KÜNYE
T.C. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2024
- Esas no
- 2024/2475
- Karar no
- 2024/2651
- İncelenen kararın mahkemesi
- KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11/10/2024
- Esas no
- 2023/69
- Karar no
- 2024/880
- Davanın konusu
- İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 26/12/2024
- Yazım tarihi
- 27/12/2024
Karar Metni
1.735 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 11/10/2024 tarih ve 2023/69 E - 2024/880 K kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkili bankanın müşterileri tarafından tahsil olunmak üzere müvekkili bankaya teslim edilmiş bir kısım çek ve senetin, ... firması tarafından taşıma işi esnasında kaybedildiğini, Keşidecisi ... Ltd. Şti. lehdarı ... Ltd. Şti. olan, son yetkili hamil ...
A.Ş. tarafından müvekkili bankaya tahsile verilen 10.01.2023 tanzim tarihli 36.000 TL bedelli düzenleme yeri Adana olan çekin, taşınması için gerçekleştirilen ... tarafından taşıma işi esnasında kaybedildiğini, akabinde davacı bankaca 05.01.2023 tarihli tutanak tutulduğunu, davalının çekin yetkili hamili olmadığını, işbu çekin ne suretle ele geçirildiğinin taraflarınca bilinmediğini, birden farklı ilde farklı kişiler tarafından düzenlenen, lehdarları farklı olan, farklı kişilere ciro edilmiş,
davacı bankanın farklı müşterileri tarafından tahsil için bankaya teslim edilmiş olan ve davaya konu olmayan başkaca icra takiplerine konu edilmiş senetlerin yetkili hamilinin benzer kişiler olmasının hayatın olağan akışına hiçbir şekilde uygun olmadığının açık olduğunu, davacı bankanın müşterisinden sonraki cirantaların, çekin ... firması tarafından kaybedilmesi müteakiben kötü niyetli kişilerce ele geçirilmesinden sonra çeki ciro ettiklerini, bu anlamda davacı banka müşterisinin tahsil maksadıyla davacı banka heline yapmış olduğu cirodan sonraki tüm ciroların haksız ve hukuka aykırı olduğunu, ciro zincirinin koptuğunu beyan ederek,
takibe konu edilen çekin iadesine ve istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafından cevap dilekçesi verilmediği görülmekle HMK 128.maddesi gereği bütün vakıaları inkar etmiş sayılacağı anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...Somut olayın değerlendirilmesinde; davacı tarafından Keşidecisi ... Ltd. Şti. lehdarı ... Ltd. Şti. olan, ...
A.Ş. tarafından bankaya tahsile verilen 10.01.2023 tanzim tarihli ve 36.000 TL bedelli çekin rıza dışında elden çıkmış olması nedeni ile çekin iade ve istirdadı talep edilmiş ise de, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/1478 soruşturma numaralı dosyasında davalı şirketin yetkilisi olan ... hakkında soruşturma bulunmadığının anlaşıldığı, dava konusu çekte ciro silsilesinde bir kopukluk da bulunmadığı, dosyada bulunan diğer delillerden davalının çeki kötü niyetle iktisap ettiği veya iktisabında ağır kusurlu olduğunun da kanıtlanamadığı dikkate alınarak ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
1-Davanın REDDİNE, 2-Mahkememiz kararının kesinleşmesine müteakip 19/01/2023 tarihli verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle. Müvekkil Banka müşterileri tarafından tahsil olunmak üzere müvekkil bankaya teslim edilmiş bir kısım çek ve senet, ... firması tarafından taşıma işi esnasında çalındığını, dava konusu çeke ilişkin Keşidecisi ... Ltd. Şti. lehdarı ...Ltd. Şti. olan, son yetkili hamil ...
A.Ş. tarafından Bankamıza tahsile verilen 10.01.2023 tanzim tarihli 36.000 TL bedelli düzenleme yeri Adana olan çek söz konusu çekin taşınması işini gerçekleştiren ... tarafından taşıma işi esnasında kaybedildiğini ve akabinde Müvekkil Bankaca 05.01.2023 tarihli tutanak tutulduğunu, mezkur çekin de aralarında bulunduğu çek ve senetlerin ... tarafından taşındığı esnada çalınmış olmaları sebebiyle yapmış olduğumuz suç duyurusu tahtında Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/1478 Soruşturma no'su ile soruşturma başlatılddığını, davaya konu çekin davalı ...
Limited Şirketi Tarafından ...'tan karşılığının sorgulandığı/ibraz olunduğu çek bankasının beyanı ile tespit edildidğini, mezkur çeki haksız bir şekilde elinde bulunduran davalıya karşı huzurdaki davayı dermeyan etme gereği hasıl olduğunu, davalı davaya konu çekin yetkili hamili olmadığını, davalı, davaya konu çekin yetkili hamili olmayıp;
işbu çeki ne suretle ele geçirdiği tarafımızca bilinmediğini, müvekkil bankaya tahsil için verildiğini ve ... tarafından taşıma esnasında çalınmış olan çekler farklı kişilerce kötü niyetli olarak takibe konu edildiğini, bu çeklere ilişkin savcılık nezdinde suç duyuruları yapıldığını, ayrıca çeklere ilişkin iptal ve istirdat davaları açıldığını, iş bu çeklerin tamamı farklı şehirlerden keşide edildiğini, müvekkil bankanın farklı şehirlerindeki müşterileri tarafından bankamıza tahsil için verildiğini, kargo taşıması sırasında çalındığını,
hayatın olağan akışında herhangi bir ticari ilişkisi olmayan farklı keşidecilerin çeklerinin ilgisiz bir firma ve şahıs tarafından yasal bir şekilde elinde bulundurup ibraz edebilmesi mümkün olmadığını, müvekkil bankanın uhdesindeyken ve ... firması tarafından kaybedilen mezkur çekin iyiniyetli olmayan kişilerlerce ele geçirildiğini, keza, mezkur çekin müvekkil banka müşterileri tarafından müvekkil bankaya teslim edildiği tarihteki ön ve arka yüz görüntüleri ile tevdi bordrosundan görüleceği üzere söz konusu kambiyo senetlerinin ... firması tarafından kaybedilmesinden önceki yetkili hamili davalı değil, müvekkil banka müşterisi ...
A.Ş. olduğunu, müvekkil bankanın müşterisinden sonraki cirantalar, çekin ... firması tarafından kaybedilmesini müteakiben kötüniyetli kişilerce ele geçirilmesinden sonra çeki ciro ettiklerini, bu anlamda müvekkil banka müşterisinin tahsil maksadıyla müvekkil banka lehine yapmış olduğu cirodan sonraki tüm cirolar haksız ve hukuka aykırı olup, ciro zinciri koptuğunu, keza, bilineceği üzere, cironun çekin ve/veya senedin devrini sağlayabilmesi için çekin veya senedin arkasındaki ciro silsilesine göre yetkili hamil tarafından ciro edilmiş ve ciro edilene devredilmiş olması gerektiğini, bu anlatımlar kapsamında,
kopuk bir ciro silsilesine haiz olan çeki halihazırda elinde bulundurmakta olan davalının mezkur çekin yetkili hamili olduğundan bahsedilemeyeceğini, davalı çeki bir ticari ilişki kapsamında ciro yoluyla devralmadığını, davaya konu çek kargo taşıması sırasında çalındığını, çekin son yetkili hamili olan ...
A.Ş. şirketinden sonra yapılan cirolar kötü niyetli olup çeki piyasaya sürebilmek amacıyla yapıldığını, davalı da ilgili çeki bu kötü niyetli ciro silsilesiyle edindiğini, davalının ilgili çeki dava dışı ...Ltd.
Şti.'den edinmesini gerektirecek bir ticari ilişki bulunmadığını, ancak yerel mahkeme tarafından davalının çeki ne suretle elde ettiği, davalıdan önce ciro silsilesinde yer alan şirket ile davalı arasında, çekin davalıya devrini gerektiren bir ticari ilişkinin var olup olmadığı araştırılmaksızın davanın reddine karar verildiğini, verilen bu karar açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosya kapsamında son yetkili hamil olan ...
A.ş. şirketinden sonra ciro silsilesinde yer alan şirketlerin çeki ne suretle edindiği, bu çeki edinmesini gerektirir aralarında gerçek bir ticari ilişki olup olmadığı yönündeki iddialarımıza ilişkin bilirkişi raporu alınmadığını, tarafların aralarında gerçek bir ticari ilişki olup olmadığı, ilgili çeki hangi ticari ilişkiye istinaden almış olduğunun tespit edilmesi gerektiğini, ancak dosya kapsamında çekin son yetkili hamili olan ... A.Ş.
Şirketinden sonra ciro silsilesinde yer alan şirketlerin ticari ilişkilerini inceleyen bir bilirkişi raporu alınmadığını, kaybolan işbu çekleri kötü niyetli olarak ele geçiren kişilerce son yetkili hamilden sonra cirolar yapılarak çek, kendi aralarında el değiştirmiş ve en son davalı tarafından tahsil edilmek üzere bankaya ibraz edilmiş/bankadan karşılığı sorulduğunu, davalı, uyuşmazlığa konu çekin yetkili hamili olmayıp işbu çeki ne suretle ele geçirdiği bilinmediğini, kaybolan çekler incelendiği zaman son yetkili hamil sonrası genellikle aynı şirketler kendi aralarında ciro işlemi gerçekleştirdiğini,
bu şirketlerin çeki kötü niyetli olarak elde ettiği ve bilinçli olarak aralarında ciro işlemi gerçekleşerek kaybolan çekleri piyasada tedavüle sokmaya çalışmaları kuvvetle muhtemel olduğunu, bu kapsamda sadece söz konusu şirketlerin ticari defterlerinde, ilgili çekin yer alıp alınmadığının incelenmesinin yanı sıra;
firmaların hangi ticari kolda faaliyet gösterdiklerinin, birbirleri ile ticari alış veriş yapma ihtimallerinin bulunup bulunmadığı (ticari faaliyet çevreleri itibariyle hayatın olağan akışı içerisinde birbirleri ile ticari ilişki kurma ihtimallerinin olup olmadığı yönünden değerlendirilmesi), ilgili çekin hangi alış veriş için verildiğinin, varsa alış verişe ilişkin faturaların tespiti, faturaların sevk irsaliyesinin bulunup bulunmadığı, ciro silsilesindeki firmalar arasında organik bağ bulunup bulunmadığı,
iş hacminin büyüklüğü vb. hususlarında araştırılması ve bu araştırmalar neticesinde elde edilecek veriler ışığında bir değerlendirme yapılması gerektiğini, ancak dosya kapsamında bu yönde bir bilirkişi raporu alınmaksızın karar verildiğini, dolayısıyla verilen kararın eksik inceleme neticesinde verildiği aşikar olup tarafımızca kabulü mümkün olmadığını, Türkiye genelinde kargo taşıması sırasında çekleri çalan suç örgütüne yönelik operasyon yapıldığını, dava dilekçesinde de belirtmiş olduğumuz üzere davaya konu çekin de içinde olduğu birçok çek farklı şehirlerde ... tarafından gerçekleştirilen taşıma işi sırasında çalındığını,
bu olaylara ilişkin olarak müvekkil banka tarafından ilgili savcılıklar nezdinde ivedilikle suç duyurularında bulunulduğunu, davaya konu çekin de aralarında olduğu kıymetli evrakı çalan kişiler hakkında operasyon gerçekleştirildiğini, gerçekleştirilen operasyon kapsamında bir takım şüpheliler yakalanmış ve şüphelilere ait olan şirketlerin de mal varlıklarına el konulduğunu, davaya konu çek incelendiği zaman çekin son yetkili hamili olan ...
A.Ş.'den sonra çeki çalan kişiler çeki farklı şirketlere ve şahıslara ciro ederek tedavüle sokmaya çalıştıklarını, dava konusu çekin operasyona konu örgütlü suç kapsamında çalındığı ve kötüniyetli kişilerce tedavüle sokulmak suretiyle haksız kazanç elde edilmeye çalışıldığını, dolayısıyla, davalı ... Limited Şirketi'nin iktisapta ağır kusurunun bulunduğu ortadadır.
Her ne kadar HMK md. 128 uyarınca davalının davaya cevap vermemiş olmasının tüm iddiaları inkar ettiği anlamına gelecekse de davalının tamamen hayatın olağan akışına aykırı olarak huzurdaki davayı hiçbir şekilde takip etmemiş olması dahi davamızın haklılığını ortaya çıkarttığını, bu nedenle TTK.
Md. 792 uyarınca davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yerel mahkeme tarafından verilen ret kararının açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosyadaki bunca delile rağmen dava konusu çekin davalı yedinde bırakılması, çeki çalan ve bundan menfaat sağlamaya çalışan suçluları ödüllendirmekten başka bir amaca hizmet etmeyeceğini, istinaf başvurusunun kabulü ile kanuna ve hukuka aykırı olan Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/69 E ve 2024/880 K sayılı kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Dava, 6102 sayılı TTK’nun 792. maddesine dayalı çek istirdadı talebine ilişkindir.
Dosya kapsamında toplanan deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporu, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, davalının davaya konu çeki kötü niyetli iktisap ettiği ya da ağır kusurunun bulunduğunun yeterli ve kesin delillerle ispat edilememesi de gözetilerek davanın reddine ilişkin kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davacının yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/2475, K. 2024/2651, 26 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama