KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Dava Konusu Markayı Devralan Davacı Devreden Davacı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/2472 - 2024/2114
- Esas no
- 2024/2472
- Karar no
- 2024/2114
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/06/2022
- Numarası
- 2021/130 E. - 2022/183 K.
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- YİDK Kararı İptali
Karar Metni
1.002 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/06/2022 tarih ve 2021/130 E. - 2022/183 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkiline ait 2019/112900 sayı ve "..." ibareli marka tescil başvurusunun, davalının 2019/77708, 2018/31524 ve 2018/31530 sayılı "...", "..." ve "..." ibareli markalarına dayanarak yapmış olduğu itirazı sonucunda, 2021-M-1477 sayılı ve 05.03.2021 tarihli ... YİDK kararı ile nihai olarak kısmen reddedildiğini, kararın haksız olduğunu ileri sürerek, davalı ... YİDK kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı Şirket vekili, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece davacıya duruşma gününün usulüne uygun olarak bildirilmesine rağmen, 19/01/2022 tarihinde duruşmaya gelmediği gibi mazeret de bildirmediği, davalı tarafça takip olunmayan dosyanın 19/01/2022 tarihli duruşmada işlemden kaldırıldığı ve üç aylık süre içerisinde taraflarca yenilenmediği gerekçesiyle taraflarca takip edilmeyip süresinde yenilenmeyen davanın HMK'nun 150. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin işbu davadan mahkemece verilen kararı kendisine tebliğ edildiği zaman diliminde haberdar olduğunu, huzurdaki davanın, ilk davacı ...
A.Ş. tarafından, davalılara yönelik olarak “...” ibareli marka tescil başvurusuna ilişkin ... tarafından verilen kısmi ret kararına karşı açıldığını, ilk davacı yan vekili tarafından 09/11/2021 tarihli beyan dilekçesiyle birlikte "..,işbu davanın konusunu teşkil eden, 2019/112900 başvuru numaralı “...” markası, işbu davanın ikame edilmesinden sonra müvekkilimiz Şirket tarafından 05 Temmuz 2021 tarihinde ...’e devredilmiştir.
Dava konusu markaya ilişkin olarak ... internet sitesinden alınan sicil dökümü işbu dilekçemiz ekinde sunulmakta olup (Ek), marka bilgilerinde dava konusu markanın sahibinin halihazırda ... olduğu görülmektedir. işbu davanın konusunu teşkil eden marka, davanın açılmasından sonra müvekkilimiz tarafından ...’e devredilmiş olduğundan, ...’in işbu davaya davacı olarak devam etmesine karar verilmesi gerekmektedir..." şeklinde talepte bulunulduğunu, ancak müvekkili ...
A.Ş.'nin işbu davadan ve duruşmadan haberdar edilmediğini, devreden şirketin beyanları doğrultusunda müvekkili şirkete tebligat yapılmadığını, dolayısıyla müvekkilinin yargılama sürecinde huzurdaki davayı tarafların takip etmemesinden kaynaklı olarak davanın açılmamış sayılmasına ilişkin karar ile hak kaybına uğradığını, öncelikle yargılamanın işbu aşamasından sonra huzurdaki dosyanın yargılamasında müvekkili şirketin davacı olarak taraf sıfatını haiz bulunduğundan kaynaklı tüm tebligatların müvekkili şirkete yapılması gerektiğini, ...
A.Ş.'den dava konusu markaların 05 Temmuz 2021 tarihinde müvekkili tarafından devralındığını, bu tarihten itibaren müvekkili şirketin işbu dosyada taraf sıfatını haiz olduğunu, davanın esası yönünden de müvekkilinin ruhsat sahibi bulunduğu ... ile 1998 yılından beri 20 yılı aşkın bir süredir sağlık sektöründe faaliyet gösterdiğini ve davanın esası yönünden de taleplerinin haklı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın talepleri doğrultusunda kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararı iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece 10.11.2021 tarihli oturumda dava konusu markanın devredildiği anlaşıldığından yeni davacı ... A.Ş.'ne duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye çıkarılmasına karar verilmiş, "..." adresine çıkarılan davetiye, 25.11.2021 tarihinde "Muhatabın adreste olmaması nedeniyle iş yerinde birlikte çalıştığını beyan eden işçisi ...'a tebliğ edilmiş" 19.01.2022 tarihli oturumda ise davalı Kurum vekilinin davayı takip etmediklerini beyan etmesi üzerine, dosyanın işlemden kaldırılmasına, 27.06.2022 tarihinde de üç aylık süre içerisinde taraflarca yenilenmeyen davanın HMK'nun 150. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
İlk davacı ... A.Ş. tarafından, işbu davanın konusunu oluşturan 2019/112900 sayılı ve "..." ibareli marka tescil başvurusu, 05.05.2021 dava tarihinden sonra, 05.07.2021 tarihinde ... A.Ş.'ne devredildiğine göre, mahkemece HMK'nın 125/2. maddesi uyarınca dava konusunu devralan yeni davacıya duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye çıkarılması doğrudur.
Ancak 7201 sayılı Tebligat Kanununun 7/a maddesinde belirtilen gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur. Nitekim mahkemece verilen karar tebliği de davacı ... A.Ş.'nin UETS adresine elektronik yolla yapılmış ve anılan şirket işbu davadan bu yolla haberdar olmuştur.
Kaldı ki mahkemece davacı ...
A.Ş.'nin adresine 25.11.2021 tarihinde yapılan tebligat dahi tebliğ yapan memur tarafından tebligat üzerinde, tüzel kişi adına tebligatı almaya yetkili kişilerin hangi sebeple mutat iş saatlerinde işyerinde bulunmadıklarının veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde olduklarının ve tüzel kişinin o yerdeki sürekli çalışan memur veya müstahdemlerinin bulunmadıklarının tebliğ mazbatasında belirtilip, tebliğin bundan sonra, o yerdeki diğer bir memur veya müstahdeme yapılmış olması şartının yerine getirildiğinin belirtilmemesi nedeniyle 7201 sayılı Tebligat Kanununun 12 ve 13. ve Tebligat Yönetmeliğinin 20 ve 21. maddesinde uygun değildir.
Zira anılan hükümler uyarınca tüzel kişilerin memur veya müstahdemlerine tebligat yapılmasının şartı, tüzel kişinin yetkili temsilcisine neden tebligat yapılamadığının tereddüde meydan bırakmayacak şekilde şerh düşülmesidir.
Bu itibarla mahkemece, dava konusu markayı devralan davacının davadan haberdar edilmesi şartı, diğer bir deyişle taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi doğru olmadığından, Dairemizce davacı vekilinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/12/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2024/2472, K. 2024/2114, 27 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama