıştırılmaya

sebebiyet verecek derecede benzer olduğunu, bu doğrultuda verilmiş Kurum kararının hukuka uygun olduğunu, başvuru

konusu markada ayırt edici ve baskın tek unsurun “...” olduğunu, ayrıca kısmi ret gerekçesi davalı markalarının, eğitim sektöründe hem kolej hem üniversite şeklinde

faaliyet göstermesi, hem de sektörde faaliyet gösteren firmaların ilkokuldan üniversiteye tek bir isim

altında hizmet vermesi (örneğin: ...

Üniversitesi gibi) unsurları dikkate alındığında işbu başvuru ile kısmi ret gerekçesi markaların görsel

ve işitsel yönden bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer

olduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Diğer davalı Şirket vekili, müvekkilinin "... Okulları" ismi altında 2013 yılından itibaren meslek lisesi eğitim hizmeti vermeye başladığını, "... Okulları" markası altında vermiş olduğu bu eğitim hizmetini tanıtım çalışmaları, hizmet kalitesi, mezuniyet sonrası destek, hizmet sırasında verilen imkanlar, staj olanakları vb. ile büyüttüğünü ve tüketici nezdinde tanınır hale getirdiğini, hali hazırda İstanbul içi ve dışında 5 ayrı kampüste "...

Okulları" markası altında anaokulu-lise arası kademelerde eğitim hizmeti vermeye devam ettiğini, müvekkili şirketin tescilli markaları ile davacının tescil talebinde bulunduğu işarette "..." ibaresinin ön planda ve esaslı unsur olarak kullanıldığını ve ortak unsur olan "..." ibaresi nedeniyle taraf markalarının işitsel, yazılış ve görsel bakımdan birebir aynı olduğunu, davalı tarafın müvekkili markalarını bilmesine rağmen ısrarla aynı markanın tescili için başvuru yaptığını, tüm itirazlara rağmen bu durumu devam ettirmesinin SMK md. 6/9 uyarınca kötü niyetli olduğunu gösterdiğini,

haksız rekabete ilişkin hükümler de dikkate alındığında YİDK kararının hukuka ve yasaya uygun olduğunu, müvekkilinin markalarını ticaret unvanı da dahil olmak üzere çok uzun zamandır kullandığını, SMK 6/3.maddesi anlamında gerçek hak sahibi olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin ve Hukuk Genel Kurulu'nun yerleşmiş uygulamasına göre (HGK.

19.11.2003 T, E. 2003/11-578, K. 2003/703) YİDK kararının yerinde olup olmadığının, kararın alındığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmesinin gerektiği, (Y11HD, 21.01.2010 T, 2008/4266 E 2010/586 K) eldeki talebin de YİDK kararının iptali istemini barındırdığından YİDK karar tarihi olan 24.08.2022 tarihindeki marka işlem dosyasında mevcut maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak ve salt marka işlem dosyası ile sınırlı olarak YİDK kararının iptali isteminin değerlendirildiği,

dava konusu marka başvurusundan çıkartılan ve eldeki davaya konu olan 16 ve 41.sınıf mal ve hizmetler ile redde mesnet markaların kapsamındaki 16 ve 41.sınıftaki mal ve hizmetlerin aynı ya da aynı tür olduğu, markalar arasında müşterek olarak bulunan "..." sözcüğünün ülkemizin maruf mahal isimlerinden biri olduğu, davalı şirketin itirazına mesnet "..." ibaresini de içeren redde mesnet markaları karşısında, davacıya ait "... üniversitesi" ibareli marka başvurusunun tescilinin mümkün olduğu, zira davacının, redde mesnet markalarda da kullanılan "..." ibareli yer adını farklı bir ekle marka olarak tescil ettirmek istediği,

söz konusu başvurunun tesciline engel bir durum bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile. 2022-M-10603 sayılı YİDK kararının davacının itirazının reddine ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, Kurum nezdinde benzer bulunan mal ve hizmetler yönünden markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal bakımdan bir benzerliğin söz konusu olduğunu, ilgili tüketici kesiminin dava konusu başvuruyu davalı markalarının serisi olarak algılayacağını, SMK'nın 6/1.maddesi anlamında ilişkilendirme dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemece uzman görüşü alınmadan karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yine taraflar arasında görülen emsal niteliğindeki Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/391 Esas sayılı dosyasında bilirkişi incelemesi yapılarak taraf markalarının benzer bulunduğunu, dava konusu YİDK kararının doğru olduğunu, karşılaştırılan markaların esaslı unsuru olan "..." ibaresinin ortaklığı nedeniyle işitsel, görsel, kavramsal benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin gerçekleştiğini, marka kapsamlarının da aynı olduğunu,

eğitim sektöründeki firmaların hem kolej hem üniversite şeklinde faaliyet göstermesi nedeniyle de markaların karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, müvekkilinin İstanbul içi ve dışında 5 ayrı kampüste "...

Okulları" markası altında anaokulu-lise arası kademelerde eğitim hizmeti vermeye devam ettiğini ve tanınır hale geldiğini, davacı müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösterdiğinden, markalarını bilmemesinin mümkün olmadığını, aynı ibare ile yaptığı başvurulara defalarca itiraz edildiği halde tekrar başvuru yapmasının iyiniyetle bağdaşmadığını, dava konusu markanın tescilinin haksız rekabete de aykırı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, başvurunun reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

İşlem dosyasının incelenmesinden; davacının 01/12/2020 tarihinde 2020/150264 sayılı "... üniversitesi" ibareli marka başvurusunda bulunduğu, başvuru kapsamında 16,35,41 ve 42. sınıf mal ve hizmetlerin yer aldığı, davalı Şirket'in, adına tescilli markalara dayalı olarak başvuruya itiraz ettiği, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından davalı Şirketin 2016 103981, 2016 103988,

2016 103991, 2020 25405, 2020 25406 sayılı "... ... koleji şekil", "... koleji", "...

teknoloji okulları", "... koleji", "... okulları" ibareli mesnet markaları ile dava konusu başvuru benzer bulunarak 16 ve 41.sınıf mal ve hizmetler yönünden başvurunun reddedildiği, bu karara yönelik davacı itirazının ise YİDK'nin 23/08/2022 tarih, 2022-M-10603 sayılı kararı ile reddedildiği, işbu davanın iki aylık hak düşürücü süre içinde 24/10/2022 Pazartesi günü açıldığı anlaşılmıştır.

Somut olaya uygulanması gereken 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1. maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez.

Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (karıştırılma) kavramı açıklanmalıdır.

İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir. İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir.

Taraf markaları arasında, 16 ve 41. sınıf mal ve hizmetler yönünden, emtia benzerliği bulunmaktadır. Dolayısıyla somut uyuşmazlıkta SMK'nın 6/1. maddesi anlamında iltibas tehlikesinin oluşması için gereken emtea benzerliği şartı gerçekleşmiştir.

Tarafların marka olarak kullanmak istedikleri ibarelerin karşılaştırılmasına gelince; dava konusu başvuru, düz yazı ile yazılmış, başkaca kelime ve şekil unsuru içermeyen "... üniversitesi" ibaresinden, itiraza mesnet markalar ise "..." ibarelerinden oluşmaktadır. Taraf markalarının ortak asıl unsuru "..." ibaresi olup, bu ibarenin uyuşmazlık konusu 16 ve 41. sınıf mal ve hizmetler bakımından tanımlayıcı niteliğinin bulunmadığı açıktır.

Ancak "..." ibaresi, İstanbul'un Fatih ilçesinde bulunan, ülkemizde maruf bir semt adı olduğundan, kimsenin tekeline verilemeyecek ibarelerdendir.

Bu nedenle de tek başına marka olamayacağı söylenebilirse de, somut olaydaki gibi bu tür yer isimlerini oluşturan sözcüklerin, hangi ürün üzerinde kullanılacaksa onunla birlikte, örneğin "...", "..." şeklinde tesciline ve korunmasına imkan verilmesi, tarafların menfaat dengeleri açısından en uygun yol olacaktır (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 26.11.1999 tarih, 1999/5790 E.- 9590 K. sayılı kararı).

Somut uyuşmazlıkta da tarafların "..." ibaresinin, "üniversitesi", "koleji", "okulları", "teknoloji okulları" gibi ibarelerle birlikte kullanılmaları halinde, marka olabilecekleri açıktır. O halde somut uyuşmazlıkta iltibas değerlendirilmesinin, tarafların "..." ibaresine ek olarak kullandıkları anılan ibarelere göre yapılması gereklidir.

Buna göre 16 ve 41. sınıf mal ve hizmetlerin ilgili olduğu sektördeki faaliyetlerin, okul öncesinden üniversiteye uzanan niteliği gözetildiğinde, başvuru markasında yer adına eklenen "üniversitesi" ibaresinin, davalı markalarındaki "koleji", "okulları", "teknoloji okulları" ibarelerine nazaran, ayırt edici bir ilave olarak kabul edilemeyeceği, zira 16 ve 41. sınıf mal ve hizmetlerde anılan tüm bu ek ibarelerin, ilgili oldukları sektörde birbirini tamamlayan, birbirinin devamı olan, birbiri ile çok yakından ilgili ibareler olduğu,

anılan mal ve hizmetlerin ortalama yararlanıcılarının, davacının "... üniversitesi" ibaresini gördüğünde, davalının üniversite alanında da faaliyete başladığı izlenimi edinecekleri, dolayısıyla 16 ve 41.sınıf mal ve hizmetler yönünden taraf markaları arasında ibareler yönünden de SMK'nın 6/1.maddesi anlamında, görsel, işitsel ve kavramsal yönlerden ortalama alıcılar nezdinde bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olduğu kanaatine varılmış, ilk derece mahkemesinin aksi yöndeki kabulü Dairemizce isabetli bulunmamıştır.

Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 16/04/2024 tarih, 2023/5373 Esas, 2024/2925 Karar sayılı kararında, "...+şekil" ibareli markanın "..." ibareli markalarla, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 22/05/2024 tarih, 2023/1339 Esas, 2024/4474 Karar sayılı kararında "..." ibareli markalarla, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26/03/2015 tarih, 2014/18739 Esas, 2015/4159 Karar sayılı kararında "... Hastanesi" ibareli markanın "... Hastanesi" ibareli markayla benzer olduğuna dair kararlarında da benzer sonuçlara varılmıştır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan Dairemizce bir bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek görülmemiştir.

Bu itibarla mahkemece, yukarıda açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değilse de, HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin17/02/2023 tarih ve 2022/398 E. - 2023/75 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,

2-Davanın REDDİNE,

3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 80,70-TL harçtan mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

4-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,

6-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,

7-Davalı ... ... Özel Eğitim Turizm Otomotiv Makina San. ve Tic. Ltd.şti tarafından istinaf aşamasında yapılan 45,00-TL tebligat ve posta masrafı, 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 783,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,

8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip resen taraflara iadesine (HMK m.333),

9-Davalılar tarafından ayrı ayrı peşin olarak yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının, kararın kesinleşmesinden sonra ve talep halinde ayrı ayrı davalılara iadesine,

10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 11/12/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/01/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/2254, K. 2025/2375, 11 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Gerekçe
  7. Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 05/01/2026
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2254
Karar No
2025/2375
Tarih
11 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/2255 K.2025/2595
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/2256 K.2025/2596
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/2257 K.2025/2593
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/2258 K.2025/2599
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/2262 K.2025/2431
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/2263 K.2025/2541

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.