İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2024/1367 K.2024/1442

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/12/2023 tarih ve 2023/74 E. - 2023/474 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış…

Esas2024/1367Karar2024/1442Tarih20 Eylül 2024Okuma10 dk · 2.055 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Davalı-karşı Davacı

Karar tarihi
20 Eylül 2024
Esas no
2024/1367
Karar no
2024/1442
Başkan
... ...
Üye
... ...
Üye
... ...
Katip
... ...
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
06/12/2023
Numarası
2023/74 E. - 2023/474 K.
Davacı-karşı davalı
—
Vekili
—
Karşı dava
Marka İptali
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.055 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/12/2023 tarih ve 2023/74 E. - 2023/474 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, müvekkilinin Endonezya’da mukim, 1980’li yılların başında kurulmuş, hazır makarna ve noodle üretimi ve pazarlaması alanında dünya çapında 85 ülkede faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, Ülkemizde de yıllardan beri “...” markalı hazır noodle ürünlerinin üretimi ve pazarlamasını gerçekleştirdiğini, “...” markasının 2006 28499, 2011 44386 ve 2016 36060 tescil numaraları ile tescilli olduğunu, davalı tarafın iş yerinde ve www...com.tr alan adlı internet sitelerinde müvekkiline ait tescilli “...” ibareli markasının benzeri olan “...” markasını,

müvekkilinin markalarının da tescilli olduğu 30. Sınıfta yer alan ürünlerden hazır noodle ürünleri üzerinde, izinsiz ve hukuka aykırı bir biçimde kullandığını, davalının müvekkilinin bu markalar üzerindeki haklarına tecavüz ettiğini, müvekkilinin “...” markası ile uzun yıllardır faaliyet gösterdiğini, markaya yapılan yatırımlar ile “...” markasının sektöründe haklı bir üne kavuştuğunu, bu hususun aynı sektörde faaliyet gösteren davalı tarafından bilinmemesinin mümkün bulunmadığını, davalının kötüniyetli olduğunu, müvekkilinin uğradığı maddi zararın tazmini amacıyla,

fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak şimdilik sadece 30.000 TL maddi tazminat talep ettiklerini, davalının izinsiz ve hukuka aykırı markasal kullanımlarını gerçekleştirdiği ürünlerin malzeme kalitesi, işçilik benzeri hususlar bakımından müvekkili ürünlerine nazaran düşük olup, müvekkili markasının itibarına zarar verdiğini, bu nedenle müvekkilinin uğradığı manevi zararın tazminini talep ettiklerini, davalının eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunu, Borçlar Kanunu m. 49 uyarınca müvekkilinin uğradığı manevi zararın tazmini amacıyla 10.000 TL manevi tazminat talep ettiklerini,

davalı tarafın 2017 73338 sayılı “... ...” ve 2018 38691 sayılı “... ... ...” şeklindeki 30. sınıfta tescilli markalarının “...”, “...” ve “...” kelime unsurlarından oluştuğunu ve esas unsurun “...” ibaresi olduğunu, müvekkilinin 2006 28499, 2011 44386 ve 2016 36060 sayı ile tescilli markalarının tek ve esas unsurunun “...” ibaresi olduğunu, davalı taraf markalarında yer alan “...” ve “...” ibarelerinin cins adı olduğunu ve ayırt ediciliklerinin olmadığını,

müvekkilinin tanınmış “...” markası davalının 30. sınıftaki emtiaları kapsayan markalarının 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca tescil engelleri ve hükümsüzlük koşullarının oluştuğunu, davalı markalarının 6769 sayılı SMK'nın 6/4 ve 6/5. madde hükümleri uyarınca da hangi sınıflarda tescilli olduğuna bakılmaksızın hükümsüz kılınması gerektiğini, davalının kötüniyetli olduğunu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/9. maddesi ve 25/1. bendi uyarınca markanın hükümsüzlüğü gerektiğini ileri sürerek davanın kabulünü talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının 2006/28499 numaralı markasının koruma tarihinin 14.06.2016 tarihinde sona erdiğini, koruma süresi 14.06.2016’da biten ve yenilenmeyen bu markanın koruma süresi sona erdikten sonraki 2 yıl içinde dayanak olabileceğini, bu nedenle de 24.10.2018 tarihinde açılan iş bu davaya dayanak olamayacağını, 2011/44386 numaralı markanın 29, 31 ve 35. sınıfta tescilli olduğunu, müvekkilinin markasının 30. Sınıfta tescilli olduğunu, davacının markasının tanınmış marka olmadığını, 2016/36060 numaralı “...” isimli markanın SMK m. 6/1’e ilişkin iddialara dayanak yapıldığını,

müvekkiline ait markaların davacı yana ait markaya ayniyeti veya benzerliği nedeniyle iltibas olasılığı yaratmasına dayanılarak dava açılabilmesi için, davacının markasının en az 5 yıldır tescilli olmak kaydıyla Türkiye’de ciddi biçimde kullanılıyor olması gerektiğini, bu şartların ispatlanamaması halinde hükümsüzlük davasının reddi gerekeceğini, somut olayda davacı tarafın markasının 5 yıllık tescil şartını taşımadığı gibi, markanın Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmakta olduğuna dair herhangi bir delil de sunulamadığını, taraf markalarının içerdiği harf, sözcük, şekil,

resim ve renk öğelerinin konumlandırılış biçimleri itibariyle genel görünümlerinde hiçbir şekilde bir benzerlik bulunmadığını, davacı tarafın iddialarının aksine ... markasının bir anlamı ve hikâyesi bulunduğunu, davaya konu markanın kullanıldığı ürünün ince uzun bir erişte olduğunu, müvekkilinin markasını içeren ürünün (erişte) menşeinin Endonezya olduğunu, Endonezya dilinde ...’nin erişte anlamına geldiğini, ...’nun ise “yapmak” anlamına geldiğinden, müvekkilinin bu iki kelimeyi birlikte kullanmak istediğini, müvekkili markasının ...+... şeklinde düşünülerek,

her iki kelimenin büyük kullanılmak suretiyle ... şeklinde oluşturulduğunu, davacı tarafın kötüniyet iddialarının yersiz olduğunu, tanınmış marka iddiasını ileri süren tarafın bu iddiasını ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Karşı davada davacı vekili, karşı davalının 2006/28499 tescil numaralı markasının koruma tarihi sona erdikten sonra kanunun belirttiği süreler dâhilinde yenilenmeyen bir marka olduğunu, markanın yenilendiğine dair herhangi bir kayıt bulunmadığını, koruma süresi sona eren ve yenilenmeyen 2006/28499 tescil numaralı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, karşı davalının 2011/44386 tescil numaralı ... markasını uzun yıllardır 30. sınıf kapsamında yer alan ürünler üzerinde kullanmakta olduğunu beyan etmesine rağmen, markanın 29, 31 ve 35. sınıflarda tescilli olduğunu,

dolayısıyla dava dilekçesinde de ikrar edildiği üzere davacıya ait 2011/44386 tescil numaralı markanın kullanılmayan 29, 31 ve 35. sınıflar yönünden Sınaî Mülkiyet Kanunu’nun 25/5. maddesi uyarınca hükümsüzlüğünü talep ettiklerini ileri sürerek 2006/28499 tescil numaralı markanın hükümsüzlüğüne, 2011/44386 tescil numaralı markanın 29, 31 ve 35. sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin 2006 28499 numaralı markasının yenilenmediği iddia edilse de 14.06.2016 tarihinde yenilendiğini, 2011 44386 sayılı markanın 30. Sınıfta kullanıma konu edildiğine ilişkin asıl davadaki iddialar karşısında tescilli olduğu 29, 31, 35. Sınıflarda kullanıma konu edilmediği yönündeki karşı dava iddialarının kabul edilebilir olmadığını, markalarının Türkiye'de yoğun olarak kullanıldığını, asıl davadaki 30. Sınıfta yer alan emtialar için markasal kullanıma konu edildiğine ilişkin beyanının yanlış yorumlandığını,

müvekkilinin “...” markası ile davalı/karşı davacının “...” markasının Türkiye’de Endonezce dilinin pek bilinmediği gerçeği karşısında ortalama tüketici nezdinde marka algısı bütün olarak algılamasına bakacağını, detaylara girmeyeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davada, davalının davacı markalarından sonraki tarihli markalarının kullanımına ilişkin dosya kapsamındaki kullanım kayıtlarının davacının önceki tarihli tescilli markalarından doğan haklara tecavüz oluşturduğu, davalı kullanımlarının davacının önceki tarihli markaları bakımından haksız rekabet oluşturduğu, davacının kullanım ispatına konu olmayan 2016/36060 sayılı markası arasında ortalama tüketiciler nazarında iltibas düzeyinde benzerlik oluştuğu, davacı tarafın SMK'nın 151/2-b maddesi uyarınca maddi tazminat istediği,

HMK'nın 220/3 ve SMK'nın 150/3. maddesine göre mali müşavir isteği doğrultusunda ilgili defter ve kayıtların ibrazı konusunda davalıya ihtarlı bildirimde bulunulduğu, ancak davalının ilgili kayıt ve belgeleri ibraz etmediği, bu nedenle Borçlar Kanunu'nun 50/2. maddesi göz önünde tutularak, zararın miktarının hakkaniyete uygun olarak belirlendiği, oluşan eylemde davacının manevi zarar görmesi nedeniyle bu talebinde haklı olduğu, davacının kullanım ispatına konu olmayan 2016/36060 sayılı markası ile davalının "Şekil+... ..." (2017/73338) ve "Şekil+... ... ...

(2018/38691 ) ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, diğer yönden emtia benzerliğinin de oluştuğu, taraf marka işaretleri arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşulunun oluştuğu, diğer yönden SMK'nın 6/5. maddesine göre davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan, haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hususlarının kanıtlanamadığı, davalı markasının kötüniyetli tescil ediliğinin de ispat edilemediği,

karşı davada, davalının 2006/28499 sayılı markasının 30. Sınıfta 14/06/2006 tarihinde tescil edildiği, 14/06/2016 tarihinden itibaren de yenilendiği, karşı davanın açıldığı 21/02/2019 tarihinden geriye yönelik son 5 yıl için de (21/02/2014 - 21/02/2019 arasında) bu markayı kullandığını ispat etmesi gerektiği, yine davalının 2011/44386 sayılı markasının 29 , 31 ve 35. Sınıfta 26/02/2012 tarihinde tescil edildiği,

karşı davanın açıldığı 21/02/2019 tarihinden geriye yönelik son 5 yıl için de (21/02/2014- 21/02/2019 arasında) bu markayı kullandığını ispat etmesi gerektiği, karşı davalı tarafından dosya kapsamına ibraz edilmiş olan belgelerin, 2006 28499 ve 201144386 tescil numaralı markaların kullanımını ispata elverişli olmadığı gerekçesi ile asıl davanın kabulüne, davalı taraf eyleminin davacıya ait tescilli marka hakkında tecavüz oluşturduğundan davalının bu tür eylemlerinin önlenmesine, durdurulmasına, tecavüz eylemlerinin giderilmesine,

davalıya ait ... ibaresini taşıyan ve davacı markasının kapsamındaki tüm ürünlerin ve tanıtım araçlarının toplatılmasını bu ibarenin her türlü ürün, tanıtım aracından çıkarılmasına, bu imkansız ise bu ürünlerin imhasına, davalı taraf eyleminin aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğundan bu eylemlerin menine, bu eylemlerin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, davacı tarafın fazlaya ilişkin maddi hakları saklı tutularak Borçlar Kanunu'nun 50/2. maddesi kapsamında dilekçede talep edilen 30.000 TL maddi tazminatın davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

davacı tarafça talep edilen 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalı tarafa ait 2017/73338 ve 2018/38691 sayılı markaların hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine, karşı davanın kabulüne, davalı tarafa ait 2006/28499 ve 2011/44386 sayılı markanın kullanılmamaları nedeniyle iptaline karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı karşı davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemece gerçekleştirilen tahkikat sırasında görevlendirilen yeni bilirkişi heyetinin, müvekkilinin markasının kullanımına ilişkin sunulan hiçbir delilin incelenmediğini, bir önceki bilirkişi raporunu olduğu gibi kopyaladığını, müvekkilinin markasının kullanımına ilişkin olarak sunulan delillerin incelenmediğini, hazırlanan raporda eksik incelemeye dayalı hatalı bir değerlendirme yapıldığını, itirazları karşılar nitelikte yeni bir heyet raporu yahut ek rapor alınması yönündeki itirazların da mahkemece reddedildiğini, delil listesi ile birlikte sunulan tüm deliller incelendiğinde,

müvekkilinin markasının ve ürünlerinin, ülkemizde her şehrin her semtinde yer alan en büyük market zincirlerinde uzun yıllardır satışa sunulduğunun, markaya büyük reklam ve promosyon harcamaları yapıldığının, müvekkilinin sadece ülkemizde değil, dünya genelinde alanındaki ilk 10 markadan biri olduğunun tespit edileceğini, yeni bir rapor hazırlanması yönündeki taleplerinin haksız bir şekilde reddedilmesinin müvekkilinin adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının karşı davaya ilişkin vermiş olduğu kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak, karşı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı karşı davacı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, markalar görsel olarak karşılaştırıldığında, içerdiği harf, sözcük, şekil, resim ve renk öğelerinin konumlandırılış biçimleri itibariyle genel görünümlerinde hiçbir şekilde bir benzerlik bulunmadığını, işitse benzerlik iddialarının da dayanaksız kaldığını, davacı tarafın kötüniyet iddialarının yersiz olduğunu, davacı karşı davalı açısından hükmedilen maddi ve manevi tazminat taleplerinin de reddedilmesi gerektiğini ileri sürerek asıl dava yönünden davacı karşı davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, karşı dava yönünden usule, yasaya ve hakkaniyete aykırı olarak verilen kararın kaldırılmasına ve karşı davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Asıl dava,marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin men'i, ref'i ile maddi ve manevi tazminat ve marka hükümsüzlüğü, karşı dava ise marka iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının kullanım ispatına konu olmayan "..." (2016/36060) ibareli tescilli markası ile davalının "Şekil+... ..." (2017/73338) ve "Şekil+... ... ...

(2018/38691) ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, önceki markadaki ve sonraki markadaki işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içinde,

davalının markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının kullanım ispatına konu olmayan "... "(2016/36060) ibareli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, iltibas ve benzerlik nedeniyle her iki taraf markası arasında yanılgı yaşayabileceği, hedef kitle açısından iltibas ve benzerlik nedeniyle davalı taraf markası ile davacı taraf markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idarî ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme tarafından piyasaya sunulan markalar algısı oluşabileceği, bu açıdan taraf marka işaretleri arasında 6769 sayılı SMK 6/1 iltibas koşulu oluştuğu,

diğer yönden SMK'nın 6/5. maddesine göre davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hususlarının kanıtlanmadığı, davalı markasının kötüniyetli tescil ediliğinin de ispatlanamadığı, bu bağlamda davalının davacı markalarından sonraki tarihli markalarının kullanımının davacının önceki tarihli tescilli markalarından doğan haklara tecavüz oluşturduğu,

davalı kullanımlarının davacının önceki tarihli markaları bakımından haksız rekabet yarattığı, SMK'nın 151/2-b maddesi uyarınca hesap yapılamadığı için Türk Borçlar Kanunu'nun 50/2. maddesi göz önünde tutularak, zararın miktarının belirlenmesinde bir isabetsizlik olmadığı, karşı davalı firmanın 2006/28499 ve 2011/44386 tescil sayılı markalarını kapsamında yer alan emtia açısından Türkiye’de ciddi biçimde kullanımını ispatlanamadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu uyarınca asıl dava yönünden davalı karşı davacıdan alınması gereken 2.732,40-TL nispi istinaf karar ve ilam harcının davalı karşı davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

3-Harçlar Kanunu uyarınca karşı dava yönünden taraflardan alınması gereken 427,60'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, taraflarca istinaf başvurusunda ayrı ayrı yatırılan istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

4-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin taraflar uhdesinde bırakılmasına,

5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 20/09/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/09/2024

Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2024/1367, K. 2024/1442, 20 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Gerekçe
  7. Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 23/09/2024
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1367
Karar No
2024/1442
Tarih
20 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2024/1367 K.2024/1144
  • Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/1368 K.2024/1482
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2024/1369 K.2024/1308
  • Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/1369 K.2024/1485
  • Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/1370 K.2024/1484
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2024/1371 K.2024/1478

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.