KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Mahkemesi Davacı
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2024
- Esas no
- 2024/437
- Karar no
- 2024/719
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 10/12/2019
- Numarası
- 2019/11 E. - 2019/547 K.
- Vekilleri
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- YİDK Marka Kararı İptali, Hükümsüzlük
Karar Metni
1.087 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Dairemizce verilen 14/04/2022 tarih ve 2020/1131 Esas 2022/508 sayılı kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 15/01/2024 tarih ve 2022/4175 Esas 2024/265 Karar sayılı ilamıyla BOZULMAKLA, dava Dairemizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp incelendi, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili şirketin 2013/29479, 2013/29468, 2013/60855, 2013/32392 sayılı "...”, “... ...”, "...", "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “...” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2017/89303 kod numarasını alan başvuruya müvekkili tarafından yapılan itirazın, 2018-M-10568 sayılı YİDK kararı ile yerinde görülmeyerek reddedildiğini, oysa müvekkilinin 1961 yılından bu yana özellikle bisküviler, krakerler, gofretler, pastalar, tartlar, kekler vs. ürünlerin imali, ithali,
ihracı ve ticareti alanında faaliyet gösterdiğini, “...” ibaresinin ayırt ediciliği düşük bir ibare olmadığını, müvekkilinin markaları ile davalının markasının hem emtiasının hem de ibarelerinin ayırt edilmeyecek kadar benzer olması nedeniyle iltibas tehlikesinin mevcut bulunduğunu ileri sürerek, davalı ...
YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının 30. sınıfta bulunan tüm emtialar ve 05. sınıfın 02. alt sınıfında bulunan emtialar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı ..., savunmada bulunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu markanın esas unsurunun “...” ibaresi, davacı markalarının esas unsurunun “...” ibaresi olduğu, taraf markalarında ortak unsur olarak yer alan “...” ibaresinin, dava konusu gıda sektörüne ait malların ayırt edici niteliği zayıf bir ibare olduğu değerlendirildiğinde, davalı başvurusunun başında yer alan “...” ibaresinin varlığının, tarafların markaları arasında marka işaretleri bakımından işitsel, görsel ve anlamsal benzerliği ortadan kaldıracağı,
sonuç olarak her ne kadar dava konusu marka ile davacı markalarının kapsamlarındaki emtialar aynı veya benzer olsa da, marka işaretleri bakımından işitsel, görsel ve anlamsal benzerlik bulunmaması nedeniyle dava konusu marka ile davacıya ait markalar arasında karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkili şirketin “...” ibareli markasının zayıf/tanımlayıcı marka olarak kabul edilebilmesinin mümkün olmadığını, aksine bu ibarenin doğrudan müvekkili şirketi işaret ettiğine ilişkin pek çok yargı kararının bulunduğunu, tarafların markalarının iltibasa neden olacak düzeyde benzer bulunduğunu, davalı şahsın başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Dairemize ait 14/04/2022 tarih ve 14/04/2022 tarih ve 2020/1131 Esas- 2022/508 Karar sayılı karar ile dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında, başvuru kapsamında yer alan 5/2. sınıf mallarla 30. sınıf malların tamamı yönünden, 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik ve karıştırılma tehlikesinin mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİNİN 15/01/2024 TARİH VE 2022/4175 ESAS 2024/265 KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nce, başvuru markası “...” ile redde mesnet “...”, “...”, “...”, “...” markalar bir bütün olarak incelendiğinde, markalar arasında 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 8 inci maddesinin birinci fıkrası (b) bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı,
zira dava konusu başvuruda, davacı markasının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin öne çıkartılmayıp bir bütün olarak ‘...’ ibaresine asli unsur olarak yer verildiği, bu şekilde başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, taraf marka işaretlerinin benzer olmadığı (Yargıtay 11.H.D., 09.11.2023 2022/2662 E., 2023/6591 K.) gerekçesiyle Dairemiz kararının davalılar yararına bozulmasına karar verilmiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dairemizce usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyulmuştur.
Yargıtay 11. HD.'nin hükmüne uyulan bozma ilamında da belirtildiği üzere, başvuru markası “...” ile redde mesnet “...”, “...”, “...”, “...” markalar bir bütün olarak incelendiğinde, markalar arasında 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 8 inci maddesinin birinci fıkrası (b) bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira dava konusu başvuruda, davacı markasının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin öne çıkartılmayıp bir bütün olarak ‘...’ ibaresine asli unsur olarak yer verildiği, bu şekilde başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, taraf marka işaretlerinin benzer olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durum karşısında Dairemizce, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ayrıca Yargıtay HGK.'nın 04.03.2021 tarih ve 2021/2-96 E.- 2021/205 K. sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere, bölge adliye mahkemelerinin ilk derece mahkemesi kararına müdahale ettiği noktalarda Yargıtay’ın bozma kararı vermesi durumunda, dosyanın karar verilmek üzere bölge adliye mahkemesine gönderildiği, bu noktada bölge adliye mahkemesinin alt derece hüküm mahkemesi olarak ilk derece mahkemesiyle aynı sıfatla yargılama yaptığı, denetim görevini kullanmadığı,
temyiz incelemesi sonucunda verilen Yargıtay bozma ilamına yönelik karar vermek üzere alt derece hüküm mahkemesi olarak hukuki dinlenilme hakkı kapsamında aynen ilk derece mahkemesi gibi duruşma açmak zorunda olduğu, açılan bu duruşmada istinaf kanun yolu incelemesi yapmadığı, alt derece hüküm mahkemesi sıfatına uygun şekilde taraflar yararına ayrıca duruşma vekâlet ücretine hükmedilemeyeceği nazara alınarak, somut uyuşmazlıkta da Dairemizce davanın reddine karar verilmesi nedeniyle davalılar yararına ayrıca duruşma vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/04/2024
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2024/437, K. 2024/719, 17 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama