KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2026
- Esas-Karar No
- 2024/814 - 2026/982
- Esas no
- 2024/814
- Karar no
- 2026/982
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 09/02/2024
- Numarası
- 2023/233 E. - 2024/65 K.
- Davanın konusu
- Marka ile İlgili Kurum Kararlarının İptali
Karar Metni
1.147 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/02/2024 tarih ve 2023/233 Esas - 2024/65 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin 2022/079560 sayılı, "..." ibareli markanın 04, 07, 09, 11, 35 ve 40. sınıflarda adına tescili başvurusunun, davalı Kurum tarafından 193798, 95/015895, 96/014687 ve 96/014689 sayılı "..." ibareli markalar ile aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunduğu gerekçesiyle 09. sınıfta kısmen reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, YİDK'nın 2023-M-2806 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, SMK m.5/1-ç hükmü gereği yapılan müktesep hak incelemesinde fiili kullanım ispatı külfetinin aranmasının SMK m.5/1-ç hükmünün uygulanma sırası ve şekli nazara alındığında mümkün olmadığı, davacının müktesep hak iddiasına dayanak yapmış olduğu 2015/25290, 2004/38028, 147267, 147268, 123864, 86029 sayılı markaların kapsamlarındaki "akıllı röle, elektrik tesisatları, güneş kollektörleri, voltaj düzeltme transformatörleri, her nevi elektrik cihazlarına ait bobin teli, kablo, fişli kablo" malları ile markadan çıkartılmasına karar verilen malların aynı/aynı tür olduğu, dolayısı ile davacının önceki markalarına dayalı müktesep hakkının bulunduğunu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müktesep hak iddiasında bulunan başvuru sahibinin, bu iddiasını ilişkin bilgi ve belgeleri sunması yönünde hukuki bir engel bulunmadığı halde iddiasının ispatı açısından, fiilen kullanımı ispatlayacak bilgi ve belgeleri Kuruma sunmadığını, ve yalnızca müktesep hakkının bulunduğu iddiasında bulunulmasının bu hakkın varlığı için yeterli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İşlem dosyasının incelenmesinden; davacı şirket tarafından 3/6/2022 tarihinde 2020/079560 sayılı "..." ibareli markanın 04, 07, 09, 11, 35 ve 40. sınıflarda tescili talebinde bulunulmuş olup Türkpatent Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından 6769 sayılı Kanun'un 5/1-ç maddesi uyarınca 9/6/2022 tarihinde 193798, 95/015895, 96/014689 sayılı "..." ibareli markalara dayalı olarak bir kısım mal ve hizmetlerin markadan çıkarıldığı ve davacının yeniden inceleme isteğinin de 14/3/2023 tarihli, 2022-M-2806 sayılı kararı ile reddedildiği, bu kararının davacı tarafa 19/3/2023 tarihinde tebliğ edildiği ve eldeki davanın da yasal iki aylık süre içerisinde 12/5/2023 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacının tescil başvurusunda bulunduğu "..." ibareli markanın tescili başvurusu, dava dışı üçüncü kişiye ait markalar gerekçe gösterilerek reddedilmiş olup taraflar arasındaki uyuşmazlık, karşılaştırılan markalar arasında 6769 sayılı SMK.'nın 5/1-(ç) bendi anlamında benzerlik bulunup bulunmadığı ve davacının önceki tescilli markalarının kazanılmış hak oluşturup oluşturmayacağı noktasında toplanmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta davacının marka tescil başvurusu kapsamından çıkarılan malların, redde mesnet markaların kapsamında da aynen yer aldığı ve hem davacının marka tescil başvurusunun hem de redde mesnet markaların asıl unsurları "..." ibaresinden oluştuğu, dolayısıyla markalar arasında 6769 sayılı KHK'nın 5/1-ç maddesi anlamında ayırt edilemeyecek kadar benzerlik bulunduğu hususları, hem mahkemenin hem de davalı ...'in kabulünde olup, davalı tarafın istinaf itirazı, mahkemece kazanılmış hak yarattığı kabul edilen markaların, davacı yararına kazanılmış hak yaratmayacağı konusundadır. Dairemizce yapılan inceleme de sadece bu nokta ile sınırlı tutulmuştur.
Somut olayda Markalar Dairesi Başkanlığı'nın kısmi yayım kararı sonrasında davacı şirket yeniden inceleme talebinde bulunmuş, dilekçesinde 18/11/1993 başvuru tarihli 147268 sayılı "... ...", 13/1/1994 başvuru tarihli 147267 sayılı "... ..." ibareli markalarının güneş kollektörleri, güneş termosifonları emtiasında, 85/086029 ve 90/010332 sayılı markalarının ise "enerji tasarrufunu sağlayan araç, gereç, makine sistem donanım yedek parçaları ve aksesuarların imalatı, voltaj düzeltme transformatörleri, her nevi elektrik cihazlarına ait bobin teli, kablo, fişli kablo, hususi ısıtıcılar, manyetler ve diğer komponentler, her nevi devre elemanları,
elektronik sanayiinde kullanılan ve ara malı niteliğinde olan diğer elektronik yan mamüller, elektrikli ve elektronik ve mekanik araç ve gereçler emtiaları”nda tescilli olup müvekkilinin markasından çıkarılan 09. sınıftaki mallar yönünden kazanılmış hak teşkil ettiğini ileri sürmüştür.
Yargıtay 11. H.D.'nin 19.09.2008 tarih ve 2007/7547 E.-2008/10251 K. sayılı ilamda da belirtildiği üzere, kazanılmış hakkın varlığının kabulü için şu üç koşulun birlikte bulunması gereklidir:
1- Kazanılmış hak iddia edilen tescilli marka ile dava konusu markadaki ibarelerde asli unsurların muhafaza edilmiş olması ve eski markanın en azından hükümsüzlük davası açılabilecek kadar belli bir sürede çekişmesiz şekilde kullanılması,
2- Karşı taraf markalarına yanaşma niyeti olmadan ve iltibas tehlikesi yaratmayacak şekilde, eski ve yeni markalar arasında işletme ile bağlantının ve tüketici nezdinde yaratılan izlenimin korunmuş bulunması,
3- Yeni markada kazanılmış hak iddia edilen markaya nazaran emtia kapsamının genişletilmemiş olması.
Anılan bu hususlar somut olaya uygulandığında kazanılmış hakkın varlığının kabulü için diğer koşulların yanında, kazanılmış hak iddia edilen eski markanın, en azından hükümsüzlük davası açılabilecek kadar belli bir sürede, çekişmesiz şekilde kullanılması gerektiği açıktır. Davacının müktesep hak iddiasına konu markalarının tescil tarihi itibariyle çekişme konusu olmadıkları açık olmakla birlikte, bu markaların kullanıldıklarına ilişkin marka işlem dosyasına davacı tarafından sunulan herhangi bir somut belge, bilgi bulunmadığından müktesep hakkın varlığından söz etmek mümkün değildir.
Bu durum karşısında mahkemece, davacı tarafın isteminin yukarıda açıklanan gerekçelerle, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru olmamıştır. HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davalı TPMK vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/05/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2024/814, K. 2026/982, 14 Mayıs 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama