İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2025/913 K.2026/129

Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25/12/2020 tarih ve 2019/327 E. - 2020/380 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği…

Esas2025/913Karar2026/129Tarih22 Ocak 2026Okuma10 dk · 1.955 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
22 Ocak 2026
Esas-Karar No
2025/913 - 2026/129
Esas no
2025/913
Karar no
2026/129
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
25/12/2020
Numarası
2019/327 E. - 2020/380 K.
Davanın konusu
Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Hükümsüzlük
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.955 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25/12/2020 tarih ve 2019/327 E. - 2020/380 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, müvekkillerinin, ilki 2000 yılında tescil edilen “...” ibareli markaların sahibi olduğunu, müvekkillerinin davalı firmanın 43. sınıftaki hizmetler üzerinde kullanılmak üzere yaptığı 2018/57581 sayılı “...” ibareli marka başvurusuna SMK m. 6/1, 6/5 ve 6/9 hükümlerine dayalı olarak gerçekleştirdikleri itirazın davalı Kurum tarafından dava konusu YİDK kararı ile reddedildiğini ancak, davalı firmanın müktesep hak iddialarına mesnet aldığı 2015/67529 sayılı markanın tesciline de zamanında davacıların itiraz ettiğini,

bu itirazın kısmen kabul görerek davalının bu markasının kapsamından 35. ve 41. sınıflara giren tüm hizmetler ile 43. sınıfa giren “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri”nin çıkartıldığını, davalı firmanın dava konusu edilen 2018/57581 sayılı marka başvurusunun, davacıların tescilli ve tanınmış “...” ibareli markaları ile görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzediğini, karşılaştırılan markaların aynı/aynı tür mal ve hizmetlerde kullanılacağını, davalı firmanın bu markasının davacıların tanınmış “...” markalarının seri markası izlenimini verdiğini,

davacıların “...” markasının davalı ... nezdinde T/02757 sayı ile “tanınmış marka” olarak kayıtlı bulunduğunu, bu kayıt olmasaydı dahi “...” dendiğinde akla davacıların ürünü ve hizmetleri geldiğinden bu markanın tanınmışlığının kabulünün zorunlu olduğunu, bu ibarenin aynı zamanda bira fabrikasının bulunduğu semtin adı olmasının coğrafi yer bildirmekten ziyade, davacıların ana faaliyet sektörüne işaret ettiğini ve bu ibarenin davacılarla olan bağlantısını pekiştirdiğini, zira bu semtte kurulmuş olan ilk bira üretim tesisinin 1991 yılında kapanmasının ardından davacıların 2010 yılında “...” markasını devraldığını,

kapanan bu fabrikayı manevi olarak Türkiye’de üretilen ilk bira olan “...” markası altında devam ettirenlerin davacılar olduğunu ileri sürerek, ... YİDK’nın 2019-M-7499 sayılı kararının iptaline ve davalı firmanın 2018/57581 sayılı markasının tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, Kurum tarafından yapılan işlemlerin ve verilen kararların usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı Şirket vekili, müvekkili firmanın 2015 yılında faaliyetlerine başlayan “...” isimli işletmesinde dünya ve ülke çapında tanınmış bir çok yeme ve içme markasını bünyesinde bulundurduğunu, müzik organizasyonlarına yer verdiğini, tarihi ...

Bira Fabrikası’nın yeniden işlevlendirilmesiyle oluşturulan yaratıcı kültür kampüsü olan ...’nın kamusal ve ticari sosyal bir alan, İstanbul’un en gözde kültür ve yeme içme merkezlerinden biri olduğunu, 43. sınıfa giren hizmetler başta olmak üzere “...” markasının tüketici algısında doğrudan davalı firmayı çağrıştırdığını, bu ibarenin aynı zamanda davalının ticaret unvanının da özü ve işletme adı olduğunu, İstanbul’un ... ilçesinde eski bira fabrikasının bulunduğu,

İstanbul’da yaşayan herkesin bildiği ve tıpkı bir “...” gibi etrafı çeşitli restoranlarla çevrilmiş ve ortada bir avluya bakan ve 2015 yılından bugüne faal olan bir mekanın adı olduğunu, dolayısıyla taraf markalarının birbirleriyle karıştırılmasının mümkün olmadığını, bu markaların görsel, işitsel ve kavramsal açılardan birbirlerine hiç benzemediklerini, ayrıca farklı mal ve hizmetlerde kullanılacaklarını, davacıların markalarının 32 ve 33. sınıflara giren emtialar için tescilli olduğunu, davalı firmanın markasının ise 43. sınıflar için tescil edilmek istendiğini,

taraf markalarının hitap ettiği potansiyel müşterilerin vasat seviyedeki tüketici değil, uzman alıcı grubu olduğu, müvekkilinin 43. sınıfta tescilli 2015/67529 sayılı markasından dolayı müktesep hakkının bulunduğunu, aynı zamanda bu ibarenin davalı firmanın ticaret unvanının kılavuz ve ana unsuru olması nedeniyle davalı firmanın marka başvurusunun SMK’nın 6/6 maddesi hükmü gereğince de tescilinin gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacıların markalarından 2002 02578 numara ile tescilli marka haricinde kalanlar açısından, gerek SMK m. 19/2’de, gerekse SMK m. 25/7’dde ifadesini bulan “başvurulan/tescillenen markanın başvuru tarihinde itiraza/hükümsüzlüğe mesnet alınan markanın beş yıldır tescilli olması" şartının gerçekleşmediği, bu markalar açısından “kullanmama def’i”nin dinlenmesi/kullanımlarının ispat edilmesinin istenmesinin mümkün olmadığı,

davalının ileri sürdüğü kullanmama def’inin, sadece davacıların 2002 02578 numara ile tescilli markası açısından ele alınmasının şartlarının oluştuğu ve bu markanın tescilli olduğu emtialar açısından kullanımına dair bir delil sunulmadığından,

sadece 2002 02578 numaralı markanın 2018/01644 sayılı marka başvurusunun tesciline engel ve hükümsüzlüğüne gerekçe olmayacağı, davacılara ait 2002 02578, 2012 44187, 2011 83492, 2012 10054 ve 2011 83491 sayılı markalar değerlendirildiğinde, davalı firmanın marka başvurusunun emtia listesinde yer alan “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” açısından, 6769 sayılı SMK 6/1 maddesinin aradığı emtia ayniyeti/benzerliği şartının gerçekleştiği, taraf markaları bütün olarak karşılaştırıldığında, davacıların markalarında bazen tek unsur,

bazen de şekil/renk kompozisyonu ile birlikte bir bütün olarak markaların esas unsurlarından biri konumunda olan “...” ibaresinin davalının tek unsuru “...” olan kelime markası ile benzer olduğu, davalının markasındaki “...” ibaresinin mevcudiyetinin “...” ibarelerindeki ayniyeti ve bundan kaynaklanan benzerliği ortadan kaldırmaya yetecek derecede baskın bir durum yaratamadığı, yapılan bu üç harflik değişikliğin/eklemenin markanın genel görünümünü/fonetiğini ve algısını değiştirmek için yeterli olmadığı,

her ne kadar “...” ibaresi aynı zamanda İstanbul’un en eski semtlerinden birinin adı da olsa ve dahi davalı firmanın “...” işletmesi bu semtte mukim bulunsa ve hatta bizzat semte adını veren bira fabrikasının yeniden işlevlendirilmiş hali davalı tarafından mekan/kültür kampüsü olarak işletiliyor olsa da, davacıların markasındaki ayırt edici niteliği zayıf olan “...” ibaresinin davacıların uzun yıllara sari yatırımları, tanıtma çabaları ve bu marka altında yıllardır sürdürdüğü satışları/ticari faaliyetleri neticesinde markalaştığı, davacılar ile özdeş hale geldiği, ayırt edicilik ve dahi tanınmışlık vasfını kazandığı,

“...” markası söylenince akla davacıların geldiği, bu hususun davalı ... tarafından da tespit edilip T/02757 numara tahtında sicile kaydolunduğu, Ankara BAM 20.Hukuk Dairesi'nin 29.04.2019 tarih 2018/1011 Esas 2019/480 Karar sayılı kararında da; "..." ibaresinin salt bir semt ismi olması hasebiyle ayırt ediciliğinin bulunmadığının kabul edilmediği, tam aksine kapsamında yer alan ürün ve hizmetlere özgü bir özelliğinin veya bilinirliğinin bulunmadığının belirtildiği, somut olayda da yukarıda hizmet benzerliği belirtilen hizmetler bakımından "..." ibaresinin karakteristik bir özelliğinin ya da bilinirliğinin bulunmadığı,

"Yiyecek ve İçecek Hizmetleri" üzerinde "..." markasını gören ortalama tüketicinin bu ibareyi coğrafi kaynak olarak değil marka olarak algılayacağı, davalının işlettiği mekanın ziyaretçisinin çok olmasının, halkın söz konusu markalarla piyasaya sunulan ürünlerin ve hizmetlerin aynı şirketten veya idari/işletmesel/ekonomik olarak bağlantılı şirketlerden geldiği düşüncesine kapılma tehlikesini ve karıştırma ihtimalini ortadan kaldırmadığı,

tarafların markalarının hitap ettiği potansiyel müşteri kitlesinin ve tüketicilerin uzman alıcı grubu olduğu yönündeki davalı iddiası kabul edilse dahi, bu uzman tüketicilerin farklı iki marka karşısında olduklarını anlamalarına rağmen bu markalar altında mal ve hizmet sunan firmalar arasında bir bağlantı/ilişki olduğu yönünde yanlış bir kanıya kapılmaları ihtimalinin mevcut olduğu, dava konusu edilen marka başvurusunun emtia listesinde yer alan ve 43. Sınıfa giren “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri”nin davacıların davalarına mesnet aldığı markaların emtia listesi kapsamında birebir yer aldığı,

ancak, davalının marka başvurusunun emtia listesinde yer alan. “Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri.

Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri.”nin davacıların tescilli markalarının kapsamına giren hizmetler olmadığı, bu markaların kapsamına giren hizmetlerle benzer de olmadığı cihetle bu hizmetler açısından taraf markalarının karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, sonuç olarak 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında markaların karıştırılma ihtimalinin ve nispi red nedenlerinin somut olayda 43. Sınıfa giren “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” açısından bulunduğu, diğer hizmetler açısından bulunmadığı, davalı şirket vekilinin önceki tarihli markalarından kaynaklı olarak müktesep hak iddiasında bulunduğu,

müktesep hak iddialarına mesnet aldığı 2015 67529 sayılı markasının 05.06.2017 tarihinde tescil edildiği, eldeki dava konusu markanın başvuru tarihinin ise 13.06.2018 olduğu, müktesep hakka mesnet alınan markanın uzun süreli tescilli olduğu ve artık hükümsüzlük tehdidi altında bulunduğu söylenemeyeceğinden, davalı şirketin müktesep hak iddiasının yerinde bulunmadığı, "Şekil+... %100 malt depozitolu" markanın davacılar tarafından yoğun tanıtım faaliyetleri ile istikrarlı bir şekilde uzun yıllardır “biralar” üzerinde kullanıldığı ve tanıtıldığı, bu markanın davacı firmalar ile özdeş hale geldiği,

bu markanın özellikle alkollü içecek sektöründe iyi bilindiği ve tanınmışlığa ulaştığı, ayrıca davalı ...’in davacının bu markasını “tanınmış marka” statüsüne alarak T/02757 numara ile ilgili sicile kaydettiği görüldüğü, dava konusu marka başvurusu ile davacıların tescilli/tanınmış markalarının benzerliği fiili gerçeği de gözetildiğinde, davalının dava konusu markayı kullanması halinde, haksız bir yararın sağlanması,

tanınmış markanın itibarına zarar verilmesi veya tanınmış markanın ayırt edici karekterinin zedelenmesi şartlarının gerçekleşebileceği, bu hale göre yukarıda yer verilen T/02757 sayılı "Şekil+... %100 malt depozitolu" ibareli tanınmış marka nedeniyle dava konusu markada yer alan hizmetler bakımından SMK m.6/5 hükmü koşullarının somut olayda gerçekleştiği, 43/2, 3, 4. alt sınıflardaki hizmetlerden yararlanacak tüketicilerin de, davalının “...” markası ile karşılaştığında, davacıların “biralar” emtiaları bakımından bilinen “...” markası arasında bağlantı kurma ihtimalinin var olduğu,

SMK'nın 6/5.maddesi anlamında haklı sebep istisnası değerlendirilirken sadece ... Bira Fabrikası ile bağlı kalınarak değerlendirilme yapılmasının ilgili tüketici kesiminin "..." işaretini algılayış tarzı ile bağdaşmayacağı, "..." markasını ülkesellik prensibi gereği, ...

Bira Fabrikası haricinde başka bir yerde gören, bu markalı hizmetlerden yararlanmak isteyen makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı, markaları her zaman bir arada görme imkânından yoksun, markaların detaylarını analiz etmeyen, zihinlerinde oluşan imajı ile hareket eden ortalama tüketici kitlesinin, bu markayı davacılara ait tanınmış "..." esas unsurlu marka ile ilişkilendireceği, bu ibareyi İstanbul'da maruf bir coğrafi alan olarak değerlendirmeyeceği, SMK m.6/5 hükmünün uygulanmasına istisna oluşturan "Haklı bir neden" olgusunun somut olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile,

2019-M-7499 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2018/57581 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1.maddesi anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, ...'nin İstanrbul'da maruf bir coğrafi alan adı olması nedeniyle ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, başvuru markasının bir bütün olarak yeterli ayırt ediciliği sağladığını, SMK'nın 6/5.maddesindeki şartların somut olayda gerçekleşmediğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının "..." asli unsurlu itiraza mesnet markaları ile dava konusu "..." ibareli başvuru markası arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle, başvuru markasının kapsamında yer alan 43.sınıftaki “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” açısından ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu,

zira davacının markalarının asli unsuru olan "..." ibaresinin dava konusu markanın başlangıç kısmında aynen yer aldığı, "..." ibaresinin başvuruya yeterli düzeyde ayırt edicilik katmadığı, “...” İstanbul’da bir semtin ve bilinen bir eğlence merkezinin adı olmakla birlikte, bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere, ayırt edici niteliği zayıf olan “...” ibaresinin davacıların uzun yıllara dayanan yoğun ve yaygın kullanım ve tanıtım faaliyetleri sonucunda ayırt edicilik kazanarak davacılar ile özdeş hale geldiği,

davacıların "..." asli unsurlu markalarının özellikle "alkollü içecekler" emtiaları bakımından tanınmış olduğu gözetildiğinde, dava konusu markanın 43.sınıftaki “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri, Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri.

Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri.” bakımından tescili halinde davacı markalarının ayırt edici gücünde azalmaya neden olabileceği gibi davalının davacı markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayabileceği, bu nedenle 6769 sayılı SMK'nın 6/5. maddesi çerçevesinde, davacı markalarının tanınmışlığının, başvuru kapsamında yer alan 43.sınıftaki tüm hizmetlere sirayet ederek tescil engeli oluşturacağı anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 615,40-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 116,60-TL'nin davalı ... tahsili ile Hazineye irat kaydına,

3-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,

4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 22/01/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/01/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2025/913, K. 2026/129, 22 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Gerekçe
  7. Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 22/01/2026
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/913
Karar No
2026/129
Tarih
22 Ocak 2026

İlgili Kararlar

  • Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/913 K.2026/33
  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/915 K.2025/1190
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2025/915 K.2026/111
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2025/915 K.2025/1969
  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/916 K.2026/32
  • Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/916 K.2026/9

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.