KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2026
- Esas no
- 2025/151
- Karar no
- 2026/972
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 03/10/2024
- Numarası
- 2022/506 E. - 2024/463 K.
- Davanın konusu
- Kullanmama Nedeniyle İptal
Karar Metni
783 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 03/10/2024 Tarih ve 2022/506 Esas - 2024/463 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin “...” ve “...” markalarının sahibi olup, ilgili markaların Birleşik Krallık Fikri Mülkiyet Ofisi nezdinde başvuru halinde bulunduğunu, davalı adına tescilli “...” ve “...” markalarının, müvekkillerinin markalarının tescil ettirilmesi önünde engel teşkil ettiğini, yapılan araştırmalarda davalı adına tescilli 2013/22946 numaralı “...”, 2010/84834 numaralı “...”, 2000/20249 numaralı “...” ibareli markaların, tescilli olduğu hizmetler için kullanılmadığının tespit edildiğini ileri sürerek, davalı adına 2013/22946 numara ile tescilli “...", 2010/84834 numara ile tescilli “...”, 2000/20249 numara ile tescilli “...” ibareli markaların, kullanılmayan tüm hizmetler bakımından iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece davaya konu 2013/22946, 2010/84834 ve 2000/20249 sayılı markaların, Türkiye’de ciddi olarak kullanıldığına dair dosya kapsamında delile rastlanmadığı, ciddi kullanımın ispatlanamadığı, davalı tarafından 2010/84834 sayılı markaya ait haklardan vazgeçtiğinin belirtildiği, dosya kapsamında yapılan tetkiklerde markanın güncel olduğunun görüldüğü, davacı şirketin davayı açmakta hukuki menfaatinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkil şirketin dünya çapında sunduğu otelcilik hizmetlerinde kullandığı markalarını, birçok ülkede marka tescilleri ile de koruma altına aldırdığını, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, kullanmama nedeniyle iptal koşullarının olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, kullanmama nedeniyle iptal istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Her ne kadar mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş ve davalı vekilince istinaf isteminde bulunulmuş ise de istinaf aşamasında davacı vekilince sunulan 06.05.2026 tarihli dilekçe ile huzurdaki davada taraflar arasında yapılan sulh görüşmelerine binaen, davalının rızası ile davayı geri aldıklarını, taraflarca yapılan anlaşma kapsamında tarafların, yargılama giderlerinin kendi üstlerinde bırakılmasına ve karşılıklı olarak vekalet ücreti talep etmemeye karar verdiklerini bildirerek, bu konularda gerekli kararın verilmesi talep edilmiş, ayrıca dava konusu 2013/22946 sayılı “... ...”, 2010/84834 sayılı “...” ve 2000/20249 sayılı “... ...” ibareli markalar üzerindeki ihtiyati tedbir kararının da kaldırılması istenmiştir.
Davalı vekilince sunulan 08.05.2026 tarihli dilekçe ile de taraflar arasında yapılan sulh görüşmelerine binaen davanın geri alınması talebine açık rızalarının bulunduğu, tarafların işbu davaya ilişkin yargılama giderlerinin kendi üstlerinde bırakılması ve karşılıklı olarak vekalet ücreti talep edilmemesi hususlarında da anlaştıkları bildirilmiş, son olarak da müvekkiline ait markalar üzerindeki ihtiyati tedbir kararının kaldırılması istenmiştir.
Davanın geri alınması, 6100 sayılı HMK'nın 123 üncü maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre davacı, hüküm kesinleşinceye kadar davasını geri alabilir. Ancak davacının davasını geri alabilmesi için davalının rızası şarttır. Zımni muvafakat yeterli değildir. Davanın geri alınması durumunda dava hiç açılmamış sayılır ve mahkemece "davanın açılmamış sayılmasına" karar verilir (HMK'nın 123. maddesine 22/7/2020 tarih ve 7251 SK'nın 10. maddesi ile eklenen cümle). Davanın geri alınması durumunda, vekalet ücreti ve yargılama giderleri davacıya yükletilir (HMK'nın 331/3.m."Davanın açılmamış sayılmasına karar verilen hâllerde yargılama giderleri davacıya yükletilir.").
Somut uyuşmazlıkta da davacının 6100 sayılı HMK'nun 123 üncü maddesine uygun şekilde davasını geri aldığı, davalının da açıkça davanın geri alınmasına muvafakatinin bulunduğu, tarafların ayrıca yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin kendi üzerilerinde bırakılmasını talep ettikleri anlaşılmakla, Dairemizce aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/05/2026
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2025/151, K. 2026/972, 8 Mayıs 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama