KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Mahkemesi Davacı Vekilleri Davalı
- Esas No
- 2024/2435
- Karar No
- 2024/2086
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2024
- Esas-Karar No
- 2024/1640 - 2025/271
- Esas no
- 2024/1640
- Karar no
- 2025/271
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 17/07/2024
- Numarası
- 2023/312 E. - 2024/385 K.
- Davanın konusu
- Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
715 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/07/2024 Tarih ve 2023/312 Esas - 2024/385 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davalının 2010/12115 sayılı markasını 18.11.2009 tarihinde tescil ettirdiğini, fakat tescil tarihinden itibaren 5 yıl geçmiş olmasına rağmen markasını bu süre zarfında Sınai Mülkiyet Kanunu’nun hükümlerine uygun şekilde kullanmadığını ve bu markanın iptalini talep etmekte hukuki menfaatinin bulunduğunu ileri sürerek, SMK madde 9 uyarınca markanın kullanılmama sebebiyle iptaline ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin 2010/12115 başvuru numaralı markasını Türkiyede tescilli olduğu mallar bakımından ciddi biçimde kullandığını savunarak, davanın öncelikle aktif husumet yokluğu sebebiyle usulden ve markanın ciddi kullanımı nedeniyle esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davalı adına tescilli 2010/12115 tescil numaralı "...+ŞEKİL" ibareli markanın, tescilli olduğu 7 ve 12. sınıfta SMK'nın 9. maddesi kapsamında ciddi ölçüde kullanıldığı, hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, dosyanın bilirkişi incelemesi sırasında SMK madde 9 kapsamında yapılması gereken incelemelerin yapılmadığını, yerel mahkeme tarafından hatalı bilirkişi raporuna itirazlarımız değerlendirilmeksizin eksik ve hatalı bilirkişi raporuna dayalı hüküm kurulduğunu, davalı markasının tescilli olduğu 7. sınıftaki “jeneratörler, elektrik jeneratörleri, paletli konveyörler dahil
olmak üzere konveyörler” ve 8. sınıftaki “araç kaldıraçları, taşıma arabaları,
forkliftler” emtiaları üzerinde kullanılmadığının açıkça anlaşıldığını, emsal Yargıtay kararları uyarınca davalının SMK madde 9 uyarınca kullanımını ispatlayamadığını, bilirkişi raporundaki ticari defter kayıtlarından da anlaşılacağı üzere davalının dava konusu markaya ilişkin yoğun ve ciddi kullanımının olmadığını, ilk derece mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 307. maddesine göre davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragat ile davacı, dava konusu haktan maddî hukuk açısından geri dönülemeyecek biçimde vazgeçtiğinden, bu konuda artık herhangi bir hak talep etmesi kural olarak mümkün değildir. Feragat, bir inşai hakkın kullanılması niteliği taşır, karşı tarafın veya mahkemenin kabulüne gerek yoktur ve dosyaya vardığı anda kendiliğinden sonuç doğurur. Kural olarak davacı, her davadan hiçbir kayda tabi olmaksızın feragat edebilir. Kayıtsız ve şartsız olması gereken feragat, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. HMK'nın 311. maddesine göre feragat, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur.
Somut uyuşmazlıkta, her ne kadar mahkemece davanın reddine karar verilip, verilen karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiş ise de, karardan sonra davacı vekili Av. ... tarafından UYAP sisteminden gönderilen 05/02/2025 tarihli dilekçe ile kayıtsız şartsız olarak davadan feragat ettiğini, tarafların birbirinden vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını bildirdiği, davacı vekillinin dosyada mevcut vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Davalı vekili tarafından UYAP sisteminden gönderilen 06/02/2025 tarihli dilekçe ile davacı tarafından feragat edilerek sonlandırılan yargılamada vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığı beyanları dikkate alınarak, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/02/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2024/2435, K. 2024/2086, 20 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama