KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Mahkemesi Vekili
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2025
- Esas no
- 2025/209
- Karar no
- 2025/180
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 15/04/2021
- Numarası
- 2019/9 E. - 2021/136 K.
- Davacı
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
1.356 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/04/2021 Tarih ve 2019/9 Esas - 2021/136 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli markalarının bulunduğunu, davalı Şirketin 2018/04799 sayılı ve “...” ibareli başvurusuna anışan markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edilerek başvuru kapsamından 12 sınıf malların çıkarıldığını, bu karara karşı yaptıkları itirazlarının da dava konusu YİDK kararı ile reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru kapsamında bırakılan 28 sınıf mallar yönünden de iltibas koşullarının oluştuğunu, müvekkilinin markaları tanınmış olduğundan, başvurunun SMK'nın 6/5 maddesi gereğince de reddedilmesi gerektiğini,
dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK’ın 2019-M-8517 sayılı kararının iptaline ve 2018/04799 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Şirket vekili, tarafların markaları arasında iltibasa neden olacak bir benzerlik bulunmadığını, davacının itirazına ve davasına mesnet 99/013922, 2000/00825, 2000/07083, 2001/12960, 2001/13392, 2001/22441,2002/09295, 2002/30620, 2006/48708, 2008/23168, 2008/28354, 2008/28355, 2008/51332, 2009/57903, 2010/11219, 2010/13855, 2010/48427, 2010/63236, 2010/71605, 2010/71609, 2011/89155, 2011/89175, 2013/10154, 2013/16873,2013/81756, 2014/100154, 2014/100160, 2015/94126, 2015/94138, 2015/94141, 2016/76390, 2017/05650, T/02251, 2017/110135, 2017/110151, 2009/57900 sayılı markalarını kullandığını ispatlaması gerektiğini, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını, müvekkilinin "..." ibareli tescilli markalarının bulunduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, başvuruda kalan 28. sınıftaki emtiaların davacıya ait 2001/13392, 2002/30620 ve 99/013922 tescil numaralı markalarda aynı/aynı tür olmak üzere bulunduğu, ancak davalı Şirketin bu markalara karşı kullanmama def'inde bulunduğu, davacının bahsi geçen markaların tescilli olduğu 28 sınıf mallar yönünden kullandığını ispatlayamadığından, davacının 2001/13392, 2002/30620 ve 99/013922 sayılı markalarına dayanamayacağı, şu hâlde davacı yanca dayanılabilen markalar açısından emtia benzerliği bulunmadığı gibi bu markaları yönünde işaretler bakımından da benzerlik bulunmadığı, SMK'nın 6/5 maddesindeki koşulların oluşmadığı,
davacının SMK'nın 6/6 ve kötü niyet iddialarının da yerinde olmadığı, diğer taraftan davalı Şirket yararına müktesep hak koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, dava konusu başvurunun müvekkilinin tanınmış olan "..." ibareli markasını aynen içerdiğini, marka işaretlerinin benzer olduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin alt/yan markası olarak algılanacağını, müvekkilinin markaları tanınmış olduğundan, SMK'nın 6/5 maddesi koşullarının da gerçekleştiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
1-Dava, YİDK kararının İptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu başvuru kapsamında yer alan 28. Sınıf malların davacının itirazına mesnet markalarından sadece 2001/13392, 2002/30620 ve 99/013922 sayılı markası kapsamında yer alan 28. sınıf mallarla aynı/aynı tür olduğu, davacının itirazına mesnet diğer markları kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin uyuşmazlık konusu 28 sınıf mallarla benzer olmadığı,
dolayısıyla davacının 2001/13392, 2002/30620 ve 99/013922 sayılı markaları dışındaki diğer itirazına mesnet markaları yönünden emtia benzerliğine ilişkin koşulun gerçekleşmediği, ancak dava konusu başvuru sahibi davalı Şirketin süresinde sunduğu cevap dilekçesinde davacının 2001/13392, 2002/30620 ve 99/013922 sayılı markaları yönünden kullanmama def'inde bulunduğu,
tescil tarihileri itibariyle kullanmama def'ine muhatap olan bahsi geçen davacı markalarının tescilli bulunduğu 28 sınıf mallar yönünden kullanımının davacı tarafça ispat edilemediği , bu itibarla davacının 001/13392, 2002/30620 ve 99/013922 sayılı markalarının davadaki hükümsüzlük istemi bakımından iltibas değerlendirmesinde dikkate alınmasının mümkün olmadığı, diğer taraftan somut olay bakımından SMK'nın 6/5 maddesi koşullarının da ispatlanmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, SMK'nın Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 29/1 maddesinde, SMK'nın 19/2 maddesinin uygulanabilmesi için başvuru sahibinin, yayıma itiraza ilişkin görüşünü sunması gereken süre içinde kullanımın ispatına ilişkin talebini açıkça ve yazılı olarak Kuruma bildirmesi gerekmektedir.
Dava konusu başvuruya ilişkin işlem dosyasının incelenmesinden, dava konusu başvuru sahibi davalı Şirketin, davacının başvurunun ilanına itiraza karşı görüş sunmadığı diğer bir deyişle davacının yukarıda ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere emtia benzerliği şartının gerçekleştiği davacının itirazına mesnet 2001/13392, 2002/30620 ve 99/013922 sayılı markaları yönünden kullanım ispatı talebinde bulunmadığından,
davadaki YİDK kararının iptali istemi bakımından yapılacak iltibas değerlendirmesinde davacının bahsi geçen markalarının dikkate alınması gerektiğinden, ilk derece mahkemesinin davadaki YİDK kararının iptali istemi bakımından aksi yöndeki kabulü yerinde görülmemiştir.
Bu kapsamda yapılan incelemede ise , yukarıda (1) nolu bentte açıklandığı üzere dava konusu başvuru kapsamında yer alan 28 sınıf malların 2001/13392, 2002/30620 ve 99/013922 sayılı markası kapsamında yer alan 28. Sınıf mallarla aynı/aynı tür olduğu, davacının anılan markaları ile dava konusu başvuru arasında işaretler bakımından SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca benzerlik bulunduğu, zira davacının bahsi geçen markalarının asli unsuru olan "..." ibaresinin dava konusu başvuruda aynen asli unsur olarak yer aldığı,
her ne kadar dava konusu başvuru bir bütün olarak "..." ibaresinden oluşsa da, hem başvuruda yer alan "..." ibaresinin "..." ibaresinden farklı renkte oluşturulduğu, hem de başvuru konusu ibarenin "...-..." şeklinde telaffuz edildiği,
bu nedenle başvurudaki "..." ibaresinin diğer ibareden bağımsız olarak algılanabileceği, başvurudaki "..." ibaresinin ise davacının "..." ibareli seri marklarının bulunduğu gözetiliğinde yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı kanaatine varıldığından dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet 2001/13392, 2002/30620 ve 99/013922 sayılı markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesindeki iltibas koşullarının gerçekleştiği ve bu bağlamda dava konu YİDK kararının iptali koşullarının oluştuğu kabul edilmiştir.
HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiş,
yukarıda 1 nolu bentte açıklandığı üzere ilk derece mahkemesinin marka hükümsüzlüğü istemi yönünden tesis ettiği karar yönünden davacı vekilinin istinaf itirazlarının reddine karar verildiğinden, bu istem yönünden hükmedilen vekalet ücreti yönünden ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan tarife hükümleri dikkate alınmıştır.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :28/02/2025
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2025/209, K. 2025/180, 31 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama