KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2026
- Esas-Karar No
- 2024/25 - 2026/198
- Esas no
- 2024/25
- Karar no
- 2026/198
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/10/2023
- Numarası
- 2021/53 E. - 2023/379 K.
- Davanın konusu
- YİDK Marka Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
724 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/10/2023 tarih ve 2021/53 E. - 2023/379 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli markalarına dayalı olarak davalı şirketin 2019/117359 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın diğer davalı ..., Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 2020-M-11073 sayılı kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa, müvekkilinin 1993 yılından bu yana "..." markasını kullandığını, taraf markalarının kapsamlarının ayniyet boyutunda benzer olduğunu, marka işaretlerinin de iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzediğini, taraflar arasında görülen sair uyuşmazlıklarda "..." ile "..." markalarının benzer görüldüğünü,
dava konusu markanın bütün olarak müvekkili şirket markalarından farklılaşmadığını, bu haliyle müvekkili markalarının serisi gibi algılanacağını, başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK’nın 2020-M-11073 sayılı kararının iptaline, 2019/117359 sayılı "..." ibareli marka başvurusunun tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı Şirket vekili, taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, müvekkili markasının bir bütün olarak algılandığını, başvurunun kötüniyetle yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davaya konu 2019/117359 sayılı davalı yana ait marka başvuru kapsamında yer alan 30. sınıf malların tamamının, davacı yanın önceki tarihli markaları kapsamındaki emtialar ile aynı tür ya da benzer olduğu, taraf markaları arasında her ne kadar ortak harfler yer almakta ise de bu harflerin dizilimleri aynı olmadığı gibi oluşan bütünsel kelimelerin de telaffuzları ve nihai algıları arasında bir benzerlik bulunmadığı, dava konusu markanın bir bütün olarak davacı markalarından yeterli düzeyde farklılaşmış olduğu,
ilgili tüketicinin dava konusu markayı gördüğünde, bu markanın davacı markalarını çağrıştırma ihtimali olmayacağı, tüketicinin dava konusu markayı bütünsel olarak, davacı markalarından farklı algılayacağı, kötüniyet iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markalarının SMK'nın 6/1. maddesi anlamında iltibas yaratacak derecede benzer olduğunu, tüketici kitlesi bakımından hatalı değerlendirme yapıldığını, kötüniyetin ispatlandığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, marka ile ilgili YİDK kararının iptali, marka hükümsüzlüğü ile sicilden terkin istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesi gerektiği, davacının "..." ibareli markalarıyla davalının "..." ibareli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel,
sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, zira, her ne kadar taraf markalarında ortak harfler bulunmakta ise de, dava konusu markanın bir bütün olarak algılandığı, sadece "..." ibaresinden oluşmadığı, davacı markasını da çağrıştırmadığı, tüketicilerin dava konusu markayı gördüklerinde bunun davacının mesnet markasından farklı bir marka olduğunu derhal ve ilk bakışta algılayabilecekleri, öte yandan, kötüniyet iddiasına ilişkin somut delil ileri sürülmediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 30/01/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2024/25, K. 2026/198, 23 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama