KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2025
- Esas-Karar No
- 2023/639 - 2025/839
- Esas no
- 2023/639
- Karar no
- 2025/839
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/02/2023
- Numarası
- 2022/302 E. - 2023/39 K.
- Davanın konusu
- Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali ,Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
1.405 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/02/2023 tarih ve 2022/302 E. - 2023/39 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin 1998 yılından beri online alış veriş pazarında faaliyette olup "...", "..." ve " ..." ibareli markaların sahibi olduğunu, hal böyle iken davalının "..." ibareli markanın tescili isteğine yönelik müvekkilinin itirazının YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, davalı "..." markasının müvekkilinin "..." markası ile birebir aynı ve "..." ibareli dğer markaları ile iltibasa neden olacak derecede benzer olduğunu, "..." markasının tanınmış marka olarak tescilli olduğunu,
davalının bu markanın başlangıç kısmını aynen alarak ibarenin sonuna ayırt ediciliği zayıf olan "..." ibaresini ekleyerek davalı markayı oluşturduğunu, "..." ibaresinden kaynaklanan benzerliğin yanı sıra, markaların kapsamındaki mal ve hizmet benzerliğinin de gerçekleştiğini, "..." markasının müvekkilinin yoğun kullanımı ve yatırımları sonucu ayırt edicilik kazandığını,
markanın halen tanınmış marka olarak tescilli olup davalının bu tanınmışlıktan haksız menfaat temin etmeye çalıştığını ve davalının müvekkilinin markasına bu düzeyde benzer bir markayı seçmiş olmasının tesadüf olamayacağını ileri sürerek YİDK'nın 2022-M-5789 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2020/94901 başvuru numaralı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davacının itiraz dayanak “...” ve “...” esas unsurlu markalarının esaslı unsurunu oluşturan “...” ibaresi günlük dilde sıkça kullanılan bir zamir olsa da, davacının e-ticaret sektöründeki yoğun kullanım, tanıtım ve pazarlama faaliyetleri ile markaların hitap ettiği tüketici kesimi açısından yüksek ayırt edicilik seviyesine ulaştığı, bu ibare ile karşılaşan ortalama müşteri kitlesinin, bu ibareyi refleks olarak davacı ile ilişkilendirmesi olasılığının yüksek olduğu,
zira 2020 yılından itibaren pandemi nedeniyle alınan koruyucu tedbirler ve fiziksel temas kısıtlamaları nedeniyle, ortalama tüketici kitlesinin fiziksel alış veriş yerine internet üzerinden, e-ticaret sitelerine yöneldiği ortalama tüketici kitlesinin internet üzerinden alış veriş alışkanlığındaki artışın davacının “...” ibareli markalarındaki ayırt ediciliği yükselttiği, dava konusu “...” marka başvurusunun davacının itiraza mesnet 2020/72184 sayılı “...” ibareli markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer ve davacının “...” ve “...” esas unsurlu seri markaları ile görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olduğu,
dava konusu marka ile davacı markalarının ilk kelimelerinin “...” ibaresi ile başlaması, “...” ibaresinin ticaret alanında büyük ölçüde, çok miktarda yapılan (alışveriş) anlamına gelip markayı davacı markalarından farklılaştırmak ve uzaklaştırmak yerine e-ticaret sektöründe yoğun faaliyet gösterdiği dosyadaki deliller ile sabit olan bu markalar ile benzerliği arttırdığı, dava konusu marka kapsamında 35.sınıfta yer alan “Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi,
telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri.
Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri.” ile 41.sınıfta yer alan “Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil).
Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri.” nin davacının itiraza konu markalarından 2018 88390 no’lu.
2018 93414 no’lu, 2018 88387 no’lu, 2018 86771 no’lu, 2018 88393 no’lu markalarının 41.sınıftaki hizmetleri ile aynı/aynı tür ve/ya benzer olduğu, dava konusu marka kapsamında 35.sınıfta yer alan “Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri.
İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri.” 41.sınıfta yer alan “Eğitim ve öğretim hizmetleri.
Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri.
Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri.
Tercüme hizmetleri” nin davacının itiraza mesnet markalarının kapsamında bulunan mal ve hizmetlerle benzer/ aynı tür olduğu, mal/hizmet benzerliği ve marka/işaret benzerliği koşulları birlikte gerçekleştiği, bu itibarla bu mal ve hizmetler yönünden markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali ve/veya karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, dava konusu markanın davacının “...” ve “...” esas unsurlu seri markalarından biri olarak algılanabileceği, dosya kapsamındaki delillerden davacının itiraza dayanak “...” ibareli markasının e-ticaret sektöründe tanınmış olduğu,
internet üzerinden alışveriş yapan ortalama tüketicinin “...” ibareli markayı, davacı şirket ile ilişkilendirerek satın alma kararı vermesi halinde, davacının haksız kazanç sağlama ihtimalinin olduğu gibi dava konusu “...” ibaresinin tescili halinde, davacı markalarının yüksek ayırt edicilik niteliğinin zarar görebileceği, açıklanan nedenler ile dava konusu marka açısından davacının “...” markalarının tanınmışlık düzeyinden kaynaklı tescil engelinin bulunduğu,
ancak davalının marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna dair somut delil bulunmadığı gerekçeleriyle davanın kabulü ile YİDK'in 2022/M-5789 sayılı kararının tüm mal ve hizmetler yönünden iptaline ve davaya konu 2020/94901 sayılı "..." ibareli markanın tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markaları "..." ibaresini ortak ihtiva ediyor olsa da, ihtilaflı markalar arasında işletmesel bir bağ tesis edecek renk, logo, şekil vs hususların bulunmadığını, davaya konu markada bulunan “...” ibaresinin, davacının "......" şeklinde oluşmuş seri markalaşma imajını destekler nitelikte olmayıp kavramsal bütün oluşturacak şekilde konumlandırıldığı ve itiraza dayanak markaların bilinir olduğu sınıfla aynı tür olmaması nedeniyle markalar arasında karıştırılma veya tanınmışlık nedeniyle ilişkilendirme ihtimalinin bulunmadığını,
6769 Sayılı SMK'nın 6/5 maddesi hükmünde belirtilen koşullarının gerçekleşmediğini ve başvuruyu ile itiraz gerekçesi markaların benzer olduğu iddiasının tek başına, başvurunun kötü niyetle yapıldığı ispatlayan bir husus olarak kabul edilemeyeceğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesi gerektiği,
somut uyuşmazlıkta davaya konu '..." ibareli markanın davacının itiraza mesnet 2020/72184 sayılı “...” ibareli markası ve ... ibareli diğer markaları ile görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olduğu, davaya konu markanın kapsamında bulunan mal ve hizmetlerin davacının itiraza mesnet tescilli markalarının kapsamındaki mal ve hizmetler ile aynı/ aynı tür/ benzer olduğu,
bilirkişi raporunda belirtildiği üzere "..." ibaresi ayırt ediciliği düşük genel bir ibare ise de, davacının yoğun kullanım, tanıtım ve reklam faaliyetleri sonucu yüksek bir ayırt edici nitelik kazanarak tanınmış marka halini aldığı ve davalı markanın tescili halinde davacının markasının zarar görmesi ve davalının haksız kazanç sağlaması ihtimalinin mevcut olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/04/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/639, K. 2025/839, 24 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama