KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2025
- Esas-Karar No
- 2025/1412 - 2025/2574
- Esas no
- 2025/1412
- Karar no
- 2025/2574
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 24/11/2020
- Numarası
- 2019/55 E. - 2020/269 K.
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
787 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 24/11/2020 tarih ve 2019/55 Esas - 2020/269 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davalı şahsın 2018/02163 sayılı ve "..." ibareli başvurusuna, müvekkilinin "..." ibareli markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının nihai olarak dava konusu YİDK kararı ile reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin markalarının ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu ve bu benzerliğin iltibasa sebebiyet verdiğini, müvekkilinin yoğun emek ve etkin tanıtım faaliyetleri sonucu tüketiciler nezdinde kendisi ile özdeşleşmiş “...” ve “...” ibaresine ekli ibare ve şekillerden oluşan 242 adet tescilli markanın ve marka başvurusunun sahibi olduğunu, “...” kök ibareli bu markaların seri marka niteliği taşıdığını,
dava konusu başvurunun tescilinin tüketiciler nezdinde karışıklık yaratarak başvuru sahibi lehine haksız avantaj sağlayacağını, müvekkilinin markalarının itibarının zedeleneceğini, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2018-M-10482 sayılı kararının iptaline, dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik bulunmadığı, "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, dava konusu başvurunun bir bütün olarak davacının markalarından farklılaştığını, markalar arasında benzerlik bulunmadığından SMK'nın 6/5 maddesinin uygulanma yerinin bulunmadığı, kötü niyet iddiasının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, dava konusu başvuru ile müvekkilinin "..." ibareli tanınmış markalarının ayırt edilmeyecek derecede benzer olduklarını, dava konusu başvuru ile benzer şekilde olan "..." "... ..." ibareli başvurularının itirazları üzerinde davalı Kurum tarafından reddedildiğini, başvuruda yer alan "..." ibaresinin "bozuk para" "madeni para" anlamlarına geldiğini müvekkilinin "..." ibareli markalarının seri marka niteliğinden olduğunu, markalar arasında iltibas bulunduğunu, ,dava konusu başvurunun tescilinin başvuru sahibi adına haksız avantaj sağlayacağını, müvekkilinin markalarının itibarının zedeleneceğini,
son dönemde sanal para çılgınlığı ve sanal uygulamalara para yatırma olgularının haksız kazanç ortamı ve bu durumun tüketici nezdinde huzursuzluk ve tedirginlik yarattığını, dava konusu başvurunun tescili halinde tüketicilerin dava konusu markanın kullanımından kaynaklanabilecek olumsuz deneyimleri müvekkilinin seri markaları ile ilişkilendirilebileceğini, ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." kelimesinin doğrudan ... telefonu ibaresi yerine kullanıldığı, "..." ibareli markaların da tüketicide ... telefonu aracılığıyla erişilebilen bir hizmete ilişkin olduğu algısını oluşturduğu,
"..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olması nedeniyle yeterli ayırt ediciliğin sağlanması halinde herkesçe kullanılabileceği, somut uyuşmazlıkta da dava konusu başvurunun, davacının "..." ve "..." ibareli markalarından yeterince farklılaştığı, dava konusu başvuru ile davacının itiraza mesnet markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 30/11/2022 tarih ve 2021/4488 E.- 2022/8514 K. sayılı ilamında "..." ibaresinin,
19/12/2022 tarih ve 2021/5323 E.-2022/9208 K. Sayılı ilamında "..." ibaresinin davacının "..." esas unsurlu markalarıyla benzer bulunmadığı, yine "..." ibareli başvuruyu davacının "..." ibareli markaları ile benzer gören Ankara 4. FSHHM'nin 2017/178 E.-2018/353 K. sayılı kararının, Dairemizin 2019/42 E.-2020/438 K. sayılı ilamında belirtilen, markaların SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzer olmadığı gerekçesiyle kaldırılarak davanın reddine karar verildiği ve Dairemizin anılan kararının Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/7029 E. - 2022/1579 K. sayılı ilamı ile onandığı,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2023/4477 E-2024/1977 K sayılı ilamında da "..." ibareli başvuru ile davacının "..." ibareli markasının benzer bulunmadığı, taraf markaları benzer bulunmadığından, tanınmışlığın somut uyuşmazlığa bir etkisinin bulunmadığı, ayrıca her marka başvurusunun kendi koşulları içinde değerlendirilmesinin esas olduğu anlaşılmakla,davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/01/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2025/1412, K. 2025/2574, 26 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama