KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/725
- Karar No
- 2025/1045
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/02/2023
- Davanın konusu
- Maddi tazminat
Karar Metni
952 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 21/02/2023 tarih ve 2022/265 E. - 2023/190 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ve davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili Şirketin ... ili ... ... yetkili bayisi olduğunu, ... ... marka traktörün, ... bayisinden araç değişimi suretiyle alındığını, 18/03/2021 tarihinde davalı tarafından bu traktörün, müvekkiline teslim edilmek üzere teslim alındığını, traktörün taşınması sırasında 19/03/2021 tarihinde, alt geçide takılması sonucu tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza neticesinde traktörün kabininde ve üst kısmında ağır maddi hasar meydana geldiğini, büyük bir değer kaybına uğradığını, kazanın ve maddi hasarın oluşumunda davalının tam kusurlu olduğunu, 19/03/2021 tarihinde davalının,
traktörü hasarlı bir biçimde müvekkiline teslim ettiğini, kaza nedeniyle, taşınan araçta 58.575,20 TL zarar meydana geldiğini, ayrıca araçtaki değer kaybı nedeniyle de zarara uğradıklarını ileri sürerek, 58.575,20 TL maddi zararla 1.000,00 TL değer kaybının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 14/11/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile değer kaybı tazminatına ilişkin talebini 41.820,08 TL'ye yükseltmiş, maddi tazminat talebi için de faiz istenilmiştir.
Davalı ... vekili, kaza esnasında alt geçide gelmekte olan nakliye aracının hızının oldukça az olup, takılma gerçekleştiği anda müvekkilinin aracını durdurduğunu, söz konusu traktörün sadece portatif olan kabininin hasar gördüğünü, kazada müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, kazanın gerçekleştiği alt geçidin yüksekliğinin, hukuka ve mevzuata uygun olup olmadığının tespitinin gerektiği savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davalının, davacıya ait traktörü taşıması sırasında %100 kusurlu davranışı ile taşıdığı traktörün hasarlanmasına sebebiyet verdiği, bu nedenle oluşan hasardan sorumlu olduğu, bilirkişi raporu ile belirlendiği üzere davacıya ait traktörde 42.740 TL tutarında hasar oluştuğu, ayrıca traktörün 0 km olması nedeniyle yapılacak onarım sebebiyle 41.820,08 TL değer kaybı zararının oluştuğu, oluşan toplam 84.560,08 TL tutarındaki zarardan davalının kusurlu taşıma hizmeti ile zarara sebebiyet vermesi sebebiyle sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 84.560,08 TL'nin, 19/03/2021 kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, davanın tümü bakımından kabulüne karar verilmesi gerekirken, kısmen kabul kararı verilmesinin hukuka aykırılık oluşturduğunu, 25.07.2022 tarihli bilirkişi raporunda, araçta KDV hariç 42.740,00 TL tutarında hasar olduğu açıklanmış, söz konusu rapora taraflarca itiraz edilmiş olmasına rağmen, dosyanın ek rapora ya da yeni bir bilirkişi heyetine tevdii edilmediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, iyi niyetli davranmayan davacının, ... teslimat adresine gelindiğinde son bulacak sözleşmesel ilişkiye dayanarak müvekkili aleyhine dava ikame etmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemece bu durumun hiç değerlendirilmediğini, zararın, gönderenin defalarca teslimat adresini değiştirmesi neticesinde ve her türlü özeni gösteren müvekkilinin dikkat ve ihtimamına rağmen gerçekleştiğini, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, somut olaya konu traktörün yüklenmesinin firma tarafından yapıldığını ve yüklemeye ilişkin müvekkiline herhangi bir bilgilendirmede bulunulmadığını,
bu noktada da müvekkiline kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığını, dosya kapsamında alınan 26.07.2022 havale tarihli bilirkişi raporuna itirazlarını sunmalarına rağmen mahkemece, bu itirazlarının değerlendirilmediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
Dava, taşıma sözleşmesine dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamında, davalı tarafça taşınan traktörün, taşıma sırasında hasara uğradığı ileri sürülmüş, davalı taraf ise zararın, gönderenin teslimat adresini değiştirmesinden kaynaklandığı, yüklemenin gönderen firmaya ait olduğu yönünde savunmalarda bulunulmuştur.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 33. maddesi uyarınca hakim, Türk hukukunu resen uygular. Bu hükümden hareketle, bir davada olayları açıklamanın taraflara, hukuki nitelendirmenin ise hakime ait olduğu, genel kabul gören bir ilkedir. Bu kapsamda, dava konusu uyuşmazlık değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki ilişki, taşıma sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, somut uyuşmazlığa TTK'nın dördüncü kitabındaki taşıma hükümlerin uygulanması gerekmektedir.
Bu bağlamda TTK'nın 875/1. maddesinde taşıyıcının, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumlu bulunduğunun düzenlendiği, yine Kanun'un 876 ve 878. maddelerinde taşıyıcının sorumluluktan kurtulma halleri hüküm altına alınmıştır.
Yine anılan hükümler çerçevesinde, tazminatın belirlenmesine yönelik özel hükümler getirilmiş, taşıyıcının sınırlı sorumluluğu hükümlerine yer verilmiştir.
Bu bağlamda, somut uyuşmazlığa TTK'nın taşıma kitabındaki hükümlerin uygulanması gerektiği halde yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, ilk derece mahkemesince somut uyuşmazlık hatalı olarak nitelendirilerek, Karayolları Trafik Kanunu ve haksız fiil hükümleri çerçevesinde çözülmüştür. Bu itibarla TTK'nın taşıma kitabındaki hükümler tartışılmadan yanlış hukuki nitelendirme ile bir sonuca varılması doğru bulunmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca, davanın yeniden görülüp yeni bir karar verilmesi için ilk derece mahkemesine ait kararın esası incelenmeden kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın niteliğine göre taraf vekillerinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/05/2025
BaşkaN
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/725, K. 2025/1045, 22 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama