İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2025/302 K.2025/244

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 13/03/2024 tarih ve 2023/603 Esas - 2024/127 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği…

Esas2025/302Karar2025/244Tarih7 Şubat 2025Okuma11 dk · 2.135 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi

Karar tarihi
7 Şubat 2025
Esas-Karar No
2025/302 - 2025/244
Esas no
2025/302
Karar no
2025/244
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
13/03/2024
Numarası
2023/603 E. - 2024/127 K.
Davacı
—
Vekili
—
Davalı
—
Davanın konusu
YİDK Marka Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.135 kelime·11 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 13/03/2024 tarih ve 2023/603 Esas - 2024/127 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, davalı tarafın 2019/55413 sayılı “...” ibareli marka başvurusuna müvekkili şirketin 2017/63113 sayılı "..." ibareli markasını mesnet göstererek yapılan itirazın Markalar Dairesi Başkanlığınca kabul edilerek markanın kısmen reddine karar verildiğini, davalı şirket tarafından Markalar Dairesi Başkanlığı kararına itiraz edildiğini, itiraz üzerine YİDK tarafından Markalar Dairesi Başkanlığı kararından dönülmesine karar verildiğini, davalı markasının müvekkili şirkete ait markayı birebir içerdiğini, davalı markasında yer alan “...” ibaresinin başına getirildiği sıfatların üstün derecede olduğunu gösteren bir kelime olduğunu,

davalı markasının telaffuzunda “...” ve "...” ibarelerinin ayrı olarak okunduğunu, davaya konu 5. sınıf mallar için daha üstün anlamına gelen “...” ibaresinin müvekkili şirket markasına eklenmesinin davalı markasının müvekkili şirket markasının bir üst versiyonu, bir diğer serisi olduğu yönünde intiba uyandırdığını, taraf markalarının kelime markası olduğunu, ambalajlar üzerine farklı renk veya farklı puntolar ile yazılması ihtimali de bulunduğunu, davalı şirket marka başvurusunda yer alan malların müvekkili şirket tescil kapsamında yer aldığını, dava konusu markanın müvekkili şirket markası karşısında seri marka olarak algılanacağını,

müvekkili şirketin “...” markasının yaygın olarak kullanıldığını ve sektörde müvekkili şirket ile özdeşleştiğini, “...” markasının “...” ilaç etken maddesini ihtiva ettiğini, marka ibaresinin ilaç etken maddesinden türetilmiş bir ibare olmadığını, orijinal niteliği yüksek bir marka olduğunu, 05. sınıfın 01. alt grubundaki malların tüketici profilinde doktor ve eczacılar bulunmakla birlikte orta seviyedeki tüketici kitlesinin de tüketici profilinde yer aldığını, inceleme yapılırken ortalama seviyedeki tüketicinin dikkate alınması gerektiğini, davalı şirket beyanlarının ve gerekçelerinin 05/01. sınıf mallarına ilişkin olduğunu,

ancak taraf markalarının 05. sınıfın tüm mallarını kapsadığını, 05/01. sınıf malların 05. sınıfın diğer malları ile benzer olmadığını, dolayısıyla alt sınıfların tüketicilerinin de aynı olduğunun kabul edilemeyeceğini beyanla 05. sınıf mallar yönünden YİDK’nın 2020-M-4702 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın 05. sınıf malları için hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Diğer davalı şirket vekili, ilaç kategorisindeki hiçbir ürünün doğrudan son tüketiciye tanıtılması ve satışının yapılmasının mevzuat gereği söz konusu olmadığını, söz konusu markaların kullanıldığı ürünlerin son kullanıcısının doktorlar olduğunu, özel bir ihtisasa sahip doktorların bu iki ürünü karıştırması veya birini diğeri yerine reçete etmesi veya iltibasa düşmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafa ait “...” markalı ürünün doktor reçetesi dışında satılmasının mümkün olmayan bir ürün olduğunu, ürünlerin farklı tedavilere yönelik kullanıldığından ortalama tüketicinin “...” yerine “...” almasının söz konusu olamayacağını,

müvekkili şirket tarafından yaratılan “...” markasının enzimlerden oluşan bir proje olduğunu, “...” ve “maximum” kelimelerinin bir araya getirilmesi ile oluşturulduğunu, her iki marka arasında bir benzerlik bulunmadığı gibi iki markanın karıştırılma ihtimali de bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli tescilli markası arasında dava konusu markanın kapsamında yer alan "Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler.

Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç): diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri. Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler. Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler.

İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları." malları yönünden ortalama tüketici kesimi nazarında iltibas oluşacak şekilde görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu;

işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu yukarıda belirtilen 05/01. sınıf dışındaki mallar yönünden ayırdığı satın alma süresi içinde davalının başvuru markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı,

diğer bir anlatımla ortalama tüketici nezdinde başvuru kapsamındaki yukarıda belirtilen mal ve hizmetler yönünden davacının "..." ibareli markalı ürününü satın almak isterken davalının "..." ibareli başvuru markalı ürünü satın almak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği, başvuru kapsamındaki yukarıda belirtilen 05/01. sınıf dışındaki mallar yönünden her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği, taraf markaları arasında 05/01. sınıf dışındaki mallar açısından SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşulunun oluştuğu,

aksi yöndeki bilirkişi görüşüne HMK'nın 282. maddesindeki "Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmünden hareketle yukarıdaki gerekçe ile iştirak edilmediği; belirtilen dava konusu emtia dışındaki 05/01. sınıfında yer alan "İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler." mallarının ise hedef tüketicileri doktor, eczacı gibi bilinçli tüketici grubu olduğundan iltibas koşulu oluşmadığı (bu kısımda bilirkişi raporu benimsendiği) gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne,

dava konusu 2020-M-4702 sayılı YİDK kararının dava konusu edilen 2019/55413 sayılı markanın kapsamında yer alan 5. sınıftaki "Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler.

Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç): diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri. Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler. Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler.

İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları." malları yönünden kısmen iptaline, markanın bu mallar yönünden kısmen hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine, diğer kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, istinaf bavuru dilekçesinde, 05/01. sınıftaki mallar için mutlak ret gerekçesi düzeyinde benzerlik arandığını, müvekkili markasının "ınn" adından türetilmemesi nedeniyle ayırt ediciliği yüksek orjinal bir marka olduğunu, taraf markaları arasında güçlü bir benzerlik bulunduğunu, başvurunun müvekkilinin markasını aynen içerdiğini, markaların birbirini çağrıştırdığını, markaların aynı tedaviye yönelik olması halinde birbirleri yerine ikame edilmeleri riskinin bulunduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının aleyhe olan 05/01. sınıf mallar yönünden kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını, tüketicinin dikkatinin yoğunlaştığı başlangıç kısmının farklı olduğunu, ilgili tüketici kesiminin dikkat düzeyinin de yüksek olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Diğer davalı şirket vekili, gerekçeli kararda bilirkişi raporundan farklı bir değerlendirme yapıldığını, bu değerlendirmenin gerçek duruma aykırı olduğunu, ürünlerden birinin antibiyotik, diğerinin ise takviye edici ürün olması sebebiyle farklı raflarda yer alacaklarını, ürünler doktor ve eczacılara hitap ettiğinden gerekçeli karardaki ortalama düzeydeki alıcı kitlesine yönelik değerlendirmenin yerinde olmadığını, bilirkişi raporundaki tüketicinin davalı markasını gördüğünde ilk olarak "..." ibaresine yoğunlaşacağı yönündeki değerlendirmenin de dikkate alınmadığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, YİDK marka kararı iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

İşlem dosyasının incelenmesinden, davalı şirketin, "..." ibaresinin, 03 ve 05. sınıf mallarda tescili için diğer davalı Kuruma başvurduğu, davacının "..." ibareli markasına dayalı olarak, iltibas iddiasıyla başvuruya itiraz ettiği, davacının itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddine karar verildiği, davacının bu karara karşı yaptığı itirazın da, YİDK'nın 2020-M-4702 sayılı kararıyla reddedildiği, anılan kararın davacıya 01.06.2020 tarihinde tebliğ edildiği ve işbu davanın pandemi nedeniyle uzayan süreler dikkate alındığında iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 17.08.2020 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.

İlk derece mahkemesinin kabulü ve istinaf itirazları gözetildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık dava konusu "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." ibareli markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas bulunup bulunmadığı noktasındadır.

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez.

Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir.

İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir.

Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında, dava konusu başvuru "..." ibaresinden oluşmaktadır. Davalı tarafça dava konusu ibarenin "..." ve "..." kelimelerinden türetildiği savunulmuştur. Başvurunun esas unsuru bir bütün olarak bu ibareden oluşmaktadır. Davacının itirazına mesnet markası ise "..." asıl unsurludur. Bu ibare ise etken maddenin veya bir hastalığın adından türetilmemiştir.

Buna göre yapılan değerlendirmede, her ne kadar, davacının itiraza mesnet markası dava konusu markanın son iki hecesini oluşturmakta ise de, başvuru ibaresinin başındaki "..." kelimesinin tüketiciler tarafından bilinen bir kelime olduğu, bu nedenle tüketicilerin başvuruyu aşina olduğu "..." kelimesi ve yine "..." kelimesinin kısaltması olarak yaygın olarak kullanılan "..." olarak okuyup algılayacağı, marka işaretleri arasındaki farklılığın markaların tüketicilerin daha çok dikkat ettiği başlangıç kısmında meydana geldiği ve bu farklılığın da taraf markalarını görsel, işitsel ve kavramsal olarak yeterince uzaklaştırdığı,

taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmış olup, dosya kapsamında içerisinde doktor ve eczacı bilirkişilerin bulunduğu heyet tarafından düzenlenen bilirkişi heyetince ulaşılan sonuç da bu yöndedir. İlk derece mahkemesinin aksi yöndeki kabulü ise yerinde görülmemiştir.

Tarafların marka işaretleri benzer bulunmadığından, Dairemizce emtia benzerliği şartı yönünden değerlendirme yapılmasına gerek görülmemiştir.

Davacı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince; yukarıda açıklandığı üzere tarafların marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından, davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.

Sonuç olarak, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında iltibas bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... ile davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Davalı şirket ile davalı ... vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 13/03/2024 gün ve 2023/603 Esas - 2024/127 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3-Davanın REDDİNE,

4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin harç olarak alınan 54,40-TL harçtan mahsubu ile bakiye 561,00-TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

5-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan 40.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,

7-Davalı ... tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 42,50-TL posta gideri, istinaf aşamasında yapılan 260,00-TL posta gideri, 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 1.471,90-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,

8-Davalı şirket tarafından istinaf aşamasında yapılan 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,

9-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),

10-Davacıdan alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

11-Davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı kuruma iadesine,

12-Davalı şirket tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 615,40-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı şirkete iadesine,

13-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 07/02/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 05/03/2025

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2025/302, K. 2025/244, 7 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Gerekçe
  7. Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih: 05/03/2025
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/302
Karar No
2025/244
Tarih
7 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2025/303 K.2025/185
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2025/303 K.2025/314
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2025/303 K.2025/322
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2025/305 K.2025/319
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2025/306 K.2025/336
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2025/306 K.2025/280

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.