KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2026
- Esas-Karar No
- 2024/105 - 2026/296
- Esas no
- 2024/105
- Karar no
- 2026/296
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/10/2023
- Numarası
- 2023/107 E. - 2023/337 K.
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali
Karar Metni
613 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/10/2023 tarih ve 2023/107 E. - 2023/337 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin 2022/016183 sayılı "..." ibareli marka başvurusunun "..." ibareli markalara dayalı olarak SMK'nın 5/1-ç maddesi uyarınca kısmen reddedildiğini, verilen kararın hatalı olduğunu, müvekkili markalarının tanınmış bulunduğunu, ... Belediyesi iştiraki olduğunu, taraf markalarının aynı ya da ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığını, markaları oluşturan unsurların birebir aynı bulunmadığını, gerek şekil gerek isim itibariyle farklılaştıklarını, müvekkili markasının bütün olarak “...” ibarelerinden oluştuğunu, redde gerekçe markaların ise tek başına “...” sözcüğünden meydana geldiğini, redde gerekçe markaların ret kararı verilen sınıflarda kullanımı dahi olmadığını ileri sürerek, YİDK'in 2022-M-18568 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında, başvuru kapsamından çıkarılan hizmetler yönünden SMK'nın 5/1-ç maddesi anlamında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, dava konusu 2022/016183 sayılı marka başvurusu kapsamından SMK'nın 5/1-ç maddesi uyarınca çıkartılmasına karar verilen 41. sınıftaki hizmetlerin, ret gerekçesi markalar kapsamında da aynı şekilde yer aldığı, dava konusu marka ile redde mesnet markalar arasında SMK'nın 5/1-ç maddesi anlamında ayırt edilemeyecek bir benzerliğin mevcut olduğu, bu nedenle iptali istenen YİDK kararının yerinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, müvekkil şirketin "..." ibareli marka başvurusu ile kısmi redde gerekçe markalar arasında aynılık veya ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunmadığını, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun hukuka aykırı olduğunu, gerekçeli kararda, hiçbir şekilde karşılaştırmaya konu markaların orta düzeydeki tüketici kitlesi üzerinde bıraktıkları genel izlenime değinilmediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç maddesi hükmünün uygulanabilmesi için markalar arasındaki benzerliğin iltibasa yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olmasının gerektiği, dava konusu "..." ibareli başvuru ile redde mesnet "..." ibareli markalar arasında, başvuru kapsamından çıkarılan 41. sınıftaki hizmetler yönünden bu anlamda bir benzerliğin bulunduğu,
zira markaların asli unsurlarının aynı olduğu ve başvuruda farklı olarak yer verilen "..." ibaresi, başvuru kapsamından çıkarılan hizmetler yönünden tanımlayıcı nitelik taşıdığından, başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/02/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2024/105, K. 2026/296, 12 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama