İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/261 K.2025/447

Taraflar arasında görülen davada Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 22/11/2022 Tarih ve 2019/268 Esas - 2022/769 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ve davalı Şirket tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde…

Esas2023/261Karar2025/447Tarih28 Şubat 2025Okuma11 dk · 2.268 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
28 Şubat 2025
Esas no
2023/261
Karar no
2025/447
Başkan
... ...
Üye
... ...
Üye
... ...
Katip
... ...
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
22/11/2022
Numarası
2019/268 E. - 2022/769 K.
Davanın konusu
Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.268 kelime·11 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasında görülen davada Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 22/11/2022 Tarih ve 2019/268 Esas - 2022/769 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ve davalı Şirket tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, davalı ...'ın 27/09/2011 - 29/01/2019 tarihleri arasında müvekkili şirket bünyesinde çalıştığını ve istifa etmek suretiyle işten ayrıldığını, davalı ...'ın işten ayrıldıktan sonra çalıştığı dönemde imzalamış olduğu yetkili şube sözleşmesi ile gizlilik sözleşmesi ve diğer sözleşmelerde yer alan rekabet yasağını ve gizliliği ihlal ettiğini, davalı ...'ın imzalamış olduğu sözleşmeler ile davacı ile rekabet etmemeyi, çalışırken edindiği bilgiler ile müşteri bilgilerini menfaati için kullanmayacağını taahhüt ettiğini, iş sözleşmesinin sonlanmasından sonra ise bu yükümlülüklerine aykırı davrandığını,

davalı ...'ın imzalamış olduğu sözleşmelere aykırı olarak çalıştığı dönemde edindiği bilgiler ile müşteri listelerini iş sözleşmesinin sonlanmasından hemen sonra davalı şirket ile paylaştığını ve mail yolu ile gönderdiğini, yaptıkları araştırma sonucunda davalı ...'ın davacı yanında çalıştığı dönemde sigorta poliçesi düzenleyenlerin yenileme işlemlerini davalı şirkete yaptırdıklarının tespit edildiğini, davalı ...'ın özen ve sadakat borcuna aykırı davrandığını, sır saklama yükümlülüğünü yerine getirmediğini, sır saklama yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeniyle yapılan haksız rekabet nedeniyle maddi zararlarının bulunduğunu,

şirketin sigortalılar tarafından aranılarak kötülenmesi nedeniyle şirket ticari itibarının zarar gördüğünü ve manevi olarak zararlarının oluştuğunu ileri sürerek davalıların haksız rekabet yaptıklarının tespitine, haksız rekabetin menine, 500,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın 29/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, taraflar arasında imzalanan iş sözleşmeleri ile iş sözleşmelerin devamı sırasında imzalanan belgelerde yer alan haksız rekabet yasağının ihlaline ilişkin düzenlemelerin hukuka ve kanuna uygun olmadığını, imzalanan belgelerde aynı iş sektöründe faaliyet gösteren diğer şirketler ibaresinin bulunmadığını, haksız rekabet yasağının ihlalinden söz edilmesinin mümkün olmadığını, rekabet yasağı sözleşmesinin adi yazılı şekilde yapılmasının gerektiğini, davacının devamlı surette zarara uğrayacağı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,

rekabet yasağına ilişkin sözleşmenin işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek nitelikte olmamasının gerektiğini, işçinin ehliyet ve deneyimlerini her zaman kullanma imkanına sahip olduğunu, davacının davalı ...'ın eylemleri nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığı iddiasının yerinde olmadığını, açıklanan nedenlerle rekabet yasağına ilişkin sözleşmenin geçerli olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı şirket vekili, savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı davalı ... arasında rekabet etmeme yükümlülüğü de içeren şekilde 27/09/2011 - 29/01/2019 tarihleri arasında dönemsel nitelikte ve devamlı surette iş sözleşmelerinin imzalandığı, davalı ...'ın davacı ile olan iş sözleşmesini 29/01/2019 tarihinde sonlandırmak suretiyle iş yerinden ayrıldığı, davacı ile imzalamış olduğu iş sözleşmeleri kapsamında elde etmiş olduğu sigorta poliçesi düzenlettirenlere ait bilgileri davacıya ait iş yerinden ayrıldıktan sonra 30/01/2019 tarihinde davalı şirkete ait mail adresine gönderdiği,

alınan bilirkişi raporuna göre davalı ...'ın davacı şirkette çalıştığı 2018 yılı Ocak, Şubat, Mart ve Nisan aylarında düzenlenen 137 adet poliçenin 2019 yılı Ocak, Şubat, Mart ve Nisan aylarında yenileme işleminin davalı şirket tarafından yapıldığı, davalı ...'ın davacı ile aralarında oluşan rekabet etmeme sözleşmesine aykırı davrandığı, davalı ... tarafından davacı ile aralarında iş sözleşmesinin devam ettiği dönemde poliçe düzenlenenlere ait bilgilerin mail yolu ile gönderildiği davalı Şirketin kendisine gönderilen verilerde yer alan poliçe düzenletenlere ulaşmak suretiyle poliçelerini yenilediği,

137 adet poliçenin bu şekilde yenilenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalı ...'ın davacı ile aralarında oluşan iş sözleşmesinde yer alan rekabet yasağına aykırı davranmak suretiyle TBK'nin 444. maddesi yollaması ile TTK'nin 55/1-d maddesi uyarınca haksız rekabette bulunduğu, davalı Şirketin ise davalı ... tarafından mail yolu ile gönderilen dosyada yer alan ve daha önce davacı tarafından sigorta poliçeleri düzenlenen kişilere ulaşarak poliçeleri yenilemek suretiyle TTK'nin 55/1-c.2 maddesi uyarınca haksız rekabette bulunduğu,

alınan bilirkişi raporuna göre meydana gelen zarar miktarının düzenlenen poliçe sayısı da dikkate alındığında makul ve yerinde olduğu, davalıların birlikte hareket etmek suretiyle davacıya karşı haksız rekabete neden olacak şekilde poliçe yenileme işlemlerini yaptıkları ve davacının meydana gelen maddi zararından birlikte sorumlu oldukları, davalıların haksız rekabete konu eylemlerinin davacının kişilik hakkını yada marka unvanını zedeleyen nitelikte bulunmadığı, bu hali ile TBK'nin 58. maddesinde yazılı şartların gerçekleşmediği ve manevi tazminat isteme koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile,

davacı şirkette çalışmakta iken iş sözleşmesi sonlanan davalı ...'ın iş sözleşmesinin sonlanması sonrasında çalışmaya başladığı davalı şirkette "2019 yılı Ocak, Şubat, Mart ve Nisan aylarında daha önce çalıştığı davacı tarafından düzenlenen poliçelerin 137 adedinin yeni çalışmaya başladığı şirkette yenilenmesi şeklinde gerçekleşen eyleminin 6098 sayılı TBK'nin 444/1-2. maddesi uyarınca haksız rekabet sözleşmesine aykırı olması nedeniyle 6102 sayılı TTK'nin 56/1-a ve 6098 sayılı TBK'nin 57/1. maddeleri uyarınca haksız rekabet oluşturduğunun tespitine,

eylemin gerçekleşme şekli ve zamanı dikkate alındığında haksız rekabetin men'i yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 6102 sayılı TTK'nin 56/1-d maddesi uyarınca bilirkişi kurulu tarafından tespit edilen 104.830,00 TL maddi zararın 29/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6102 sayılı TTK'nin 56/1-e maddesi hükmü dikkate alındığında 6098 sayılı TBK'nin 58. maddesinde yazılı bulunan şartların gerçekleşmediği anlaşıldığından manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, huzurdaki davanın, TBK.'nın 444. maddesine dayalı haksız rekabetin tespiti ile men'i ve haksız rekabetten kaynaklanan maddi, manevi tazminat taleplerine ilişkin bulunduğunu, davalı ...'ın müvekkili şirket bünyesinde çalışmakta olduğu dönemde imzalamış olduğu yetkili şube sözleşmesi,

gizlilik sözleşmesi ve diğer sözleşmelerde yer alan rekabet yasağı kurallarını ve gizliliği ihlal ederek çalışırken elde etmiş olduğu şirket içi bilgileri ve müşteri portföyünü kendi menfaati doğrultusunda diğer davalı şirket ile paylaştığını, müvekkili firmanın müşterilerini davalı firmaya yönlendirerek müvekkilini zarara uğrattığını, mahkemece maddi tazminat talebi kabul edilmiş ise de,

kabul edilen maddi tazminat tutarının yalnızca yenilenmeyen poliçeler sebebi ile müvekkili şirketin uğramış olduğu zarara ilişkin olup kaybedilen müşteri portföyü sebebi ile uğranılan itibar kaybı nedeniyle ortaya çıkan manevi tazminat talebinin reddedildiğini, oysa, somut olayda yerel mahkemece haksız rekabetin sonlandırılmasına dair bir hüküm tesis edilmediğinden davalının ihlale yönelik eylemlerinin devam edeceğini ve müvekkili firmanın bu sebeple büyük bir müşteri portföyünü kaybetme riski bulunduğunu, yine aynı nedenlerle oldukça yüksek bir kazanç ve itibar kaybı ile karşı karşıya kalacağını,

mahkemece haksız rekabet durumu tespit edilmesine rağmen mahkemece haksız rekabetin men'i talebinin reddedilmesine anlam verilemediğini, haksız rekabetin devam etmesi müvekkilinin zararının da devam etmesine yol açacağından yerel mahkemece belirtilen "haksız rekabetin meni yönünden karar verilmesine yer olmadığı" gerekçesinin somut gerçeklerle bağdaşmadığını, maddi tazminat talebi kabul görmüş iken haksız rekabetin menine dair talebin reddinin gerekçe ile hüküm fıkraları arasındaki çelişkiyi gösterdiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacı şirketin, 29.05.2019 tarihli dava dilekçesinin sonuç kısmında, davalılardan fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydı ile 500 TL maddi tazminat isteminde bulunduğunu, davacı şirketin, 27.06.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile 500 TL tutarındaki maddi tazminat istemini 104.330 TL üzerinden ıslah harcı yatırmak suretiyle 104.830 TL’ye yükselttiğini, ıslah edilen 104.830 TL’nin, ıslah tarihi olan 27.06.2022 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte istenmesi gerekirken, ıslah öncesi 29.05.2019 dava tarihinden itibaren 104.830 TL’ye avans faizi istenmesinin hukuka aykırı olduğunu,

davalı ...’ın 30.01.2019 tarihinde kendisine ait ....com şahsi e-posta adresinden, müvekkili şirket yetkilisi olduğu iddia edilen ....com e-posta adresine davacı şirketin iş yaptığı sigortalılara ait bilgilerin gönderildiğine ilişkin e-posta gönderildiği bildirildiği halde, UYAP sisteminde buna ilişkin bir e-posta çıktısı yüklenmediği gibi, iddia edilen ... isimli kişinin müvekkili sigorta şirketinde çalıştığı yönünde bir araştırma yapılmasına ilişkin hiçbir ara kararı ya da araştırma kararının olmadığını, bu e-posta çıktısına ilişkin bilgi ya da değerlendirmenin bilirkişi raporlarında da olmadığını,

kanıtların gerçekliği ve varlığının değerlendirilmediğini, müvekkili şirketin ne davacı şirket ne de davacı şirketin eski çalışanı diğer davalı ... arasında herhangi bir ticari ilişkisi olmadığını, imzaladığı bir sözleşme de bulunmadığını, davacı tarafın, eski çalışanı diğer davalı ... ile müvekkili şirket arasında herhangi bir ticari alışveriş ve iş birliği yapıldığına ilişkin iddiasını kanıtlayamadığını, davacı şirketin eski sigortalılarının, dava konusu dönemde başka bir sigorta şirketi ile poliçeleri yenilemesinde herhangi bir yasal engel olmadığını, TTK 54/1.fıkrası uyarınca müvekkili şirketin,

davacı sigorta şirketinin müşterilerini aldatmaya ya da dürüstlüğü engelleyici ticari uygulamalarda bulunmadığını, davacı şirketin eski sigortalılarına ilişkin 137 adet poliçenin, müvekkili şirketçe yenilenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olarak değerlendirildiğini, oysa müvekkili şirketin tek hissedarı ve yetkilisi ...'nın, 29.05.2019 tarihli dava dilekçesinde de açıkça belirtildiği üzere daha önce davacı şirkette çalışmış eski bir çalışan olduğunu, davacı şirketin müşteri portföyündeki sigortalıların müvekkili şirket yetkilisinin de bilgisi dahilinde olduğunu, davacı şirketin iş yaptığı sigorta portföyünün,

müvekkili şirketin yetkilisi ve müdürü ...’nın da bilgisi dahilinde olduğunu, bu hususun, hiç araştırılmadığını, taraflarca kabul edilmemiş 30.01.2019 tarihli bir e-posta iletisinin kanıt olarak değerlendirildiğini, müvekkili şirket yetkilisi ...'nın, Astsubay olup, Türk Silahlı Kuvvetlerinden emekli olmuş eski bir asker olduğunu, davacı şirket gibi Türk Silahlı Kuvvetleri nezdindeki çoğu asker ve sivil memur hakkında bilgi ve görüş sahibi olacak kadar geniş bir müşteri portföyü bulunduğunu,

dava dilekçesi ekinde yer aldığı iddia edilen ama UYAP sisteminde ve bilirkişi incelemesinde varlığından söz edilmeyen 30.01.2019 tarihli e-posta çıktısının gerçekliği, bu e-postanın diğer davalı ...’ın iş e-postasından, müvekkili şirkette çalıştığı iddia edilen ... adlı bir kişiye gönderildiğine ilişkin hususun gerçekliği ve gönderilip, gönderilmediğinin yargılama aşamasında kontrol edilmediğini, bilirkişi kurulunun, 137 poliçenin ne kadarlık kısmının iptal edildiği ve bu poliçeler nedeniyle ne kadar kısmından tahsilat yapılamadığı hususunu araştırmadığı gibi, 104.830 TL’lık gelirin net kâr olarak değerlendirilodiğini,

oysa iddia edilen 137 poliçeden bir kısmının iptali ve iadesi yapıldığı gibi, bir kısmından tahsilat alınamadığını, komisyon tutarı olarak ödenen tutarlardan kesilen vergi kesintilerinin değerlendirmeye alınmadığını, raporun, usul, yasa ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, haksız rekabetten kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamında davacı tarafça, davalı ...'ın davacı şirket bünyesinden ayrıldıktan sonra, davacıda çalıştığı dönemde edindiği bilgiler ile müşteri listelerini davalı şirket ile paylaştığı ve mail yolu ile gönderdiği, bunun sonucunda da davalı ...'ın davacı yanında çalıştığı dönemde sigorta poliçesi düzenleyenlerin yenileme işlemlerini davalı şirkete yaptırdıkları, şirketin sigortalılar tarafından aranılarak kötülenmesi nedeniyle şirket ticari itibarının zarar gördüğü hususları iddia edilmiş, buna karşılık davalılarca kanıtların gerçekliği ve varlığının değerlendirilmediği,

davalı şirket ile davalı ... arasında herhangi bir ticari ilişkisi olmadığı, davacı şirketin eski sigortalılarının, dava konusu dönemde başka bir sigorta şirketi ile poliçeleri yenilemesinde herhangi bir yasal engel olmadığı, davacı şirketin iş yaptığı sigorta portföyünün, davalı şirketin yetkilisi ve müdürü ...’nın da bilgisi dahilinde olduğu, 30.01.2019 tarihli e-posta çıktısının gerçekliği, bu e-postanın diğer davalı ...’ın iş e-postasından, davalı şirkette çalıştığı iddia edilen ... adlı bir kişiye gönderildiğine ilişkin hususun gerçekliği ve gönderilip, gönderilmediğinin yargılama aşamasında kontrol edilmediği savunulmuş, mahkemece ise;

davalı ...'ın iş sözleşmesi kapsamında elde etmiş olduğu sigorta poliçesi düzenlettirenlere ait bilgileri davacıya ait iş yerinden ayrıldıktan sonra davalı şirkete ait mail adresine gönderdiği, davalı ...'ın davacı şirkette çalıştığı dönemde düzenlenen poliçelerin yenileme işleminin davalı şirket tarafından yapıldığı, bunun hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçesi ile yukarıda yazılı şekilde karar verilmiştir.

Oysa, mahkemenin somut olaya ilişkin gerekçeye esas aldığı tek delil olan davalı ... tarafından davalı Şirket yetkilisine gönderildiği kabul edilen e-mailin gerçekliği, bu e-mailin davalı ... tarafından gönderilip gönderilmediği, e-mailin davalı Şirketin yetkilisine teslim edilip edilmediği, teslim edilen kişinin davalı şirketin yetkilisi olup olmadığı, bu mailin yasal bir delil olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği, malilin içeriği ve bu içerikte yer alan sigortalıların ayrıntısı araştırılmamıştır.

Ayrıca, sırf davacı şirketin portföyünde bulunan bir kısım sigortalının davalı şirketin portföyüne geçmesinin de, fiyat indirimi, piyasa algısı, düzenlenen kampanya, poliçesi düzenlenen sigorta şirketlerinin çeşitliliği, sigortalıların tercihleri gibi birçok etken incelenmeksizin sırf hayatın olagan akışına uygun olmadığı yönündeki belirlemeye dair gerekçe de yerinde bulunmamıştır.

Bu durumlar karşısında, davalı ... tarafından davalı Şirket yetkilisine gönderildiği iddia ve kabul edilen e-mailin gerçekliği, teslim edilip edilmediği, yasal bir delil olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği, malilin içeriği hususları araştırılmadan hüküm kurulması doğru bulunmadığı gibi fiyat indirimi, piyasa algısı, düzenlenen kampanya, poliçesi düzenlenen sigorta şirketlerinin çeşitliliği, sigortalıların tercihleri gibi birçok etkenin müşteri değişimine yol açabileceği gözardı edilerek ve bu hususlar dahi araştırılıp değerlendirilmeden hüküm kurulması doğru bulunmamış, yukarıda ayrıntısı açıklanan hususlar gözden kaçırılarak,

uyuşmazlığın çözümünde etkili olacak ölçüde önemli deliller toplanmadan ve değerlendirilmeden, mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı ve davalı şirket vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacı ve davalı şirket vekillerinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1-Yukarıda açıklanan nedenle davacı Şirket ve davalı Şirket vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile, Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 22/11/2022 Tarih ve 2019/268 Esas - 2022/769 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA;

2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,

3-Taraf vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,

4-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde taraflara iadesine,

5-Davalı Şirket tarafından yatırılan 1.791,00 TL nispi istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davalı Şirkete iadesine,

6-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

7-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine,

8-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,

9-İİK'nın 36/5. maddesi uyarınca yasal şartların oluşması nedeniyle ve istinaf kararının neden ve şekline göre, icranın geri bırakılması için davalı ...nden alınan 117.045,00-TL tutarındaki nakit teminatın GERİ VERİLMESİNE,

10-İİK'nın 36/5. maddesi uyarınca yasal şartların oluşması nedeniyle ve istinaf kararının neden ve şekline göre, icranın geri bırakılması için davacıdan alınan 6.359,02-TL tutarındaki nakit teminatın GERİ VERİLMESİNE,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 28/02/2025 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/03/2025

Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/261, K. 2025/447, 28 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Gerekçe
  7. Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 07/03/2025
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/261
Karar No
2025/447
Tarih
28 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi E.2023/262 K.2025/351
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/262 K.2025/315
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2023/263 K.2025/286
  • Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/263 K.2025/144
  • İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/264 K.2025/203
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/264 K.2025/609

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.