İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2025/306 K.2025/302

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2024/1050 Esas sayılı 20/12/2024 tarihli ara kararına karşı , davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ;

Esas2025/306Karar2025/302Tarih12 Şubat 2025Okuma12 dk · 2.461 kelime

KÜNYE

T.C. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi İstinaf Karar Yazım

Karar tarihi
12 Şubat 2025
Esas no
2025/306
Karar no
2025/302
İncelenen kararın mahkemesi
KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
20/12/2024 ARA KARAR
Numarası
2024/1050 Esas
Davanın konusu
Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli
İstinaf karar tarihi
12/02/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.461 kelime·12 dk okuma·4 bölüm

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2024/1050 Esas sayılı 20/12/2024 tarihli ara kararına karşı , davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkilinin üst soylarının davalı şirketin kurucusu müteveffa ... ile eşi ... olduğunu, ... ile ...'ın evliliklerinden ..., ... ve ... isimli üç çocukları olduğunu, davalı ve hissedar ...'ın olduğunu, ...Anonim Şirketi ... tarihli ... sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayımlanarak kurulmuş bir aile şirketi olduğunu, şirketin kurucusunun kuruluşundan beri hakim sahip ve aynı zamanda müvekkilin üstsoyu ..., 02/12/2020 tarihinde vefat ettiğini, şirketin hissedarları hâlihazırda ..., ..., ..., ... ve ...olduğunu, hissedarlar arasında müvekkil yer aldığını,

yönetim kurulu kararı uyarınca muris ...'ın hissesinin tamamını oğlu ...'a devredildiğini, dolayısıyla müvekkili ve diğer mirasçılara ...'ın vefatı ile intikal eden bir hisse kalmadığını, müvekkilinin de mirastan intikal etmesi gereken bir hissesi olamadığını, ... hâlihazırda şirketin hâkim hissedarı ve yönetim kurulu başkanı konumunda olduğunu, ...Anonim Şirketi'ne ilişkin pay devri konulu yönetim kurulu kararının 30/09/2020 tarihinde düzenlenmiş olduğunu,... tarihinde Kayseri 10. Noterliği'nin ... yevmiye numarası ile tasdiklendiğini,

yönetim kurulu kararında şirket ortaklarımızdan ...'ın devrinin onaylanmasına devir sonucunda ...'ın şirkette hissesinin kalmamasına oy birliği ile karar verildiğini, murisin tüm hisselerinin davalıya devredildiği belirtildiğini, yönetim kurulu kararında yer alan ve hisselerini devreden ...'ın isminin altında yer alan imza, murise ait olmadığını, sahte imza olduğunu,

tüm bu hususlar mahkemenizce yapılacak araştırmalarla netliğe kavuşana dek davalı ve devralan ...'ın şirkette en yüksek pay sahibi konumunda olmaya devam edeceği ve yönetim kurulu başkanı olmasından bahisle şirket üzerinde söz sahibi olduğu ve bu süreçte şirketin menfaatlerini korunmasına devam edilmesi gerektiği, bu nedenlerle şirketin ve müvekkilin şirketteki durumunun korunabilmesi için şirketin kayıtlı tüm mal varlığı üzerine satışa engel ihtiyati tedbir konulmasına, ayrıca şirket hisselerinin devir ve temlikinin önlenmesi adına davalının şirket hisseleri üzerine satışa engel ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk derece Mahkemesi kararı ile.

Dava dilekçesi ekinde sunulan 30/09/2020 karar tarihi, 2020/3 karar sayısı ve ... yevmiye sayılı ...Anonim Şirketi Yönetim Kurulu Kararı ile davalı ...'ın hisse adedi 56.675.500 ve hisse bedeli olan 5.667.550,00-TL olduğu anlaşılmakla, davalı ...'ın payın yargılama sonuna kadar üçüncü şahıslara satışının, devir ve temlikinin önlenmesi amacıyla 300.000,00-TL nakdi teminat veya süresiz banka teminat mektubu karşılığında üçüncü şahıslara satışının, devir ve temlikini önlemek amacıyla ihtiyati tedbir konulması talebinin kararının kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaati hasıl olmuş "1-Davacı tarafın,

davalı şirketin kayıtlı tüm mal varlığı üzerine satışa engel ihtiyati tedbir konulması talebinin REDDİNE, 2-Davalı ...'ın hakkındaki ihtiyati tedbir talebinin KABULÜ ile davalı davalı ...Anonim Şirketi'ndeki davalı ... adına kayıtlı 56.675.500 adet payın yargılama sonuna kadar üçüncü şahıslara satışının, devir ve temlikinin önlenmesi yönünden İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA," şeklinde ara karar kurulmuştur.

Davacı vekili işbu ara kararının redde ilişkin kısmını yasal süresi içerisinde istinaf etmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davanın açılması ile verilen hükmün kesinleşmesi arasında geçecek sürede dava

konusunun, ortaya çıkacak durumlar ya da değişiklikler veya karşı tarafın kötü niyetli davranışları

nedeniyle ortadan kalkması ya da değişikliğe uğraması söz konusu olabilir ve dava lehe sonuçlansa bile

bu hükümden yararlanılması mümkün olmayabileceğini, bu tehlikenin ortadan kaldırılması adına 6100 sayılı

Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile ihtiyati tedbir müessesi düzenlenmiştir. İhtiyati tedbir ile hakkı elde etmenin önüne çıkacak olan tehlike, kesin hükümden önce ortadan kaldırılmakla, hak sahibi söz konusu tehlikeye karşı korunduğunu, ihtiyati tedbir, dava neticesinde verilecek kesin hükmün sonucuna kadar,

hükmün infazını engelleyecek tehlikeyi ortadan kaldırma aracı olduğunu, bu tedbire başvurularak taraflar arasındaki davaların konusuz ve etkisiz kalmasının önüne geçilecek, davaların uzun sürmesinden kaynaklanan

sorunların aşılabileceğini, mahkemece her zaman kaldırılabilir ve değiştirilebilir

olması yönüyle de olması muhtemel hak kaybının önlenebilmesi adına ihtiyati tedbir kararının

verilmesinin yargılamaya bir sakıncası olmadığını, şirketin kurucusu, kuruluşundan beri hakim sahip ve aynı zamanda müvekkilin üstsoyu ...

..., 02.12.2020 tarihinde vefat etmiştir. Şirketin hissedarları hâlihazırda ..., ..., ..., ... ve ...’ olduğunu, hissedarlar arasında müvekkilin yer almadığını, şirketin sermayesi 110.000.000 TL olup hisse adedi ise 11.000.000’tir. Muris ve şirketin kurucusu

...’ın vefatı ile kendisine ait 5.667.550 adet hisse, mirasçılarına payları oranında

paylaşılması gerekmekte iken geçerliliği bulunmayan bir yönetim kurulu kararı nedeniyle dağılım bu

şekilde gerçekleştirilemediğini, yok hükmünde olduğu detaylıca izah edilecek yönetim kurulu kararı

uyarınca muris ...’ın hissesinin tamamının oğlu ...’a devredildiğini ve dolayısıyla müvekkil ve diğer mirasçılara ...’ın vefatı ile intikal eden bir hisse kalmadığını, müvekkilin de mirastan intikal etmesi gereken bir hissesi olamadığını, dava konusu yönetim kurulu kararı, hisse devrinin gerçekleşmesi için aranan yasal şartlar

sağlanmadığından geçersiz olduğunu, yaklaşık ispat salt bu nedenle dahi sağlanmış olup şirketin

mal varlığı günden güne azaldığından ihtiyati tedbir talebimizin kabulüne karar verilmesi

gerektiğini, dava konusu karar, ...’ın 5.675.500 adet hissesinin, davalı ...’a devrine ilişkin olduğunu, bu karar ile şirketin yönetim kurulu başkanı olan ...’ın, yönetim

kurulu üyesi olan ...’ın tüm paylarını devralarak pay sahibi olması, ...

...’ın ise tüm paylarını devrederek pay sahipliğinin ortadan kalkması söz konusu olduğunu, alınan

karar öncesi pay sahiplerinin ...hariç hepsi yönetim kurulunda üye iken, pay devrine ilişkin karar sonrası ... pay sahibi olmayan yönetim kurulu üyesi, ...yönetim kurulu üyesi olmayan pay sahibi, diğer bütün pay sahipleri yönetim kurulu üyesi olarak gözüktüğünü, somut olay bakımından taraflar arasındaki sözleşme eğer satım akdi ise, bu sözleşme bir bedele

bağlı olarak yapılacak olup, tasarruf işlemi alacağın temliki olacağını, doktrin ve yargı kararlarında

kabul gördüğü üzere, anonim şirketin pay devri alacağın temliki şeklinde yapılması gerektiğini, 4. TTK m.490 vd. hükümlerinde nama yazılı pay olarak belirtilen doktrinde ise çıplak pay olarak adlandırılan payların devrine ilişkin bir hüküm olmayıp, bu nedenle genel hükümlerin uygulanacağı öngörülmekte ve bunun da alacağın temliki olduğu kabul edilmektedir. Alacağın temlikinin ise yazılı olarak yapılması TBK m.184 hükmü

gereği olduğunu, yazılı şekil, tarafların karşılıklı ve birbirine uygun olan hukuki sonuç iradelerini yazılı olarak içeren

metin ile imza unsurlarının birleşmesi ile oluştuğunu, dolayısıyla paylar satım akdi gereği devredilmişse, yazılı bir devir beyanı tasarruf işlemini oluşturduğunu, bununla birlikte payın devrinde uygulanacak hükümler payın bedelinin tamamen ödenmiş olup olmadığı hususuna göre değiştiğini, bedelinin tamamı ödenmiş çıplak payın devri genel hüküm niteliğindeki alacağın temliki hükümlerine göre gerçekleştiğini, alacağın temliki, bir tasarruf işlemi olduğu için, bununla çıplak pay devralana geçtiğini, şekil olarak bedeli tam ödenmiş çıplak payın devri, payın devredildiğini içeren yazılı bir temlik beyanının devralana verilmesi ile söz

konusu olduğunu, somut olay bakımından her iki sözleşme açısından da pay devrinin alacağın temlikiyle ve bu

temlikin şekil şartı olan yazılı şekilde yapılması gerek doktrin gerekse yargı kararları tarafından net

şekilde kabul edildiğini, bu halde temlikin şartlarını taşıyan yazılı bir belge olmadıkça pay devrinin geçersiz olduğunu, alacağın temlikinin şartlarına gelince, temlik sözleşmesine ilişkin yazılı metnin sözleşmenin esaslı

unsurlarını taşıması gerektiğini, bu alacağın temlikindeki belirlenebilirlik veya belirlilik ilkesinin bir

gereği olduğunu, sözleşmenin bütün esaslı unsurlarını içeriyor olması, temlik edilen alacağı yeterli açıklıkta

göstermesi gerektiğini, somut olay gözetildiğinde, Kayseri 13. Noterliği ...

yevmiye nolu ... Tarihli hisse devri içeren Yönetim Kurulu Kararı’nın geçerliliğinden söz

edilemeyeceğini, ortada yalnızca bir Yönetim Kurulu Kararı mevcut olup işbu karar da yasada gereken

şartlar taşımadığını, hisse devri Türk Borçlar Kanunu gereği alacağın temliki niteliğinde olmasına rağmen devralan davalı ... ve üstsoy ... arasında hisse devrine

ilişkin hiçbir temlikname, sözleşme bulunmadığını, sonradan düzenlenecek ve dosyaya sunulabilecek hiçbir yazılı sözleşmeye muvafakati bulunmadığını, yazılı beyan resmi şekle tabi olmadığından

kolaylıkla düzenlenebilecek nitelikte olduğunu, somut olayda devrin TTK 416 ve devamı maddeleri ile anasözleşmeye uygun bulunup

bulunmadığı, alacağın temliki şartlarının sağlanıp sağlanmadığının araştırılması gerektiğini, Yargıtay içtihatları ve açık kanun hükümleri gereği yasal unsurları

barındırmayan devrin hüküm doğurmayacağının kabulü gerektiğini, kabul Anlamına Gelmemekle Birlikte Yönetim Kurulu Kararı’nın Yasal Şartları Taşıdığının Ve

İmzanın Murise Ait Olduğunun Varsayımında Dahi, Murisin Sağlığında Yapmış Olduğu İşlemin

Muvazaa Gereği İptali Gerektiğini, bilindiği üzere mirasçı, muvazaalı işlemin tarafı olmadığından sözleşmenin muvazaalı olarak yapıldığı

iddiası her türlü delille kanıtlanabileceğini, resmi sicillere bağlı tutulan malların muvazaalı devrinde

Türk Borçlar Kanunu’nun 19. Maddesinin uygulanabileceği ve muvazaalı işlemiş araştırılması gerektiği

yasal ve yargısal uygulamanın bir gereğidir. Dolayısıyla, murisin sahip olduğu payları muvazaalı olarak satış

sözleşmesi görünümündeki bir sözleşme ile mirasçılarından mal kaçırmak üzere devredilmesi halinde, bahse

konu işleminin hükümsüzlüğü, TBK md. 19’da düzenlenen “genel muvazaa”nın varlığı gerekçesi ile miras bırakanın saklı paylı olsun ya da olmasın tüm mirasçıları ve hatta hükümsüzlüğün tespitinde

menfaati olan herkes tarafından ileri sürülebileceğini, somut olaya konu devir sözleşmesi incelendiğinde, geçerliliğini kabul anlamına gelmemekle birlikte,

miras bırakan ...’ın ölümünden az bir zaman önce hisselerinin tümünü oğlu ...

...’a devrettiği ve şirkette hiç hissesinin kalmadığı anlaşıldığını, bu devir işleminin muvazaalı olduğu ve diğer hissedarları/mirasçıları aldatma kastı içerdiği izahtan vareste olduğunu, üç çocuklu miras bırakanın, payının tümünü tek bir çocuğuna devretmesi hayatın olağan akışına uygun düşmemekte, diğer

mirasçıların hakkını ihlal ettiğini, Pyın ikinci durum olan bağışlama ile geçmesi durumunda ise, bağışlamanın, TBK m.288/1 hükmüne

göre geçerliliği, yazılı şekilde yapılmasına bağlandığını, taraflar bağış hususundaki iradelerini yazılı olarak

ortaya koymadıkları sürece geçerli bir bağış sözleşmesinden söz edilemeyeceğinden ve yazılı bir sözleşmenin

varlığı söz konusu olmadığından, bu husus eğer iddia yönetim kurulu kararına isnat ettirilerek ileri sürülecek olursa da, ilgili yönetim kurulu kararında bağışlama iradesi yer almadığından geçersiz olacağını, işbu nedenlerle hisse devri konulu Yönetim Kurulu Kararı’nın geçerli olduğu varsayımında dahi

muvazaa bakımından gerekli değerlendirmeler yapılarak hisse devrinin iptali ile payları oranında

mirasçılara tescili gerektiğini, bu şekilde devredilen tüm hisselere ilişkin olarak diğer mirasçılara

da dava açılacağını,

dava dilekçesi ekinde yer alan uzman mütalaasında davaya konu yönetim kurulu kararının

hangi hallerde ne sebeple geçersiz olacağı belirtilmiş ve geçersiz olduğu kanaatine varıldığını, devre konu yönetim kurulu kararı yok hükmünde olduğundan şirketin zarara uğramasının ve

hisse kaybının önlenmesi adına tümden ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, dava

konusu şirketin en önemli geliri ve neredeyse tek geliri taşınmazlara ilişkindir. dolayısıyla salt

işin esası olmadığına dayalı olarak ret kararı verilmemesi gerektiğini, haksız yere şirketten pay sahibi

olamayan müvekkilin her geçen gün zararı artmakta, geri dönülemez bir hal aldığını, izah edildiği üzere davaya konu Yönetim Kurulu kararı, yasada belirlenen geçerlilik

şartlarını taşımadığından yok hükmünde olduğunu, davaya konu Yönetim Kurulu Kararı öncelikle alacağın temlikine ilişkin geçerlilik

şartlarını taşımaması, herhangi bir sözleşmeye dayandırılmaması, ayrıca 30.09.2020 tarihinde

düzenlenmesine rağmen 3 ay sonra Noter tasdikine tabi tutulması, Noter Tasdikinin de murisin

vefatından 9 gün sonra yapılmış olması, dolayısıyla onaylama işlemi sırasında murisin orada

bulunamayacağı, orada bulunamayacağı için murisin imzasının kendisine ait olduğuna dair beyanı

içermesi gerektiği, bu unsurların hiçbirini taşımadığı, ayrıca çıplak gözle dahi görülür bir fark

bulunduğu, imzanın taklit imzadan ibaret olduğundan Yönetim Kurulu kararının bu bağlamda da

geçersiz olduğu, Yönetim Kurulu kararının bir diğer geçersizlik nedeninin ise TBK 19 gereği muvazaa

kapsamında kaldığı, muvazaanın tüm şartlarının sağlandığı, mirasbırakanın hisselerinin devretmesi için

haklı bir nedeninin olmadığı, davalının alım gücünün bulunmadığı, ivazsız bir işlem olduğu açık olup

yargılama neticeleninceye kadar şirketin aktif mal varlığı ve davalı hisseleri üzerine satışa engel tedbir

konulması gerektiği, zira davalının şirketin mal varlığını zarara uğrattığı, şirketin ve mirasçıların

menfaatlerinin korunması adına ihtiyati tedbir talebimizin tümden kabulüne karar verilmesi

gerektiğini, istinaf başvurusunun kabulüne, Şirketin Ve Müvekkilin Şirketteki Durumunun Korunabilmesi Amacıyla ihtiyati tedbir

talebimizin tümden kabulüne, şirketin kayıtlı tüm malvarlığı üzerine satışa engel

ihtiyati tedbir konulmasına, ayrıca şirket hisselerinin devir ve temlikinin önlenmesi

adına davalının şirket hisseleri üzerine satışa engel ihtiyati tedbir konulmasına, şirketin

adına kayıtlı taşınır ve taşınmazların tespiti için Tapu Müdürlüğüne VE Noterler Birliğine müzekkere yazılmasına,

yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu Düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Derdest dava, " ..Şirketin Ve Müvekkilin Şirketteki Durumunun Korunabilmesi Amacıyla ihtiyati tedbir

talebinin kabulüne, şirketin kayıtlı tüm malvarlığı üzerine satışa engel ihtiyati

tedbir konulmasına, Ayrıca Şirket Hisselerinin Devir Ve Temlikinin Önlenmesi Adına Davalının Şirket Hisseleri Üzerine Satışa Engel ihtiyati tedbir konulmasına, Şirketin Adına Kayıtlı Taşınır Ve Taşınmazların Tespiti İçin Tapu Müdürlüğüne ve noterler birliğine

müzekkere yazılmasına,

Yönetim Kurulu Kararı’nın Öncelikle Mevzuat Ve Yargıtay İçtihatları Gereği Aranan Geçerlilik Şartların Taşımadığından Geçersizliğinin Kabulüyle şirket hisselerinin mirasçıların yasal

payları oranında mirasçılara dağıtılmasına, bu hususun ticareti sicil

gazetesinde tescil ve ilanına,

Mahkeme Aksi Kanaatte İse Gerek Noterlik Kanunu Onaylama Şartlarını Taşımadığı Gerekse Murisin Vefatından Sonra Tasdike Sunulması Gerekse Murise Ait Asıl İmzalar İle Arasında Gözle Görülür Farklar

Olması Nedeniyle Yönetim Kurulu Kararı’nda Yer Alan Murise Ait Görünür İmzanın Bilirkişi İncelemesine Gönderilmesine, Sahte İmza Nedeniyle Yönetim Kurulu Kararının Geçersizliğinin Tespiti İle şirket hisselerinin mirasçıların yasal payları oranında mirasçılara

dağıtılmasına, bu hususun ticareti sicil gazetesinde tescil ve ilanına,

Mahkemeniz Aksi Kanaatte İse Murisin Vefatından 3 Ay Önce Yapmış Olduğu Hisse Devri İşleminin TBK 19 Genel Muvazaa Hükümleri Gözetilmek Suretiyle İptaline, şirket hisselerinin mirasçıların yasal payları oranında mirasçılara dağıtılmasına, bu hususun ticareti sicil gazetesinde tescil ve ilanına,

neticeten haklı davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar Verilmesi..." taleplerine ilişkindir.

Mahkeme , 20/12/2024 tarihli gerekçeli ara kararı ile davacının davalı şirketin kayıtlı tüm mal varlığı üzerine satışa engel olacak şekilde ihtiyati tedbir konulmasına ilişkin tedbir talebinin reddine, davalı ... hakkındaki ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, davalı şirketteki davalı ... adına kayıtlı 56.765,500 adet payın yargılama sonuna kadar 3.şahıslara satışının devir ve temlikinin önlemesi yönünden ihtiyati tedbir konulmasına, (300.000TL teminat karşılığında ) karar vermiştir. Davacı vekili işbu ara karardaki reddedilen ihtiyati tedbir istemine ilişkin karar kısmını süresinde istinaf etmiştir.

İstinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri, mahkemece verilmiş ve istinaf edilmiş olan gerekçeli ara kararda yazılı ayrıntılı açıklamalar ile bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde ; derdest işbu davada davacı tarafça istenen, davalı şirketin adına kayıtlı tüm mal varlığı üzerine satışa engel olacak şekilde ihtiyati tedbir konulmasına yönelik tedbir talebinin kabulü için HMK 389. Vd maddesi gereğince aranan gerekli ve yaklaşık ispata dair yeterli koşulların bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamına göre bulunmadığından reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle ve mahkemece de, istinaf edilen gerekçeli ara kararı ile davacı tarafın söz konusu ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olduğundan, istinaf edilen ara kararda mahkemece yazılı ayrıntılı açıklamalar, yasal sebep ve gerekçeler ile mevcut derdest dava dosya kapsamı birlikte gözetildiğinde istinaf edilen ara kararda usul,yasa ve mevcut dosya kapsamı yönlerinden bir isabetsizlik ve aykırılığın bulunmadığı , ara kararın hukuka uygun olduğu, bu nedenlerle de davacı vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle ;

1-

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2024/1050 Esas sayılı, 20/12/2024 tarihli ara kararının hukuka uygun olduğunun anlaşılması nedeniyle davacının istinaf başvurusunun H.M.K. 'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gereken istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı taraftan peşin olarak alındığından harçla ilgili yeniden karar verilmesine yer olmadığına,

3-Davacı tarafından yapılan istinaf yoluna başvuru harcı ve istinaf posta giderlerinin derdest dava sonunda ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda değerlendirilmesine,

4-İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına ,

5-HMK 302/5 maddesi gereğince işbu ilamın kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin , harç tahsil işlemlerinin, HMK 359/4 Maddesi gereğince bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-f ile 391/3 bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 12/02/2025

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/306, K. 2025/302, 12 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/306
Karar No
2025/302
Tarih
12 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2025/307 K.2025/299
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2025/308 K.2025/301
  • Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2025/308 K.2025/472
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2025/309 K.2025/277
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2025/309 K.2025/285
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2025/310 K.2025/365

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.