KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi Birleşen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/789 E Sayılı Davasında
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2025
- Dosya no
- 2025/303
- Karar no
- 2025/322
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/12/2024
- Numarası
- 2024/558 Esas - 2024/1010 Karar
- Davanın konusu
- Şirketin İhyası
- Karar yazım tarihi
- 25/02/2025
Karar Metni
1.085 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20/12/2024 tarih 2024/558 Esas 2024/1010 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Başkan ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, müvekkili tarafından Ticaret Sicilinden terkin edilen ... Şti.'den müvekkili bankanın alacağının tahsili için (11/03/2013 tarihli) çek alacağından kaynaklanan 12/03/2013 tarihinde İzmir 25. İcra müdürlüğünün 2013/2770 sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, zaman içerisinde yenilenmiş olması nedeniyle 2023/1903 esas numarası aldığını, ancak takip borçlusu bu şirketin terkin edilmiş olduğunu, ileri sürerek ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... ihyası istenilen şirketin 19/12/2014 tarihli Genel Kurul Kararı ile Ticaret Sicil Müdürlüğünden silinmesine karar verildiğini, 10/12/2013 tarihli genel kurul kararı ile tasfiyeye girdiğini ve 31/12/2014 tarihinde terkin edildiğini, tasfiyenin kanuna uygun olarak gerçekleştirilmesi ve sona erdirilmesinden tasfiye memurunun sorumlu bulunduğunu, müvekkilinin herhangi bir mükellefiyetinin bulunmadığını, dava açılmasına sebebiyet vermediklerini, aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir.
Davalı tasfiye memuru vekili cevap dilekçesinde; davanın şirketin terkininden itibaren 5 yıl içerisinde açılmadığını, sicilden silinmesi tarihine 5 yıllık hak düşürücü sürenin 19/12/2019 tarihine kadar olup, neredeyse 10 yıl sonra dava açıldığını, bu nedenle usulden reddi gerektiğini, sicilden silinme hususunun ticaret sicil gazetesinde ilan olunduğunu, terkin işleminden herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, işlemin yasaya, yönetmelik ve mevzuata dayanılarak hukuka uygun şekilde gerçekleştirildiği, tüm sorumluluğun yerine getirildiğini ve dava açılmasına sebebiyet verilmediğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın usulden, aksi kanaat var ise de esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, her ne kadar TTK geçici 7. maddesine göre 5 yıllık hak düşürücü süre geçirilmiş ise de bu konudaki yasal düzenlemelerin Anayasa Mahkemesi'nce iptal edildiğini ve buna göre hak düşürücü sürenin geçmediğini, davanın kabulü ile tasfiye halinde ... Şti.'nin İzmir 25. İcra Müdürlüğünün 2023/1903 esas (2013/2770 eski esas) sayılı dosyasındaki açılan takip konusu ile ihyasına ek tasfiye memuru olarak son tasfiye memuru olan ...'ın atanmasına karar verilmiştir. Karara karşı, davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davalılardan ... vekili kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, kaydı silinen şirketin silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde ihyasının istenebileceğini, buna göre hak düşürücü sürenin 19/12/2019 tarihine kadar olduğunu, huzurdaki davanın 10 yıl sonra açıldığını, 6102 TTK nın 7. Maddesi uyarınca 5 yıl içerisinde açılmadığını davanın usulden reddi gerektiğini, kararda yargılama giderlerinin bir kısmı ile vekalet ücretinin taraflarına yüklenildiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet verecek hukuka aykırılığın bulunmadığını, tüm sorumluluklarının yerine getirdiğini, mevzuata uygun olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, ortaklar kurulu kararı ile tasfiye nedeniyle sicilden terkin edilen şirketin TTK'nın 547. maddesi uyarınca ihyası istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulü ile her ne kadar TTK geçici 7. maddesine göre 5 yıllık hak düşürücü süre geçirilmiş ise de bu konudaki yasal düzenlemelerin Anayasa Mahkemesi'nce iptal edildiğini ve buna göre hak düşürücü sürenin geçmediğini, davanın kabulü ile tasfiye halinde ... Şti.'nin İzmir 25. İcra Müdürlüğünün 2023/1903 esas (2013/2770 eski esas) sayılı dosyasındaki açılan takip konusu ile ihyasına ek tasfiye memuru olarak son tasfiye memuru olan ...'ın atanmasına karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 547/1. maddesinde; “Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler” hükmünü içermektedir.
Somut olayda, davacı vekili, tasfiye nedeniyle sicilden terkin edilen şirket aleyhine açılan hizmet tespiti istemli çekten kaynaklanan alacağın tahsili için İzmir 25. İcra Müdürlüğünün 2023/1903 esas (2013/2770 eski esas) sayılı dosyasında takip borçlusunun sicilden terkin edilmesi nedeniyle taraf teşkilinin sağlanması amacıyla bu dosyayla sınırlı olarak ihya kararı verilmesini istemiştir.
Davacı, açılan dosyayla sınırlı olmak üzere şirketin ihyasını isteme hakkına haiz olup tasfiye nedeni ile sicilden terkin edilen şirket aleyhine açılan derdest davada taraf teşkilinin sağlanması için şirketin ihyasını istemekte davacının hukuki yararı da mevcuttur. TTK 547. maddeye göre açılan ihya davalarında süre söz konusu değildir. Davacının başlattığı takip dosyasının süresinde açılıp açılmadığı da ihya davasında değerlendirilecek bir husus değildir.
Kaldı ki Anayasa Mahkemesince TTK geçici 7. Maddesinde 5 yıllık hak düşürücü süreye yönelik süre de iptal edilmiş bulunmaktadır. İhya kararı verilebilmesi için tasfiye memurlarının tasfiye işlemlerinde kusurlarının bulunması ve takip dosyasının tasfiye işlemleri tamamlanmadan önce açılması gerekmez.
TTK'nın 547/2. maddesinde "Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." hükmüne yer verilmiş olup, ek tasfiyeye ilişkin prosedür emredici ve kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemece şirket hakkındaki derdest dosya ile sınırlı olarak ihya ve ek tasfiye işlemlerinin yapılması için tasfiye memuru atanmasına dair verilen karar yerindedir.
Dosyaca el konulan icra takip dosyası ile ticaret sicil memurluğu yazı cevabına göre davacı tarafın davalı hakkında 12/03/2013 tarihinde çekten kaynaklanan alacak için takip başlattığı, bu takibin yenilenmek suretiyle 2023/1903 esas numarasını alıp devam ettiği, takip borçlusu şirketin ile ortaklar kurulu kararı ile takip ayakta olduğu halde 10/12/2013 tarihinde tasfiyeye girerek 19/12/2014 tarihinde genel kurul kararı ile silinmesine karar verilip, davalı tarafın tasfiye memuru olduğu hususlarında ihtilaf bulunmamaktadır.
Tasfiye sürecinde tasfiyenin eksik bırakılmasından ve gereği gibi yapılmamasından davalı tasfiye memurunun sorumlu olması ve 6100 sayılı HMK' nın 326. maddesinde yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlemesi nedeniyle mahkemece davalı tasfiye memuru aleyhine kısmen yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta olup, davalı tasfiye memuru ...'ın istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
İstinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/303, K. 2025/322, 25 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama