KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Mart 2026
- Esas-Karar No
- 2024/427 - 2026/636
- Esas no
- 2024/427
- Karar no
- 2026/636
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/12/2023
- Numarası
- 2023/152 E. - 2023/562 K.
- Davanın konusu
- YİDK Marka Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
3.239 kelime·16 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/12/2023 tarih ve 2023/152 Esas - 2023/562 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davalı şirketin 2020/147571 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusuna, müvekkilinin "..." ibareli markalarını mesnet göstererek yaptıkları itirazın diğer davalı ... YİDK'nın 2023-M-979 sayılı kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa başvurunun birebir aynı sınıfları kapsadığını ve müvekkilinin markalarına iltibas yaratacak derecede benzer olduğunu, müvekkilinin mesnet markalarının tanınmışlık kazandığını, başvurunun bu nedenle de reddinin gerektiğini, davalı şirketin müvekkilinin tüketici nezdinde oluşturduğu haklı güven duygusundan haksız ve kötüniyetli olarak yararlanmaya çalıştığını, başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, davalı ... YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı Şirket vekili, müvekkili şirketin endüstriyel bakım ve temizlik kimyasalları sektörünün öncü kuruluşlarından olduğunu, müvekkili şirketin "..." ve "..." ibarelerini içerir seri markaları bulunduğunu, seri markalarına yenisini eklemek amacıyla dava konusu marka başvurusunun yapıldığını, davacı şirketin mesnet olarak gösterdiği 2000/03345, 2000/03347, 2000/05914, 2000/05915, 2000/05917, 2001/02190, 2001/02191, 2001/02192, 2002/18220, 2002/18675, 2002/18676, 2002/20812, 2002/20813, 2003/09267, 2004/18127, 2004/27229, 2005/32984, 2005/38815, 2009/36356, 2009/68481, 2010/54586, 2011/116972, 2011/23258, 2013/103552, 2013/47959,
2013/59423, 2013/59527, 2013/67230, 2013/67701, 2015/43336, 2015/93621, 2015/94312, 2016/02527, 95/002879, 95/002880, 95/013956, 96/016570, 98/014304, 98/014306, 98/014307, 98/014308, 99/004717, 99/004718 sayılı markalarının 03, 05 ve 35. sınıflarda yer alan tüm mal ve hizmetler için kullanıldığının kanıtlamasını talep ettiklerini, müvekkili şirketin "..." markası üzerinde öncelik hakkına sahip olduğunu ve gerçek hak sahibi olduğunu, müvekkilinin "..." ibareli markalarının ilk olarak 1994 yılında tescil edildiğini, davacı şirketin ilk marka tescilinden önce olduğunu, markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal benzerlik bulunmadığını,
davacı markalarında yer alan "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, müvekkili markasında "... ..." kelimeleri ve özgün şekil unsurunun da yer aldığını, markalar arasında ilişkilendirme ihtimali bulunmadığını, taraf markaları kapsamındaki emtiaların ve taraf şirketlerin faaliyet gösterdiği sektörlerin birbirinden farklı olduğunu, aynı tüketici kitlesine hitap etmediklerini, markaların kapsamındaki emtiaların uzman ve bilinçli tüketici kitlesine hitap ettiğini, davacının tanınmışlığa ve kötüniyete dayalı iddialarının yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, ilk olarak gerek marka işlem dosyasında, gerekse dava aşamasında ileri sürülen kullanmama def'inin ön sorun olarak incelendiği.
YİDK kararının iptali istemi bakımından; somut olayda davalı şirkete ait dava konusu 2020/147571 sayılı markanın başvuru tarihi 25.11.2020 olup, itiraza mesnet olarak gösterilen 95/002879, 95/002880, 95/013956, 96/016570, 98/014304, 98/014306, 98/014307, 2000/03345, 2000/03347, 2000/05914, 2000/05915, 2000/05917, 2001/02190, 2001/02191, 2001/02192, 2001/08879, 2001/08880, 2001/08884, 2001/08885, 2002/18220, 2002/18675, 2002/18676, 2002/20812, 2002/20813, 2003/09267, 2004/05820, 2004/18127, 2004/27229, 2005/32984, 2005/38815, 2009/36356, 2009/68481, 2010/54586, 2011/116972, 2011/23258, 2011/48213, 2011/59757, 2013/103552, 2013/47959,
2013/59423, 2013/59527, 2013/67230, 2013/67701 sayılı markaların dava konusu markanın başvuru tarihinde 5 yıldır tescilli olduğu; davacı tarafın gerekçe olarak gösterdiği 2015/43336, 2015/93621, 2015/94312, 2016/02527, 2018/01163, 2019/06552, 2019/06988, 2019/06991, 2019/10598, 2019/117691, 2019/119486, 2019/119490, 2019/120732, 2019/121891, 2019/121896, 2019/13933, 2019/28577, 2019/30565, 2019/31195, 2019/31202, 2019/35961, 2019/97427 sayılı markalar ise, dava konusu markanın başvuru tarihinde henüz 5 yıldır tescilli olmadığından, YİDK kararının iptali davası bakımdın kullanım ispatına tabi olmadıkları;
dolayısıyla, bu markaların, kapsamlarında yer alan tüm mal ve hizmetler bakımından benzerlik değerlendirmesinde dikkate alınacağı; hükümsüzlük davası bakımından dava tarihi 29.03.2023 olup, davacı tarafın hükümsüzlük davasına mesnet gösterdiği 95/002879, 95/002880, 95/013956, 96/016570, 98/014304, 98/014306, 98/014307, 2000/03345, 2000/03347, 2000/05914, 2000/05915, 2000/05917, 2001/02190, 2001/02191, 2001/02192, 2001/08879, 2001/08880, 2001/08884, 2001/08885, 2002/18220, 2002/18675, 2002/18676, 2002/20812, 2002/20813, 2003/09267, 2004/05820, 2004/18127, 2004/27229, 2005/32984, 2005/38815, 2009/36356, 2009/68481, 2010/54586, 2011/116972,
2011/23258, 2011/48213, 2011/59757, 2013/103552, 2013/47959, 2013/59423, 2013/59527, 2013/67230, 2013/67701, 2015/43336, 2015/93621, 2015/94312, 2016/02527 sayılı markaların kullanımının ispatlanmasının talep edilebileceği; davacı tarafın gerekçe olarak gösterdiği 2018/01163, 2019/06552, 2019/06988, 2019/06991, 2019/10598, 2019/117691, 2019/119486, 2019/119490, 2019/120732, 2019/121891, 2019/121896, 2019/13933, 2019/28577, 2019/30565, 2019/31195, 2019/31202, 2019/35961, 2019/97427 sayılı markaların ise, dava tarihinde henüz 5 yıldır tescilli olmadığından, hükümsüzlük davası bakımın kullanım ispatına tabi olmadığı;
dolayısıyla, bu markaların, kapsamlarında yer alan tüm mal ve hizmetler bakımından benzerlik değerlendirmesinde dikkate alınacağı; mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda tablolaştırıldığı üzere; dava konusu marka kapsamında yer alan 03 ve 05. sınıf emtianın tamamı ile (03, 05, 09 ve 10. sınıf emtianın satışına yönelik) 35/05. sınıf hizmetler bakımından, taraf markaları arasında ayniyet oluştuğu; kullanım ispatına tabi markalar bakımından yapılacak karşılaştırma, varılan sonucu değiştirmeyeceğinden, bu hususta ayrıca değerlendirme yapılmasına gerek görülmediği;
buna karşın karşılaştırılan markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik olmadığı, davacı markalarının esas unsuru olan "..." ibaresinin dava konusu markada yer aldığı, fakat dava konusu markada "..." ibaresinin ön planda olmadığı, hatta "..." ibaresinin, birleşik yazıldığı "..." kelimesine nazaran daha küçük punto ile yazıldığı, "..." ibaresinin ise İtalyanca bir kelime olarak anlamı bulunan bir kelime olmasına karşın, İtalyanca’nın Türkiye’de yaygın olarak bilinen dillerden olmaması nedeniyle "..." ibaresinin orijinal bir ibare gibi ayırt edici niteliğinin yüksek olduğu,
“...” ibaresinin İngilizce bir ön ek olup “bir, tek” gibi anlamları olan bir ibare olduğu, dolayısıyla ayırt edici niteliği düşük, zayıf markalardan olduğu, zayıf markaların küçük bir değişiklikle dahi farklılaştırılmasının mümkün olduğu, somut olayda ise dava konusu markada "..." ibaresinin ortaklığına nazaran, dava konusu markanın genel görünümünün davacı markalarından tamamen farklılaştığı, taraf markalarının tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali bulunmadığı, başka bir deyişle;
daha önce davacıya ait markaları gören, işiten, bu markalı mal ve hizmetlerden yararlanan ilgili tüketici kesiminin daha sonra davaya konu marka ile karşılaştığında, davaya konu mal ve hizmetlerden faydalanmak için ayıracağı süre içerisinde, bu markayı, davacıya ait markalardan farklı bir marka olarak algılayacağı gibi marka sahipleri arasında idari ya da ekonomik bir bağlantı da kurmayacağı, dolayısıyla karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunmadığı;
davalı şirketin iş bu davaya konu markası ile önceki tarihli markaları asli unsurlar bakımından farklılık arz ettiğinden, davalı şirketin önceki tarihli markalarına binaen müktesep hakkının bulunmadığı; davacı tarafça sunulan delillerin tanınmışlığın ispatı için yeterli olmadığı, davalının kötüniyetli hareket ettiğini gösterir somut olgu ileri sürülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, emtia benzerliğinin oluştuğunu, müvekkilinin "..." ibareli seri markalarının bulunduğunu, taraf marka işaretlerinin de benzer olduğunu, başvuruda "univerto" ibaresinin öne çıkartıldığını, bunun da müvekkilinin "..." ibareli seri markalarıyla ilişkilendirileceğini, müvekkilinin markalarının tanınmışlığı nedeniyle de başvurunun reddinin gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İşlem dosyasının incelenmesinden, davalı şirketin, "..." ibaresinin, 03, 05 ve 35/05. sınıf mal ve hizmetlerde tescili için diğer davalı Kuruma başvurduğu, davacının "..." ibareli markalarına dayalı olarak, iltibas iddiasıyla başvuruya itiraz ettiği, davacının itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddine karar verildiği, davacının bu karara karşı yaptığı itirazının da, YİDK'nın 27.01.2023 tarih ve 2023-M-979 sayılı kararıyla reddedildiği, anılan kararın davacıya 30.01.2023 tarihinde tebliğ edildiği ve işbu davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 29.03.2023 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesinin kabulü ve istinaf itirazları gözetildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık dava konusu "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." ibareli markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas bulunup bulunmadığı, aynı Kanun'un 6/5 maddesindeki koşullarını gerçekleşip gerçekleşmediği noktasındadır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez.
Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir.
İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında, dava konusu markanın 03, 05 ve 35/05. sınıf mal ve hizmetlerde tescili talep edilmiş olup, başvurunun kapsamındaki 35/05. sınıfta 01, 02 ve 04. sınıf malların satışı hizmetleri dışındaki mal ve hizmetler davacının kullanım ispatına tabi olmayan 2019/119486 sayılı ve "..." ibareli markasının kapsamındaki 03, 05, 08, 09, 10, 11, 12, 16, 18, 20, 21, 24, 25, 28, 29, 30, 31 ve 35. sınıf mal ve hizmetlerle benzerdir. Böylece, emtia benzerliği kısmen gerçekleşmiştir.
Taraf marka işaretleri arasındaki benzerlik değerledirmesine gelince; dava konusu başvuru "..." ibaresinden oluşmaktadır. Başvuruda yer alan "..." ibaresi, marka kompozisyonunda kapladığı yer itibariyle markasal algıyı üzerinde toplayan esas unsur konumundadır. Davacının itirazına mesnet markaları da yalnızca "..." veya bu ibareye eklenen "...", "..." gibi tanımlayıcı ibarelerden oluşmaktadır.
Dolayısıyla, somut uyuşmazlıkta, davacının "..." ibareli markalarıyla dava konusu "..." ibareli başvuru markası arasında iltibas bulunup bulunmadığının değerlendirmesi gerekmektedir. İlk derece mahkemesince, dava konusu markada "..." ibaresinin öne çıkartılmadığı, ayırt ediciliği düşük bu ibareye eklenen "..." ibaresiyle de ayırt ediciliğin sağlandığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, dava konusu markanın Dairemizce incelenmesinde, "..." ibaresinin "..." ibaresinden farklı boyutta yazıldığı, böylece markada bu iki kelime birleşik yazılmış ise de, ayrı ayrı algılanır durumda oldukları, yine dava konusu markadaki "..." ibaresinin davacının mesnet "..." ibareli markalarına oldukça benzer şekilde yazıldığı, bu hale göre davacının mesnet markalarını bilen tüketicilerin dava konusu markayı gördüklerinde bunun davacının "..." ibareli markalarının yeni bir versiyonu gibi algılayabileceği, zira görsel olarak davacı markalarını hemen ve ilk bakışta akla getirdiği,
böylece, "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu Yerleşik Yargıtay içtihatlarında kabul edilmiş ve Dairemizce bu yönde kararlar verilmekte ise de, dava konusu başvurunun "..." ibaresi ayırt edilecek şekilde düzenlenmesi ve her iki taraf markasında yer alan "..." ibarelerinin görsel benzerliği nedeniyle taraf markaları arasında emtia benzerliğinin gerçekleştiği mal ve hizmetler yönünden SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu sonucuna ulaşılmış, ilk derece mahkemesinin aksi yöndeki kabulü isabetli bulunmamıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir.
Davacı vekili, başvurunun tanınmışlık gerekçesiyle de reddinin gerektiğini ileri sürmüş ise de, başvurunun tescilinin SMK'nın 6/5. maddesindeki koşullara sebebiyet vereceği ispatlanmadığından, davacı vekilinin bu itirazı ise isabetli bulunmamıştır.
Her ne kadar davalı şirket vekili müvekkilinin eski tarihli markalarının kazınılmış hak oluşturduğunu ileri sürmüş ise de, davalının kazanılmış hak oluşturabilecek 2011/01690 sayılı ve dava eski tarihli markalarının esas unsurunun farklı olduğu, davalı şirketin dava konusu markasının ise mesnet markalara yakınlaştığı, bu durumda kazanılmış hak koşullarının oluşmadığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla, taraf marka işaretleri arasında iltibas bulunması nedeniyle, benzer mal ve hizmetler yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 22/04/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2024/427, K. 2026/636, 27 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama