KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Eylül 2025
- Esas-Karar No
- 2024/134 - 2025/1507
- Esas no
- 2024/134
- Karar no
- 2025/1507
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/09/2023
- Numarası
- 2022/26 E. - 2023/594 K.
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı
Karar Metni
874 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 27/09/2023 Tarih ve 2022/26 Esas - 2023/594 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı şirkete nakliye hizmeti sunduğunu, bu kapsamda 2019 yılı içerisinde muhtelif tarihlerde faturalandırma yaptığını, davalı şirketin müvekkil firmaya 2019 sonu 110.141,85
TL. borcunun bulunduğunu, 2019-2020 yıllarına ait cari hesap ekstraları incelendiğinde söz
konusu borcun varlığının ve davalı şirket tarafınca yapılan ödemeler neticesinde bakiye borçları bulunduğunun gözükeceğini, davalının cari hesap bakiye borcunu müvekkiline ödemediğinden 15.01.2020 tarihinde icra takibi başlattıklarını, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin şimdilik 1.000,00-TL üzerinden devamına ve davalı tarafın asıl alacak üzerinden % 20 oranından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar
verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından müvekkil aleyhine girişilen icra takibine
yasal süresi içerisinde borca, yetkiye, faize ve takipte yer alan tüm ferilere itiraz edildiğini, zamanaşımı itirazlarının olduğunu, müvekkil şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, haksız ve kötü niyetli olarak müvekkil şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını savunarak, davanın reddini, davacının asıl alacak tutarının %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davacı tarafın, cari hesaptan kaynaklanan ve tespit olunan 67.554,24-TL alacak için icra takibi yapmakta haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptali ile icra takibinin 67.554,24-TL üzerinden devamına, alacak likit olduğundan davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin kabulüne, davacı taraf icra takibinde tümüyle haksız ve kötü niyetli olmadığından davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacı kayıtlarında iade faturalarının yer almadığını, tutulan defterlerin usule uygun olmadığını, düzenlenen faturaların müvekkil şirket tarafından kabul edilmediğini, davacı tarafından faturaların dayanağının bildirilmediğini ve ispat edilmediğini, müvekkil şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davacıdan herhangi bir taşıma hizmeti alınmış ise de karşılığı olan tutar müvekkil şirket tarafından eksiksiz şekilde ödendiğini,
davacının alınmamış olan hizmete ilişkin fatura düzenlemesi ve salt bu faturalardan alacaklı olmasının sebepsiz zenginleşme niteliğinde olacağından hukuka ve mantığa aykırı olduğunu, müvekkili şirkete karşı usulüne uygun olarak düzenlenen faturalar vadesi içinde ödenmiş olduğundan, inkar tazminatının reddinin gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının
kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, taşıma sözleşmesine dayalı alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 307. maddesine göre davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragat ile davacı, dava konusu haktan maddî hukuk açısından geri dönülemeyecek biçimde vazgeçtiğinden, bu konuda artık herhangi bir hak talep etmesi kural olarak mümkün değildir. Feragat, bir inşai hakkın kullanılması niteliği taşır, karşı tarafın veya mahkemenin kabulüne gerek yoktur ve dosyaya vardığı anda kendiliğinden sonuç doğurur. Kural olarak davacı, her davadan hiçbir kayda tabi olmaksızın feragat edebilir. Kayıtsız ve şartsız olması gereken feragat, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. HMK'nın 311. maddesine göre feragat, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur.
Somut uyuşmazlıkta, her ne kadar mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilip, verilen karar davalı vekilince istinaf edilmiş ise de, karardan sonra davacı vekili Av. ... tarafından UYAP sisteminden gönderilen 05/08/2025 tarihli dilekçe ile müvekkili ... Otomotiv Turizm Taşımacılık Araç Kiralama Reklam Bilişim Pazarlama Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi ile davalı ...
Lojistik Hizmetleri Anonim Şirketi arasında imzalanan 25.06.2025 tarihli Sulh Sözleşmesi doğrultusunda davadan feragat ettiklerinin bildirildiği, davacı vekillinin dosyada mevcut vekaletnamesinin davadan feragat yetkisini içerdiği, davalı vekili Av. ... tarafından da UYAP sisteminden gönderilen 06/08/2025 tarihli dilekçe ile yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesinin talep edildiği anlaşıldığından, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/09/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip271625
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2024/134, K. 2025/1507, 2 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama