KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Mahkemesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 21 Mart 2025
- Esas no
- 2023/341
- Karar no
- 2025/594
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 26/12/2017
- Numarası
- 2017/204 E. - 2017/625 K.
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
660 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/12/2017 tarih ve 2017/204 E. - 2017/625 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili şirketin 2010/12988, 2011/51568, 2013/37718 sayılı ve "...", "...", "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin "..." ibareli başvurusuna anılan markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkili markalarının tanınmış olduğunu ve başvurunun bu markalarla karıştırılma ihtimali bulunacak düzeyde benzer bulunduğunu, markalar arasında iltibas koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, 2017-M-2578 sayılı YİDK kararının iptali ile dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, süresinde davaya cevap vermemiş, yargılama sırasındaki beyanlarında markalar arasında iltibasa neden olacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, dava konusu başvuru kapsamında yer alan 43 sınıf hizmetlerin, davacının itirazına mesnet markaları kapsamında yer alan 43 sınıf hizmetlerle aynı/ aynı tür olduğu ancak tarafların marka işaretleri arasında iltibasa neden olacak bir benzerlik bulunmadığı, zira markalarda ortak olarak yer alan "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu, dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, davacı markalarının atanmış olduğunun ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuki bir konu olup bilirkişi raporu alınmasının hatalı olduğunu, ayrıca bilirkişi raporunun da yetersiz bulunduğunu, müvekkilinin 2013/377718 sayılı markası yönünde de emtia benzerliği şartının gerçekleştiğini, tarafların marka işaretlerinin benzer olduğunu, müvekkilinin markalarının asli unsurunu oluşturan "... "ibaresinin dava konusu başvuruda aynen yer aldığını, anılan ibarenin ayırt ediciliğinin uyuşmazlık konusu hizmetler bakımından düşük olmadığını, ayrıca tescilli olduğu sürece markanın korunmasının esas olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği,
bir bütün olarak dava konusu “...” ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira tarafların markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu, bir bütün olarak dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, tarafların marka işaretleri benzer bulunmadığından,
davacı vekilinin emtia benzerliğine yönelik istinaf itirazlarının sonuca etkili olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/04/2025
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/341, K. 2025/594, 21 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama