KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1101
- Karar No
- 2025/1233
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2025
- Başkan
- ....
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 21/04/2025
- Numarası
- .....
- Talep konusu
- İhtiyati Tedbir
Karar Metni
680 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21/04/2025 tarih ve 2025/160 Esas - null/null Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin 1989 yılından bu yana sektörde faaliyet göstermekte olup ulusal ve uluslararası alanda bilinen “...” ibareli markaların sahibi olduğunu, hal böyle iken davalı şirketin 2023/003031 başvuru numaralı ''... ...'' ibareli markanın tescili talebine yönelik müvekkilinin itirazının YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa ki, “... ...” markasının müvekkilinin ''...'', 2014/58295 başvuru numaralı ''... ...'' 2005/06885 başvuru numaralı ''... venti'' ibareli markalar ile iltibasa neden olacak düzeyde benzer olduğunu,
''...'' ibareli marka/markaların kesintisiz ve yoğun kullanım ile tüketici nezdinde yaratılan algı çerçevesinde tanınmış marka niteliğine sahip olduğunu, müvekkil ile aynı ticari alanda faaliyet gösteren davalı şirketin ''... ...'' ibaresini marka olarak tescil ettirmesinin, nihai tüketici nezdinde iltibasa yol açacağını, her iki markanın sahibi olan işletmeler arasında ticari, ekonomik veyahut idari bir bağın bulunacağı varsayımına yol açacağını, ''... ...'' ibareli markanın müvekkilinin markalarının da tescilli olduğu 25. sınıfta tescilinin istendiğini, markada ''...'' ibaresini ön plana çıkardığı,
''...'' ibaresinin ise ayırt edicilik vasfının bulunmadığı dolayısı ile ''...'' ibaresini içeren marka/markalar ile ayırt edici unsuru ''...'' olan karşı yan markasınınilk bakışta dahi birbirinden ayırt edilemez nitelikte olduğundan SMK 5/1-ç maddesinin koşullarının da gerçekleştiğini ileri sürerek, 2025-M-1015 sayılı YİDK kararın iptaline ve 2025/003031 başvuru numaralı “... ...” ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve “... ...” ibareli markası hakkında ihtiyati tedbir kararı verilerek tüm sınıflarda markanın kullanımının tedbiren önlenmesine ve durdurulmasına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, dava konusu markanın kullanılmasının durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir taleplerinin men davalarında mümkün olduğu gerekçesi ile ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkil’in tescilli markalarının asli ve ayırt edici unsuru olan “...” kelimesi ile davacının “... ...” markasının asli ve ayırt edici unsuru aynı olup genel izlenim itibariyle karıştırılmaya sebebiyet verdiğini, zira davalının fark oluşturduğu iddiasıyla eklemiş olduğu Türkçe'de moda anlamındaki “...” ibaresinin markanın genel izlenim itibariyle esasına etki etmediği ve tüketici nezdindeki algıyı değiştirmediğini, itiraza konu markada ''...'' ibaresinin büyük ve kalın puntolar ile yazılmak suretiyle öne çıkarıldığını,
davalının bu şekilde müvekkilinin tanınmış markaları ile iltibas yaratarak haksız kazanç elde etme amacında olduğunu, söz konusu hukuka aykırı durumun devam etmemesi dava sonuçlanana kadar beklenmesinde menfaat bulunmaması sebebiyle davanın etkinliğinin sağlanabilmesi için 25. Sınıf emtialar yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6769 sayılı SMK'nın 159/3. maddesi uyarınca, ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı, 6100 sayılı HMK'nın 389. maddesi uyarınca da ihtiyati tedbirin ancak dava konusu olan şey hakkında verilebileceği, somut uyuşmazlığın YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkin olduğu, bu tür bir uyuşmazlıkta marka kullanımının durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği anlaşılmakla, ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/06/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2025/1101, K. 2025/1233, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama