İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2024/30 K.2024/273

Önlenmesi, Maddi ve Manevi Tazminat

Esas2024/30Karar2024/273Tarih16 Şubat 2024Okuma7 dk · 1.343 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Mahkemesi Davacı-karşı Davada Davalı-karşı Davada

Karar tarihi
16 Şubat 2024
Esas no
2024/30
Karar no
2024/273
Başkan
... ...
Üye
... ...
Üye
... ...
Katip
... ...
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
Tarihi
22/10/2020
Numarası
2017/56 E. - 2020/220 K.
Davalı
—
Vekili
—
Davacı
—
Davanın konusu
Kullanmama Nedeni İle Marka İptali, Marka Hakkına Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Durdurulması,
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.343 kelime·7 dk okuma·5 bölüm

Önlenmesi, Maddi ve Manevi Tazminat

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/10/2020 tarih ve 2017/56 Esas - 2020/220 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı karşı davada davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, davalı adına tescilli 94/06525 başvuru, 156901 tescil nolu "..." ibareli ve 2004/06793 nolu "..." ibareli markaların, Türkiye sınırları içerisinde kullanılmadığını, bu nedenle anılan markaların kullanmama nedeniyle iptali koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, 156901 ve 2004/06793 sayılı markaların iptaline ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacı Şirketin ve dava dışı bir gıda şirketinin, müvekkilinin "..." ibareli markalarına tecavüzde bulunduklarını, müvekkilinin hak sahibi olduğu markayı kendi adlarına tescil ettirmeye çalıştıklarını, müvekkili markalarının dünyaca tanınmış olduğunu, bu markaların Türkiye'de de kullanıldığını, davacının, açılacak tecavüz davasının önünü kesmek, süreci uzatmak için kötü niyetli olarak huzurdaki davayı açtığını savunarak,

davanın reddini istemiş, karşı davada ise davacı karşı davada davalının, müvekkilinin marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ettiğini, müvekkilinin lisans alanı, yetkili satıcısı, distribütörü gibi hareket ettiğini, müvekkilinin adıyla da çikolata üretimi ve satışı faaliyetlerini gerçekleştirdiğini, davalıya ait işyerinin tabelasından da açıkça görüleceği üzere davalı yanın, müvekkilinin kuruluş yılı olan 1857 ibaresini ve yine müvekkiline ait daire içerisindeki "N" harfli logoyu kullandığını, bu şekilde ürün ve hizmetlerini piyasaya sunduğunu,

davalı yanın söz konusu bu eylemlerinin ve restoran cafe hizmetlerinin müvekkili markasının ayırt edici gücünü ve itibarını istismar ettiğini, bu durumdan haksız menfaat sağladığını ileri sürerek, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, şimdilik 10.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı karşı davada davalı vekili, davalı karşı davada davacı tarafın, müvekkili Şirket tarafından gerçekleştirilen marka kullanımlarını en geç 2013 yılında öğrendiğini, marka hakkına tecavüze ilişkin eylemlerin haksız fiil niteliğinde olduğunu ve iki yıllık zaman aşımı süresine tabi bulunduğunu, dolayısıyla davanın zaman aşımına uğradığını, karşı davanın kötü niyetli olarak açıldığını, karşı davada davacının, markasını Türkiye Cumhuriyeti sınırları dışında çikolata üretimi faaliyetlerinde kullandığını, müvekkilinin faaliyet konusunun ise kafe işletmeciliği olduğunu, çikolata ve çikolata ürünleri üretmek gibi bir faaliyetinin bulunmadığını, karşı davanın, asıl davadan tefrikinin gerektiğini savunarak, karşı davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece, davalı tarafça sunulan faturalar, internet sitesi ve gazete haberlerinden, dava konusu markaların, 2010 yılına kadar ülke içinde, 2010 yılından sonra ise serbest bölge olarak anılan İstanbul Hava Limanında kullanıldığının anlaşıldığı, dava konusunun ise 11.02.2012 tarihinden dava tarihine kadar olan kullanımlar olduğu, davalının, bu sürede ülke içinde markalarını ciddi biçimde kullandığını gösteren delil bulunmadığı, salt serbest bölge kullanımlarının ciddi kullanım sayılmasının mümkün görülmediği, öte yandan serbest bölge satışlarının ciddi kullanım olarak değerlendirilmesi için de yeterli delil sunulmadığı,

sunulan internet haberlerinin ve az sayıda faturanın ciddi kullanım olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, bu kapsamda, ispat yükü üzerinde bulunan davalının, markaların kullanıldığını ispat edemediği, her ne kadar davacı karşı davada davalının, "..." şeklindeki kullanımının, davalı karşı davada davacının markalarının esaslı unsuru olan ibareyi aynen içermesi, davacı karşı davada davalının kullanımının ayırt ediliciliği sağlayacak şekil veya ibare eki içermemesi,

davalı karşı davada davacının markalarının, gıda sektörü yönünden kuvvetli ayırt edicilik içeren ibareler olması nedenleri ile görsel, anlamsal ve sesçil benzerliğinin bulunduğu, davalı karşı davada davacının markalarının kullanıldığı 29. ve 30. sınıf mal ve hizmet sınıflarının davacı karşı davada davalının kullanımının konusu olan 43. sınıf kapsamında değerlendirilebilecek "kafe ve pastane hizmetleri ve ürünleri" ile benzerlik düzeyinde ilişkili olduğu anlaşılmakta ise de davalı karşı davada davacı markalarının, asıl davada kullanmama nedeni ile iptaline karar verildiği,

iptaline karar verilen markalar bakımından tecavüz olgusundan bahsedilemeyeceği, davalı karşı davada davacının iptaline karar verilen markaları dışında dayandığı markasının bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, 2004/0793 tescil nolu "...+Şekil" ibareli markanın ve 156901 tescil nolu "...+Şekil" ibareli markanın iptaline, karşı davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı karşı davada davalı vekili, hükme esas alınan bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, dosyaya sundukları delillerin eksik olarak incelendiğini, sadece sunulan faturalar üzerinden ciddi kullanım olup olmadığının değerlendirildiğini, 14 Mart 2018 ve 29 Mart 2018 tarihli delil dilekçeleri ile dosyaya sunulan delillerin incelenmediğini, mahkeme kararında, müvekkilinin yalnızca internet haberleri ve bir adet fatura örneği sunduğunun belirtildiğini, oysa müvekkilinin dosyaya kapsamlı delillerini sunduğunu, dosyada incelenmeyen delillerin olduğunu, Yargıtay içtihatlarında,

internet siteleri üzerindeki kullanımların ciddi kullanım olarak kabul edildiğini, mahkeme kararına esas alınan bilirkişi raporlarında, müvekkili adına sunulan ve müvekkilinin Türkiye’deki satış rakamlarını tevsik eden raporların, tek taraflı hazırlanabilecek mahiyette olduğundan bahsedilmiş olsa da bu delillere yönelik gerek bilirkişiler gerekse de yerel mahkeme tarafından teknik ve detaylı bir inceleme yapılmadığını, kök bilirkişi raporunda isabetli bir şekilde, davacı karşı davada davalının "..." markası üzerindeki kullanımlarının, müvekkilinin marka tescilinden doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin belirlendiğini,

hal böyle iken müvekkili markasının iptal edilmesi sebebiyle, tecavüz taleplerinin reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, karşı davada davalının, dava tarihine kadar olan fiilerinin, her halükarda marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin kabülünün gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Asıl dava, kullanmama nedeni ile marka iptali, karşı dava ise marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Her ne kadar ilk derece mahkemesince, asıl davanın kabulü ile asıl davada davalı adına tescilli markaların kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmiş ise de, markaların kullanıldığını ispat yükü üzerinde olan asıl davada davalının dosyaya sunduğu tüm deliller incelenmemiştir.

Gerçekten de asıl davada davalı vekilince, söz konusu markanın internet üzerinden satışa sunulduğuna ve ayrıca söz konusu markayı taşıyan ürünlerin satışından kaynaklanan gelire ilişkin deliller sunulmuş, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı tarafça sunulan CD içinde yer alan belgelerin tek taraflı hazırlanabilecek mahiyette excel tablolarından ibaret olduğu gerekçesiyle bu deliller değerlendirilmemiş, yine söz konusu markayı taşıyan ürünlerin, internet üzerinden Türkiye'de satışa sunulduğu hususunda ise olumlu olumsuz hiçbir değerlendirme yapılmamıştır.

Bu durumda ilk derece mahkemesince, asıl davada davalının, davaya konu markalarının kullanımına ilişkin tüm delilleri incelenerek, serbest bölgede markaların kullanılıp kullanılmadığı, kullanılmışsa ise bu kullanımının niteliği, diğer bir deyişle transit geçiş amacıyla mı yoksa piyasaya sunma amacıyla mı markaların kullanıldığı, markaları taşıyan ürünlerin internet üzerinden satışa sunulup sunulmadığı,

sunulmuşa bu kullanımın mahiyeti ve miktarı hususlarının tespiti için bilgisayar mühendisinin de içinde bulunduğu bir bilirkişi heyetine inceleme yaptırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden, davalı karşı davada davacı vekilinin, bu yöne ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmüştür.

Somut uyuşmazlığın çözümünde esasa etkili delil niteliğinde olan yukarıdaki hususların değerlendirilmediği anlaşıldığından, davalı karşı davada davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülebilmesi için mahkemesine iadesine, kararın niteliğine göre, davalı karşı davada davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1-Davalı karşı davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 22/10/2020 gün ve 2017/56 Esas - 2020/220 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,

3-Davalı karşı davada davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,

4-Davalı karşı davada davacı tarafından istinaf başvurusunda asıl dava yönünden peşin olarak yatırılan 59,30 TL ile birleşen dava yönünden peşin olarak yatırılan 269,85 TL maktu istinaf karar ve ilam harçlarının istek halinde davalı karşı davada davacıya iadesine,

5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine,

7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 16/02/2024 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/02/2024

Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2024/30, K. 2024/273, 16 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Gerekçe
  7. Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 16/02/2024
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/30
Karar No
2024/273
Tarih
16 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2024/30 K.2024/271
  • İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2024/30 K.2024/34
  • Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2024/31 K.2024/51
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2024/31 K.2024/77
  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/31 K.2024/109
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2024/31 K.2024/255

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.