İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/371 K.2025/709

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/05/2022 Tarih ve 2021/75 Esas - 2022/126 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği…

Esas2023/371Karar2025/709Tarih10 Nisan 2025Okuma9 dk · 1.875 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Mahkemesi

Karar tarihi
10 Nisan 2025
Esas no
2023/371
Karar no
2025/709
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
Tarihi
10/05/2022
Numarası
2021/75 E. - 2022/126 K.
Davanın konusu
YİDK Kararının İptali
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.875 kelime·9 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/05/2022 Tarih ve 2021/75 Esas - 2022/126 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, müvekkilinin 2019/86139 sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, davalı gerçek kişinin 2006/31856, 2010/43608, 2010/43610 sayılı markalarına dayalı olarak bu başvuruya yaptığı itirazın, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edildiğini ve başvuru kapsamından 43. sınıf hizmetlerin çıkarıldığını, müvekkilinin bu karara yaptığı itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, oysa İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin 2020/361 E.,2020/318 K. sayılı kararı ile müvekkilinin "..." markasına dayalı üstün hak sahipliği nedeniyle davalıya ait redde mesnet 2006/31865,

2010/43508 ve 2010/43508 sayılı markaların tüm sınıflar yönünden iptaline ve sicilden terkinine karar verildiğini, müvekkilinin başvuru konusu ibareyi aktif olarak kullandığını, müvekkili adına 2005 yılında "..." markasının tescil edildiğini, müvekkilinin 1962 yılından beri bu markayı kullandığını, ...’nin, ...’nin oğlu olduğunu, ... tarafından oluşturulan markaların daha sonra müvekkili tarafından devralındığını, müvekkilinin "www...com.tr" adresinin sahibi olduğunu, yine önceden beri markayı kullandığını, dava konusu markanın da müvekkilinin markaları ile benzerlik gösterdiğini, verilen ret kararının hatalı olduğunu,

müvekkilinin dava konusu marka üzerinde müktesep hakkı bulunduğunu, müvekkili markalarının uzun yıllardır kullanıldığını, dolayısıyla üstün ve gerçek hak sahibinin de müvekkili olduğunun kabulünün gerektiğini, davalının müvekkilini taklit ettiğini, Bakırköy 1. FSHHM’de 2014/134 E. sayısı ile görülen davada, davalının 2004/12940 sayılı "... ...” markasının hükümsüzlüğüne karar verildiğini, anılan kararın kesinleştiğini, müvekkilinin 2005/22452 sayılı markasının yanı sıra 2017/57650 sayılı markasının da tescilli bulunduğunu, müvekkili markalarının kendine özgü bir yazı karakterinin olduğunu,

davalı markaları ile müvekkili markaları arasında bir karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, markaların yazım şekillerinin birbirinden farklı olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2021-M-398 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında, başvuru kapsamından çıkarılan hizmetler yönünden karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili, dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, dava konusu başvurunun esas unsurunun "... ..." olduğunu, müvekkilinin anılan ibare üzerinde öncelikli hak sahibi bulunduğunu, başvuruda "..." ibaresinin marka içerisinde görünmeyecek bir şekilde çok ufak puntolarla yazılarak arka planda tutulduğunu, müvekkilinin öncelikli hak sahibi olduğu "..." ibarelerine ekleme yapılarak markasının tescil edilmeye çalışıldığını, ... köftesinin temellerinin 1917 yılına dayandığını, ilk dükkanın 1962 yılında açıldığını, semtin köfteleriyle bilindiğini,

müvekkilinin 3 kuşaktır bu markayla köftecilik mesleğini sürdürdüğünü, bu nedenle davacının söz konusu markanın ... tarafından yaratıldığı yönündeki iddiaların hiçbir dayanağının bulunmadığını, ...’nin 1953 doğumlu olduğunu, 60’lı yıllardan beri nasıl işletme sahibi olduğunu anlayamadıklarını, davacı yanın "... ..." ibaresini müvekkilinden, müvekkilinin ailesinden ve dedesinden önce kullandığına dair hiçbir delilin mevcut olmadığını, davacının tescilli olduğunu iddia ettiği markaların tescil kararlarının henüz verilmediğini, tescilli olmayan bu markaların müktesep hak sağlamayacağını,

davacı yanın belirtmiş olduğu markalara ilişkin verilen ret kararının iptali için davacı tarafından ikame edilen davanın Ankara 2. FSHHM tarafından reddedildiğini, davacının 2017/57650 sayılı markası kapsamında 43. sınıf hizmetlerin olmadığını, sair marka başvurularının da tamamının tescil edilmediğini, davacının mahkemeyi yanıltmaya yönelik iddialarda bulunduğunu, davacının müktesep hak iddiasına dayanak markasının 43. sınıfta tescilinin dahi olmadığını, 2005/22452 numaralı markasının ise dava konusu markadan farklı olduğunu, davacının kötü niyetli bir şekilde müvekkili markalarının tanınırlığından yararlanma amacı taşıdığını savunarak,

davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece, davalı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davacının "...'' ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu,

taraf markalarının 43. sınıf hizmetleri birebir kapsadıkları gözetildiğinde, emtialar arasındaki bu yakınlık düzeyinde işaretlerin birbirlerinden daha somut bir şekilde uzaklaşmış olmalarının gerektiği, halbuki uyuşmazlık kapsamında karşılaştırılan markaların bu kriteri sağlamaktan oldukça uzak bulunduğu ve benzerlik düzeyleri son derece yüksek işaretlerden oluştuğu, bu durumun ilgili tüketici kitlesi nezdinde dahi markaların birbirleri ile ilişkilendirilme ihtimali sonucunu doğuracağı, taraf markalarının birbirlerinin serisi olarak algılanma ihtimalleri son derece yüksek olacağı,

davacının devralmak suretiyle hak sahibi olduğu "... ..." markasını davalıya ait en eski tarihli marka olan 03.07.2006 başvuru tarihli ve 2006/31856 sayılı markadan daha evvelki tarihli kullanımlarını gösterir yoğunlukta delilin dosyada mevcut olmadığı, bununla birlikte davacının dosya kapsamına sunduğu muhtelif yargı kararlarında, "..." ibaresi üzerinde "yiyecek–içecek sağlanması hizmetleri" açısından davacının önceye dayalı üstün hakkının mevcut olduğunun belirtildiği,

anılan mahkeme kararlarından Bakırköy 1. FSHHM’nin 2014/134 E. sayılı dosyasının kesinleştiği, dolayısıyla salt ilgili mahkeme kararının, davacının, dava konusu "...” ibaresi üzerinde üstün hak sahipliğinin değerlendirilmesi açısından güçlü bir delil olduğu,

ancak bu yorumda dahi önceye dayalı kullanım ile gelen bu hak sahipliğinin, sicilde mevcut tescilli markaların varlığı karşısında, her hal ve koşulda gerçek hak sahibi lehine sicildeki tescilden daha üstün bir hak sağlamayacağı, başka bir ifadeyle davacının önceki kullanımlarına dayalı üstün hakkının, sicildeki tescil engelinin aşılmasını sağlayamayacağı, davacının 2005/22452 sayılı markası dışında kalan markaların tamamının, işbu dava konusu markanın başvuru tarihi olan 13.09.2019 tarihine oldukça yakın başvuru tarihleri olan,

başka bir ifadeyle tescilleri üzerinden 5 yıllık süre geçmemiş ve hatta birçoğunun 43. sınıfta tescil edilmemiş markalar olup müktesep hak açısından dikkate alınamayacağı, davacının önceki tarihli markasının esas unsurunun "..." ibaresi olduğu, her ne kadar tescil kapsamında "..." ibaresi de geçmekte ise de bu ibarenin önceki markada tali nitelikte kullanıldığı, ön plana çıkan unsurlarında farklılaşmalar olduğu, bu haliyle müktesep hak koşullarının somut olayda meydana geldiğinden bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, Yargıtay içtihatları uyarınca YİDK kararının iptali istemli davada, hükümsüzlük davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, taraflar arasındaki başka bir davada, Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince redde mesnet 2006/31856, 2010/43608 ve 2010/43610 sayılı davalı markalarının hükümsüz kılındığını ve bu kararın kesinleştiğini, incelemeye konu mahkeme kararında, salt gerçek hak sahipliğinin sicildeki tescile daha üstün bir hak sağlamayacağının belirtildiğini ve Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi kararının temyiz incelemesi sonucunun beklenilmediğini,

müvekkilinin "..." ibaresi üzerinde gerçek ve üstün hak sahibi olduğunun kesinleşen yargı kararlarıyla sabit bulunduğunu, mahkemece bu husus gözetilmeksizin karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

İşlem dosyasının incelenmesinden; davacının 13.09.2019 tarihinde, 2019/86139 sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığı, başvuru kapsamında 29,30,35 ve 43. sınıf mal ve hizmetlerin yer aldığı, davalı gerçek kişinin 2006/31856, 2010/43608 ve 2010/43610 sayılı markalara dayalı olarak başvuruya itiraz ettiği, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından başvuru ile itiraza mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğu gerekçesiyle SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca başvurunun 43. sınıf hizmetler yönünden kısmen reddine karar verildiği, bu karara yönelik davacı itirazının ise YİDK'in 28.01.2021 tarih, 2021-M-398 sayılı kararıyla reddedildiği ve ret kararının, 30.01.2021 tarihinde davacıya tebliğ edildiği anlaşılmıştır.

Yukarıda özetlenen marka başvuru sürecinden anlaşılacağı üzere davaya konu YİDK kararında, davalı adına tescilli 2006/31856, 2010/43608 ve 2010/43610 sayılı markalar redde mesnet alınmış ise de Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 12.10.2017 tarih ve 2015/7 E. - 2017/181 K. sayılı kararıyla bu markalar hükümsüz kılınmış olup, söz konusu ilk derece mahkemesi kararı kanun yollarından geçerek 26.05.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Somut uyuşmazlık için emsal teşkil edebilecek olan, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 15.02.2022 tarihli, 2020/6897 Esas ve 2022/1136 Karar sayılı ilamında aynen; "...

İlk derece mahkemesince, redde mesnet gösterilen markanın hükümsüz kılındığı ancak karar henüz kesinleşmediğinden YİDK tarihi itibariyle 2006/31856 sayılı markanın halen ayakta olduğudan davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı tarafça yapılan istinaf başvurusu ise aynı gerekçe ile esastan reddedilmiştir.

Ancak, iş bu davada davalı Kurum tarafından redde mesnet alınan 2006/31856 sayılı marka, 12.01.2015 tarihinde davacı tarafça açılan hükümsüzlük davasına konu edilmiş olup, iş bu davanın konusu olan YİDK karar tarihi itibariyle sözkonusu hükümsüzlük davasında verilen hükümsüzlük kararı henüz kesinleşmemiş ise de, hükümsüzlüğün geriye etkisi de gözetilerek sözü edilen davada verilen hükmün kesinleşmesinin bekletici mesele yapılması gerekirken,

ilk derece mahkemesince YİDK kararının iptali talebine yönelik açılan davanın reddi ve bu karara yönelik davacı tarafça yapılan istinaf başvurusunun esastan reddi doğru görülmemiş ve Bölge Adliye Mahkemesi kararın bu yönden davacı yararına bozularak kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir." ibareleri yer almaktadır.

Somut uyuşmazlıkta da, davalı Kurum tarafından redde mesnet alınan markalar, Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 12.10.2017 tarih ve 2015/7 Esas - 2017/181 Karar sayılı davasında hükümsüzlük davasına konu edilmiş olup, işbu davanın konusu YİDK kararının verildiği tarih olan 28.01.2021 tarihi itibariyle hükümsüzlük davasında verilen karar henüz kesinleşmemiş ise de ortada YİDK karar tarihi itibariyle redde dayanak markaların hükümsüzlüğüne ilişkin verilmiş bir mahkeme kararı bulunduğuna göre, YİDK'in bu durumu gözeterek karar vermesi gerekirdi. Redde menet markaların hükümsüzlüğüne ilişkin kararın 26.05.2022 tarihinde kesinleştiği ve hükümsüzlüğün geriye etkisi de gözetildiğinde, bu karar Dairemizce dikkate alınmıştır.

Tüm dosya kapsamına göre, 2021-M-398 sayılı YİDK kararının dayanağı olan ve davalı taraf adına tescilli bulunan 2006/31856, 2010/43608 ve 2010/43610 sayılı markaların, Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 12.10.2017 tarih ve 2015/7 E.-2017/181 K. sayılı kararıyla hükümsüz kılındığı, bu kararın 26.05.2022 tarihinde kesinleştiği, bu durumda YİDK kararının dayanağının kalmadığı anlaşıldığından, davanın kabulüne dair karar vermek gerekmiştir. Nitekim, yine bu davanın tarafları arasında görülen ve aynı nitelikteki bir başka uyuşmazlıkta, Dairemizce yukarıdaki ilkelere dayalı olarak verilen karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 11.02.2025 tarih, 2024/2636 E., 2025/746 K. sayılı ilamı ile onanmıştır.

HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmelidir. Diğer bir ifade ile kanun koyucu, temyiz kanun yolunda Yargıtay tarafından verilen yerel mahkeme hükmünün düzeltilerek onanması kararını, istinaf mahkemeleri için öngörmemiş, bu halde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan bu yanlışlığın giderilmesinin ise yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 10/05/2022 tarih, 2021/75 Esas - 2022/126 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

2-Davanın KABULÜ ile YİDK'in 28.01.2021 tarih, 2021-M-398 sayılı kararının İPTALİNE,

3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40,TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10.TL'nin davalılardan alınarak Hazineye irat kaydına,

4-Davacı kendisini vekille temsil etttiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 40.000,00-.TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 2.250,00.TL bilirkişi ücreti, 150,50.TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 220,70.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 125,00.TL tebligat ve posta giderleri toplamından oluşan 2.746,20.TL yargılama giderine 59,30.TL başvurma harcı, 59,30.TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 2.864,80.TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,

6-Davalılar tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),

8-Davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70.TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

9-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 10/04/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/04/2025

Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/371, K. 2025/709, 10 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Gerekçe
  7. Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 10/04/2025
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/371
Karar No
2025/709
Tarih
10 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/372 K.2025/710
  • İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/372 K.2025/220
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/373 K.2025/734
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/373 K.2025/572
  • Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2023/375 K.2025/627
  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/376 K.2025/248

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.