KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2025
- Esas-Karar No
- 2023/677 - 2025/909
- Esas no
- 2023/677
- Karar no
- 2025/909
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23/02/2023
- Numarası
- 2021/427 E. - 2023/239 K.
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
1.813 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 23/02/2023 tarih ve 2021/427 Esas - 2023/239 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, taraflar arasında 09.09.2020 tarihinde nakliye anlaşması yapıldığını, bu anlaşma kapsamına müvekkilinin Sakarya/Türkiye'den Vladkavraz/ Rusya'ya gıda emtiasını taşıdığı ve 25.11.2020 tarihinde malların alıcısına teslim edildiğini, müvekkilinin Rusya'ya giriş yaptığı 17.09.2020 tarihinden malların teslim edildiği 25.11.2020 tarihine kadar Rusya'da kaldığını, , 09.09.2020 tarihli nakliye sözleşmesi gereğince 72 saat boşaltma süresi düşüldüğünde geriye 67 günlük demuraj süresi oluştuğunu, davalının sözleşme ile kararlaştırılan demuraj bedelini eksik ödediğini,
bu nedenle davalıya karşı Kahramankazan İcra Dairesinin 2021/41 esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalının bahsi geçen icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, %20' den az olmamak koşuluyla icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, demuraj ücretişnin talep edebilebilmesi için evrakların alıcıya ya da alıcının gümrükçüsüne teslim edilmesinin ve tahliye işlemlerinin başlatılması gerektiğini, davacının 14.10.2020 tarihinde araçla ilgili evrakları Rusya gümrüğüne verdiğini, bu tarihe göre sözleşmede kararlaştırılan serbest sürenin 19.10.2020 tarihinde sonra erdiğini, aracın 25. 11.2020 tarihinde boşaltıldığını, davacının 19.10.2020 - 25.11.2020 tarihleri arasında kalan 35 günlük süre için demuaj ücreti talep edebileceğini, bu süreye tekabül eden demuraj ücretinin de davacıya ödendiğini savunarak, davanın reddi ile kötü niyet tazminatının tahsilini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile usul ve yasaya uygun olarak alınan denetlenebilir ve birbirleriyle çelişki içermeyen hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporlarına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin demuraj bedeli konusundaki hükmü gereğince yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere davalının 27 gün bekleme süresinden kaynaklı demoraj bedeli ödemek zorunda olduğu, davalı taraf her ne kadar demuraj süresine ilişkin itirazda bulunmuşsa da, yükleme ve gümrüklemenin yapıldığı tarih 10.09.2020 olmasına rağmen aracın boşaltma tarihinin 25.11.2020 olduğu,
arada geçen yaklaşık 2,5 aylık süreye dair dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı, uzman görüşündeki süreye ilişkin bu çelişkinin giderildiği, daha önceden ödenen 35 günlük bekleme süresi düşüldüğünde davacının 27 günlük demuraj ücreti talebinde haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının, Kahramankazan İcra Müdürlüğünün 2021/41 esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin işlemiş faiz olmaksızın 2.700 Euro asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 540 Euro (fiili ödeme tarihinde TL karşılığı) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili, somut olayda davacıya ait tırların Rusya sınırından geçişi ve gümrüğe giriş tarihinin yazılı delillerle ile sabit olduğunu, bu rağmen varsayıma dayalı olarak aracın gümrüğe giriş tarihinin belirlenmesinin mümkün olmadığını, buna göre yapılan hesaplanmanın da hatalı bulunduğunu, bekleme süresinin tespiti konusunda ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının Rusya giriş tarihi ile gümrüğe geliş tarihi arasındaki zaman diliminde, aracın nerede olduğuna dair bir belge bilgi dosyaya sunulmadığını, davacının ispat yükünü yerinde getirmediğini,
davacının delil olarak dayandığı kendi ticari defter ve kayıtlarında müvekkilinden alacaklı olmadığının bilirkişi raporuyla belirlendiğini dava konusu bekleme süresinin 62 değil 35 gün olduğunu, buna tekabül eden ücretin de ödendiğini, taraflar arasındaki sözleşmede boşaltma süresi ile kastedilenin aracın şantiyeye gelişi ile boşaltma işleminin tamamlanması arasındaki süreyi tanımlandığını, ancak davacının kötü niyetli olarak aracın Rusya'ya girdiği tarihten itirabaren demuraj ücreti talep ettiğini,
demuraj ücreti talep edilebilmesi için teslim evraklarının alıcıya yada alıcının gümrükçüsüne teslim edilmesi ve tahliye işlemlerinin başlatılması gerektiğin, somut olayda demuraj ücretine esas süresinin araçların Rus gümrüğüne giriş tarihi olan 14.10.2020 tarihinden hesaplanması gerektiğini, davacının taşıma yapılan araçlara ilişkin evrakları gümrüğe 14.10.2020 tarihinde verdiğini, nakliye sözleşmesi ile kararlaştırılan serbest sürenin 19.10.200 tarihinde bittiğini, buna göre davacının boşaltma tarihi olan 25.11.2020 tarihine kadar 35 günlük demuraj ücreti isteyebileceğini,
nitekim dosyaya sundukları uzman görüşünde de aynı sonuçlara varıldığını, ayrıca davacının 67 günlük bekleme süresi olduğunu iddia ettiğini, buna dair kestiği faturanın 4600 Euro olduğunu , oysa 67 güne göre olması gereken bekleme ücretinin 6700 Euro olduğunu, dava konusu icra takibinde ise 3.841,67 Euro tahsilini istediğini, davacının talepleri arasındaki bahsi geçen çelişkilerin dikkate alınmadığını, iddiasını somutlaştırmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, demuraj ücretinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Yukarıda özet kısmında yer alan tarafların iddia ve savunmaları ile dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelere göre, taraflar arasında 09/09/2020 tarihinde düzenlenen taşıma sözleşmesi ile gıda malzemesinin Sakarya/Türkiye'den Vladkavraz/ Rusya'ya taşıma işinin davacı tarafından üstlenildiği, sözleşme ile boşaltma serbest süresinin 72 saat, bu serbest boşaltma süresini aşan her gün için ise 100 Euro demuraj ücretinin kararlaştırıldığı, emtianın 10.09.2020 tarihinde davacıya ait araca yüklenerek Türkiye'den yola çıktığı, aracın 17.09.2020 tarihinde Rusya'ya giriş yaptığı ve 25.11.2020 tarihinde boşaltıldığı hususlarında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davacı taraf, aracın Rusya'ya giridği 17.09.2020 tarih ile aracın boşaltıldığı 25.11.2020 tarihleri arasında, sözleşme ile kararlaştırılan 72 saatlik serbest süre düşüldükten sonra, 67 günlük süre için demuraj alacağının doğduğunu ileri sürmekte, davalı taraf ise demuraj ücretinin talep edebilebilmesi için evrakların alıcıya ya da alıcının gümrükçüsüne teslim edilmesinin ve tahliye işlemlerinin başlatılması gerektiğini, davacının 14.10.2020 tarihinde araçla ilgili evrakları Rusya gümrüğüne verdiğini,
bu tarihe göre sözleşmede kararlaştırılan serbeset sürenin 19.10.2020 tarihinde ( serbest sürenin bittiği tarih hafta sonuna denk geldiğinden ve sözleşmede serbest süre içerisinde kalan tüm tatil günlerinin demuraj harici olduğu kararlaştırıldığından) sonra erdiğini, aracın 25. 11.2020 tarihinde boşaltıldığını, davacının 19.10.2020-25.11.2020 tarihleri arasında kalan 35 günlük süre için demuaj ücreti talep edebileceğini, bu süreye tekabül eden demuraj ücretinin de davacıya ödendiğini dolayısıyla davacıya borçlu olmadığını savunmaktadır.
Dava konusu taşıma, yapıldığı güzergah itibariyle, CMR hükümlerine tabii ise de dava konusu olan demuraj ücreti ile ilgili CMR'de bir hüküm bulunmadığından, somut uyuşmazlığın 6102 sayılı TTK hükümleri çerveesinde çözümlenmesi gerekmektedir. TTK'nın 863/3 maddesinde taşıyıcının, sözleşme hükümlerine dayanarak veya kendi risk alanından kaynaklanmayan nedenlerle makul yükleme veya boşaltma süresinden daha fazla beklemesi durumunda bekleme ücreti olarak uygun bir ücrete hak kazanacağı düzenlenmiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporlarında aracın 17.09.2020 tarihinde Rusya'ya girdiği, Rusya gümrüğüne kadar olan yol mesafesi nazara alındığında, 19.09.2020 tarihinde Rusya gümrüğüne gelmesi gerektiği kabul edildiğinde, belirtilen tarih hafta sonuna denk geldiğinde gümrüklemenin 21.09.2020 pazartesi günü başladığının kabulü gerektiği, sözleşmede kararlaştırılan 72. saatlik serbest sürenin 23.09.2020 tarihinde sona erdiği, buna göre davacının 24.09.2020-25.11.2020 tarihleri arası için 62 günlük demuraj ücreti talep edebileceği, davalının 35 günlük demuraj ücretini ödediği,
ödenen tutar düşüldükten davacının talep edebeilceği demuraj ücrteinin 2700 Euor olduğu açıklanmış, mahkemece de bu tutar hüküm altına alınmıştır. Ancak dosya kapsmaına sunulan belglerden aracın 17.09.2020 tarihinde Rusya'ya giriş yaptıktan sonra gümrüğe 14.10.2020 tarihinde geldiği anlaşılmaktadır.
Esasen bu durum mahkemece alınan bilirkişi raporlarında da belirtilmekle birlikte, aracın Rusya'ya girişinden gümrüğe gelmesi gereken mutad sürenin 2 gün olduğu buna rağmen aracın bu süreden daha fazla bir sürede gümrüğe geldiği, bu durumunda davalıdan kaynaklnadığının düşünüldüğü gerekçesiyle davacının yukarda açıklandığı şekilde 24.09.2020-25.11.2020 tarheri arasındaki 67 gün için demuraj ücreti talep edebileceği sonucuna varılmıştır.
Gümrük işlemlerinin gecikmesinin davacı taşıyıcıdan kaynaklı olmayan bir sebepten ileri gelmesi halinde bu süre de boşaltma ve demuraj süresinin hesabında dikkate alınabilirse de dava konusu taşımayı gerçekleştiren aracın Rusyaya'ya giriş yaptıktan sonra gümrüğe geldiği tarihe kadar arada geçen süredeki beklemenin davacıdan değil davalıdan kaynaklı bir sebepten ileri geldiği hususunda dava dosyasına herhangi delil sunulmamıştır. Esasen bahsi geçen gecikmenin kendisinden kaynaklanmadığını ispat yükü kendisinde olan davacı tarafça da bu yönde açık bir iddia da ileri sürülmemiştir.
O halde, dava konsu taşımayı yapan davacıya ait aracın 17.09.2020 tarihinde Rusya girş yaptığı, 14.10.20 tarihnde de gümrüğe geldiği, normal şartlar altında Rusya'ya giriş yaptıktan sonra gümrüğüe geliş süresi 2 gün olsa da, davacının bu süreden daha fazla bir sürede 14.10.2020 tarihinde gümrüğe gelmesinin yani gümrüğe gelmek için beklemesinin kendisinden kaynaklı olmayan bir sebepten ileri geldiğini iddia ve ispat edemediği,
davalının 14.10.2020 tarihine göre, sözleşmede kararlaştırılan serbest süre düşüldüğünde, 25.11.2020 tarihne kadar geçen süredeki 35 günlük bekleme için davacının sözleşmeye göre talep edebilceği demuraj ücretini kabul edip ödediği de gözetiliğidne davacının davalıdan talep edebilecği demuraj ücretinin bulunmadığı kanaatine varılmış, aksi yöndeki ilk derece mahkemesinin kabülü yerinde görülmemiştir.
Her ne kadar, yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının davalı aleyhine icra takibi başlatması haksız olsa da, kötü niyetli kabul edilemeyeceğinden davalının kötü niyet tazminatı istemi yerinde bulunmamıştır.
Kabule göre de, mahkemece icra takibine konu edilen döviz alacağı kısmen kabul edilmiş ve icra inkar tazminatına döviz alacağının %20'si oranında hükmedilmiştir. İİK'nın 58. maddesinin açık hükmü karşısında, alacak yabancı para olsa bile icra takibine yapılan itirazın haksız olması halinde inkar tazminatının yabancı para olarak değil borçlandırılan miktar üzerinden TL olarak verilmesi gerekirken yazılı şekilde döviz olarak karar verilmesi de doğru değildir.
Bu itibarla, mahkemece yukarıda açıklanan nedenlerle davacının davalıdan talep edebileceği demuraj ücreti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/06/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/677, K. 2025/909, 2 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama