KÜNYE
T.C. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi İstinaf Karar Yazım
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2024
- Esas no
- 2024/2483
- Karar no
- 2024/2599
- İncelenen kararın mahkemesi
- KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/09/2024
- Esas no
- 2023/207
- Karar no
- 2024/781
- Davanın konusu
- Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 25/12/2024
- Tarihi
- 31/12/2024
Karar Metni
1.369 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/09/2024 tarih ve 2023/207 Esas 2024/781 Karar sayılı ilamına karşı ,davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkillerinin murisi ...' in18/07/2021 tarihinde vefat ettiğini, vefat etmeden önce Kayseri Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığı' ndan kredi sözleşmesi imzalanmış olup bu doğrultuda kredi kullanıldığını, bu kredi üzerinden hayat sigortası da imzalandığını, sigorta poliçesi kapsamında murise 150.000,00-TL teminat belirlenmiş olup lehtar olarak mirasçıların gösterildiğini, müvekkillerinin murisin kredi borcunu bir dönem ödediğini, ödenmeyen kısım için dava dışı kooperatifin icra takibi başlattığını, itiraz sonrası takibin durduğunu, Kayseri Gayrimenkul Satış İcra Dairesi' nin ...
Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla tüm kredi borcunun kapandığını, hayat sigortasından kaynaklı lehtar olan mirasçıların poliçeye ilişkin ödeme yapılması için sigorta şirketine başvuruda bulunduğunu, sigorta şirketi tarafından talebin reddedildiğini, davalı şirketin hayat sigortası kapsamında teminat altına aldığı 150.000-TL'nin ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALI VEKİLİNİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE
Davacıların murisi sigortalının vefat tarihi itibariyle ... numaralı 21.10.2020 tanzim tarihli poliçesi bulunduğunu, sigortalının kapsama alınmadan kalp hastalığı olduğu ve beyan yükümlülüğünü ihlal ettiğini, sigorta sözleşmesi uyarınca sigorta öncesinden gelen kalp hastalığı sigorta teminatı kapsamı dışında olduğunu, sigortalı, sigorta öncesinden gelen kalp hastalığını, kendisine bu hususta sağlık beyan formlarında soru sorulmasına rağmen şirketimize bildirmeyerek beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığını, müvekkili şirketin hayat sigortası kapsamında ödeme yükümlülüğü bulunmadığından işbu davanın reddi ile,
müvekkili şirket aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin de karşı taraf üzerinde bırakılmasını, davacıların murisi sigortalının vefat tarihi itibariyle ... numaralı 21.10.2020 tanzim tarihli poliçesi bulunduğunu, sigortalının kapsama alınmadan kalp hastalığı olduğu ve beyan yükümlülüğünü ihlal ettiğini, sigorta sözleşmesi uyarınca sigorta öncesinden gelen kalp hastalığı sigorta teminatı kapsamı dışında kaldığını, sigortalı, sigorta öncesinden gelen kalp hastalığını,
kendisine bu hususta sağlık beyan formlarında soru sorulmasına rağmen şirketimize bildirmeyerek beyan yükümlülüğüne aykırı davranmıştır. şirketimizin hayat sigortası kapsamında ödeme yükümlülüğü bulunmadığından işbu davanın reddi ile, şirketimiz aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin de karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda "...Tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesinde. Davacıların murisi ... ile dava dışı ... A.Ş. ... Şubesi arasında 19/10/2020 tarihli 150.000,00 TL tutarlı ve 60 ay vadeli Genel Kredisi Sözleşmesi imzalandığı, söz konusu kredinin sigorta güvencesi altına alınarak muris ... ile davalı ...
A.Ş. arasında 21/10/2020 tarihli ... numaralı Esnafa Hayat Sigorta Poliçesi düzenlendiği, poliçe ile vefat rizikosunun gerçekleşmesi halinde 150.000,00-TL ödeneceğinin belirlendiği, davacıların murisinin 18/07/2021 tarihinde vefat ettiği, davacılar tarafından murisin çekmiş olduğu krediden kalan borcun tamamının ödenerek kredi borcunun sıfırlandığı, bu halde davacıların aktif husumet ehliyetlerinin bulunduğu,
davacıların sigorta poliçesi kapsamında teminat limitinin ödenmesi için davalı sigorta şirketine müracatları neticesinde, sigorta şirketince düzenlenen 01/03/2022 tarihli yazıda "...sigorta başlangıç tarihinden önce mevcut olan Kalp Hastalığı kaynaklı vefatın, vefat teminatı kapsamının dışında olmasından ötürü... '' talebin reddedildiğinin anlaşıldığı,mahkememizce murisin daha önceki tedavi belgeleri ilgili hastanelerden temin edilerek,murisin rahatsızlıkları ile ölümü arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı,
bulunması halinde hangi rahatsızlığı nedeniyle ölümünün gerçekleştiği ve ilgili hastalığın tanısının ne zaman konduğu hususunda İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan rapor düzenlenmesi talep edilmiş olup düzenlenen 25/04/2024 tarihli rapordan özetle; ''Kişinin ölümünün kalp damar hastalığı sonucu meydana gelmiş olduğu,adli dosya içerisinde kişinin ölümüne neden olan kalp damar hastalığının poliçe tarihi öncesinde tanısının konulduğuna dair tıbbi belge bulunmadığının...''tespit edildiği,
bu halde muris tarafından beyan yükümlülüğüne aykırı davranışın söz konusu olmadığı ve rizikonun teminat kapsamında olduğu,davalının poliçe teminatı kadar davacılara ödeme yapmakla yükümlü olduğu kanaatine varıldığından davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
1-Davanın KABULÜ ile, 150.000,00-TL' nin 01/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle Kayseri 8. Noterliği' nin ... yevmiye numaralı mirasçılık belgesindeki payları oranında davacılara verilmesine..." dair karar verilmiştir.
İş bu kararı davacılar vekili ve davalı vekili süresinde istinaf etmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; davacılar murisi sigortalının vefat tarihi itibariyle ...numaralı 21/10/2020 tanzim tarihli poliçesi bulunduğunu, sigorta sözleşmesi uyarınca sigorta öncesinden gelen kalp hastalığının sigorta teminatı dışında olduğunu, sigortalının sigorta tanzim tarihi öncesinde kronik iskemik kalp hastalığı bulunduğunu, bu konuda yapılacak olan Adli Tıp incelemesi poliçe tanzim tarihi öncesinde gelen kalp hastalığının olup olmadığına ilişkin olması gerektiğini,
sigortalının sigorta öncesinden gelen kalp hastalığının kendisine bu hususta sağlık beyan formlarında soru sorulmasına rağmen şirketlerine bildirmeyerek beyan yükümlülüğüne aykırı davranıldığını, mahkemece verilen tazminat talebinin reddinin usul ve yasaya uygun olduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının bozularak kaldırılmasını, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini, istinaf incelemesi sonuna kadar icranın ertelenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekilinin istinaf dilekçesinden özetle; davalı yanın müteveffanın sigortalının kapsama alınmadan kalp hastalığı olduğu ve beyan yükümlülüğünü ihlal ettiği sabit olduğunu iddia etse de bu iddianın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalı yanın sigortalının sigorta tanzim tarihi öncesinde kronik iskemik kalp hastalığı bulunduğu iddiasını dolayısıyla müteveffanın beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığı iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu,
davalı yanın bu konuda yapılacak olan adli tıp incelemesi poliçe tazmin tarihi öncesinden gelen kalp rahatsızlığının olup olmadığına ilişkin olması olmalıdır şeklinde beyanda bulunmuş olsa da bu hususun hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalı yanın dava konusu olayda poliçe tanzim edilmeden önce mevcut olan ve tedavisine başlanmış kalp hastalığının şirketlerine bildirilmesini, sözleşmenin hiçbir şartta yapılmamasını gerektirecek nitelikte önemli olan bir konudaki bildirim yükümlülüğünü ihlah etmiştir şeklinde iddialarda bulunsa da davalı tarafın bu iddialarını varsayımsal ihtimalerden olduğunu,
dosya kapsamında müteveffanın ölümünün teminat kapsamı dışında kaldığının davalı tarafça ispatlanması gerektiğini, tüm bu nedenlerle davalının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun istinaf başvurusunun esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, hayat sigortası poliçesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda;
Dosya kapsamında mevcut delillere ve mahkemece Adli Tıp Kurumu 1.Adli Tıp İhtisas Kurulu'ndan alınan 24.04.2024 / 2864 Karar nolu heyet bilirkişi raporundaki tespitlere, davacının dava dilekçesinde yasal faiz istemiş 01.05.2024 tarihli ıslah dilekçesinde ise faizin türünü belirtmemiş olmasına, hayat sigorta poliçesindeki rizikonun bildirim yükümlülüğünün hangi tarihte yerine getirildiğinin (TTK 1446 maddesinde düzenlenen ihbar yükümlülüğünün) davacı yanca ispatlanmasının gerekmesine, mahkemenin raporları/delilleri takdirinde, vakıa ve hukuki değerlendirmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davacılar vekili ve davalı taraf vekilince yapılan istinaf itirazlarının tümünün yerinde olmadığı görülmüştür.
Bu itibarla; yerel mahkemece verilen kararda yazılı açıklamalara,yasal sebep ve gerekçelere binaen kararda usul,yasa ve dosya kapsamı yönlerinden herhangi bir aykırılığın bulunmadığı,kararın hukuka uygun olduğu,bu nedenlerle usul ve yasaya uygun mahkeme kararına karşı davacılar vekili ve davalı vekilince yapılan bütün istinaf itirazlarının reddi gerektiği değerlendirilmiştir.
Yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf incelemesine konu kararın usul ve esas yönlerinden hukuka uygun olduğu değerlendirilmekle işbu kararı istinaf eden davacılar vekili ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/2483, K. 2024/2599, 25 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama