KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/641
- Karar No
- 2025/341
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2025
Karar Metni
697 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/641 Esas
KARAR NO:2025/341
DAVA
3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 13/01/2023
KARAR TARİHİ: 30/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili ---- Tarihli dava dilekçesinde özetle; davalının takip alacaklısı, dava dışı takip borçlusu -----alacak iddiasından mütevellit davacı müvekkile birinci haciz ihbarnamesi gönderdiğini, süresinde itiraz edilmemesi üzerine bu kez --- tarihinde ikinci haciz ihbarnamesi tebliğ edildiğini, müvekkilinin ---- ilçesinde ikamet ettiğini, davacı müvekkilinin ----- adresi, birinci ve ikinci haciz ihbarnamesi'nin gönderildiği tarihlerde, ---- olmasından dolayı birinci ve ikinci haciz ihbarnamesinden haberinin olmadığını, müvekkilinin, ------- adresine taşıdığı için davaya konu üçüncü haciz ihbarnamesi'nden haberdar olduğunu,
müvekkilinin takip borçlusu ------ herhangi bir borcu bulunmadığını, borçlunun müvekkilinin yedinde mevcut, tahakkuk etmiş ya da edecek hiç bir hak ve alacağı da bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin dava dışı takip borçlusuna borcu olmadığının tespit edilmesini, davalının haksız ve kötüniyetli icra takibi yapmış olması nedeni ile dava değerinin % 20'sinden aşağı olmamak üzere; kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili ----- tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava konusu icra takip dosyası kapsamında davacıya, borçlu şirketin tek ortağı ve yetkilisi olması nedeniyle ----tarihinde birinci haciz ihbarnamesi ve ----tarihinde ikinci haciz ihbarnamesi tebliğ ettirildiğini, davacının itiraz etmediğini, bunun üzerine --- tarihinde üçüncü haciz ihbarnamesi tebliğ ettirildiğini, ------- tarihinde tescil edildiğini, kuruluş ana sözleşme m.6 ile şirketin %80 hissesine sahip olan davacı, m.8 ile davacı 10 yıl süre ile müdür seçildiğini,
davacının ---- tarihinde davacının diğer hissedarın hisselerini satın alması ile şirketin tek ortaklı hale geldiğini ve davacının şirket müdürlüğüne devam etmesine karar verildiğini, davacı borçlunun şirketin tek ortağı ve yöneticisi olduğunu, borçlu şirketin 3. Kişi şirket ortağı nezdinde sermaye borcu dışında tamamen özel hukuktan kaynaklanan ve paraya çevrilmesi mümkün, haczedilebilecek nitelikte başkaca hak ve alacaklarının bulunabileceğini, bu nedenle haksız ve dayanaksız davanın reddini, davacının yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, masraf ve avukatlık ücretinin davacıya yüklenmesini, tahsilini,
sair haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, İİK'nin 89/3. maddesine istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle üçüncü kişinin açtığı menfi tespit davasıdır.Dosyanın------ sayılı görevsizlik kararı ile geldiği anlaşılmıştır. Takip hukukunda, borçlunun kendi elindeki alacakları yanında üçüncü kişilerde bulunan mal ve alacakları da haczedilebilir.
Borçlunun üçüncü kişilerdeki bir kıymetli evraka bağlı olmayan maaş ve ücretler dışındaki alacakları 2004 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre menkul hükmünde olduğundan menkul haczine ilişkin usule göre de haczedilebilir. Alacaklının, borçlunun üçüncü kişideki alacağının haczi talebi üzerine icra müdürü alacağı haczedip, icra tutanağına geçirip üçüncü kişiye bildirir. Böylece borçlunun üçüncü kişideki alacağı haczedilmiş olur.
2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinde öngörülen usule göre üçüncü kişiye haciz ihbarnamesi gönderilmesi üçüncü kişideki borçlunun alacağının borçluya ödenmesini önleyen bir muhafaza tedbiridir. ------ Karar sayılı --------kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin kararında, 2004 sayılı Kanun'un 89. maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında, görevli mahkemenin;
davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının görevin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığına karar verilmiş ve kararlar arasındaki farklılık bu şekilde giderilmiştir.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde;
eldeki davanın 2004 sayılı Kanun'un 89. maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davası olduğu, yerleşik yargı içtihatlarında belirtildiği üzere, görevli mahkemenin davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesi ile mahkememizin görevli olmadığı kanaati ile görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/641, K. 2025/341, 30 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama