İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2026/105 K.2026/515

Taraflar arasında görülen davada Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09/10/2025 tarih ve 2024/207 Esas - 2025/923 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ve davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde…

Esas2026/105Karar2026/515Tarih5 Mart 2026Okuma10 dk · 2.080 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi

Karar tarihi
5 Mart 2026
Esas-Karar No
2026/105 - 2026/515
Esas no
2026/105
Karar no
2026/515
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
09/10/2025
Numarası
2024/207 E. - 2025/923 K.
Davanın konusu
Rücuen Tazminat
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.080 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasında görülen davada Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09/10/2025 tarih ve 2024/207 Esas - 2025/923 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ve davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, müvekkili şirketçe dava dışı ... Lojistik Ltd.

Şti. yararına yurt içi taşıyıcı mali mesuliyet sigorta poliçesi tanzim edildiğini, bu asıl taşıyıcı şirket sorumluluğunda sevk edilen emteanın, yapılan taşıma sırasında 11/06/2021 tarihinde, davalı idaresindeki nakliye aracının yoldan çıkıp devrilmesi sonucu meydana gelen tek taraflı ve maddi hasarlı trafik kazasında hasara uğradığını, kaza sebebiyle toplam 6.127,80-USD tazminatın 26/10/2021 tarihinde müvekkili şirket tarafından sigortalısına ödendiğini, kazanın davalının %100 kusuru ile oluştuğunu ve meydana gelen zarardan sorumlu bulunduğunu ileri sürerek,

şimdilik 6.127,80 USD'nin 26/10/2021 ödeme tarihinden itibaren, fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden USD alacakları için işleyecek bankalarca fiilen uygulanan azami faizi ile birlikte davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın zaman aşımına uğradığını, davacı tarafın sigorta poliçesinin dava dışı ... Lojistik Ltd. Şti. ile yapıldığını, poliçe teminatının alt taşıyıcılara ait araçları da kapsadığı dikkate alındığında, müvekkilinden talepte bulunulmasının mümkün olmadığını, TTK'nın 897 ve 1454. maddelerinin de bu hususu düzenlediğini, müvekkili ile davacı arasında yapılan bir sözleşme olmaması sebebi ile yabancı para üzerinden alacak talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece, somut olay bakımından uygulanacak zaman aşımı süresinin 6102 sayılı TTK'nun 855/3. maddesi hükmü uyarınca 3 ay olduğu, mahkeme kararı bulunmadığından ödeme tarihinden itibaren bu sürenin başlayacağı, ödemenin 26/10/2021 tarihinde yapıldığı, davacı yanın rücu talebiyle başlattığı icra takibinin tarihinin ise 06/01/2022 tarihi olduğu, icra takibinin başlatılmasıyla zamanaşımının kesildiği,

her ne kadar davalı yan icra takibinde konut sigorta poliçesinden kaynaklı olarak 30/08/2021 tarihindeki su hasarı sebebiyle takip başlatıldığını savunarak zaman aşımının kesilmediğini beyan etmişse de, talep edilen tutarın uyuşmazlık konusu tutar olması ve taraflarının işbu davanın tarafları olması sebebiyle zaman aşımının kesildiğinin kabul edildiği, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/318 Esas sayılı dosyası ile alacak davası açıldığı, 15/09/2022 tarihli celsede dosyanın işlemsiz bırakılması nedeniyle 21/12/2022 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği,

bu kararın 16/05/2023 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise 18/05/2023 tarihinde açıldığı, dava açılmasıyla zaman aşımının kesildiği ve kesinleşme sonrası yeniden işlemeye başladığı ancak işbu davanın açıldığı tarihe kadar yeniden işlemeye başlamış olan zaman aşımı süresinin dolmadığı, bu nedenlerle davalının zaman aşımı savunmasının reddi ile işin esasına girildiği, 10/06/2021 tarihinde cam emtiasının, asıl taşıyıcısı ... Loj.Ltd.Şti., alt taşıyıcısı ...

Ltd. Şti. ve fiili taşıyıcısı davalı ... olan Eskişehir-İzmir

arası taşımanın gerçekleştirilmesi için araca yüklendiği, asıl taşıyıcı şirketin yurt içi taşıyıcı mali mesuliyet sigortasının davacı tarafça yapıldığı, taşımanın yapıldığı aracın 11/06/2021 tarihinde yoldan çıkıp devrilmesi neticesinde

tüm ürünlerin zarar görerek kullanılamaz hale geldiği, güvenlik birimlerince tutulan kaza raporunda, davalı sürücünün tam kusurlu olduğunun belirtildiği, yükleme ve istiften kaynaklı kusurun söz konusu olmadığı, davacının sigortalısına yaptığı ödemeyi davalının kusuru sebebiyle davalıdan rücuen tazmin talebinin yerinde olduğu, bilirkişi raporunda KDV dahil 5.660,42 USD'nin talep edilebileceğinin tespit edildiği, davaya konu eylemin haksız fiil niteliğinde olması sebebiyle bu miktara yasal faiz işletildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 5.660,42 USD'nin ödeme tarihi olan 26/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, davaya konu olay nedeniyle müvekkilince sigortalısına ödenen toplam tutarın 5.193,05 USD hasar miktarı ve 934,75 USD KDV olup, toplamda dava konusu isteme uyumlu bir şekilde 6.127,80 USD ödeme yapıldığını, ödeme miktarı 6.127,80 USD olmasına rağmen mahkemece 5.660,42 USD'ye hükmedilmesinin hukuka ve mübrez delillere aykırı bulunduğunu, mahkeme tarafından verilen kararda, fiili ödeme tarihindeki Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanması gerekirken yasal faiz uygulanmasının da hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, davacı tarafça başlatılan icra takibinin zaman aşımını kestiği yönündeki değerlendirmenin hatalı olduğunu, mahkeme kabulünün aksine dava konusu alacağın zaman aşımına uğradığını, hükme esas alınan kusur raporunun hatalı olduğunu, müvekkili tarafından hasara ilişkin yapılan ödemenin dikkate alınmadığını, dava konusu alacağa uygulanacak faiz oranının hatalı belirlendiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

1-Dava, yurt içi taşıyıcı mali mesuliyet sigorta sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Somut uyuşmazlıkta davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde, 6.127,80 USD'nin davalıdan tahsili talep edilmiş, ilk derece mahkemesince ise davanın kısmen kabulü ile 5.660,42 USD'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Buna göre reddedilen miktar 467,38 USD olup, bu miktarın dava tarihi olan 18.05.2023 tarihindeki kur değeri karşılığı 9.234,68 TL'dir.

HMK'nın 7550 sayılı Kanun ile değişik Ek Madde 1/2 hükmüne göre aynı Kanun'un 341. maddesindeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır. İstinaf incelemesine konu kararın tarihi 09.10.2025 olup, 7550 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 04.06.2025 tarihinden sonra olduğundan kesinlik sınırı, davanın açıldığı tarihe göre belirlenecektir.

HMK'nın 341/2. maddesi uyarınca, miktar ve değeri 3.000,00 TL'yi geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Bu miktar, 18.05.2023 olan dava tarihi itibariyle 17.830,00 TL'ye yükselmiştir. Somut uyuşmazlıkta, reddedilen 9.234,68 TL, HMK'nın 341/2. maddesi gereğince, dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 17.830,00 TL'nin altında kaldığından, aynı Kanun'un 352. maddesi uyarınca davacının istinaf başvuru dilekçesinin reddine karar verilmiştir.

2-Davalı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince; yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere ilk derece mahkemesince, somut olaya uygulanacak zaman aşımı süresinin 6102 sayılı TTK'nın 855/3. maddesi hükmü uyarınca 3 ay olduğu, bu sürenin ödeme tarihinden itibaren başlayacağı, ödemenin 26/10/2021 tarihinde yapıldığı, davacı yanın rücu talebiyle başlattığı icra takibinin tarihinin ise 06/01/2022 tarihi olduğu, icra takibinin başlatılmasıyla zaman aşımının kesildiği, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/318 Esas sayılı dosyası ile alacak davası açıldığı,

15/09/2022 tarihli celsede dosyanın işlemsiz bırakılması nedeniyle 21/12/2022 tarihinde bu davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, kararın 16/05/2023 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise 18/05/2023 tarihinde açıldığı, dolayısıyla davanın zaman aşımına uğramadığı kabul edilerek, işin esasının incelenmesine geçilmiştir.

Somut olayda, yurt içi taşıyıcı mali mesuliyet sigortası kapsamında asıl taşıyıcıya sigorta tazminatını ödeyen davacı sigorta şirketi, ödediği miktarın fiili taşıyıcıdan tahsili için eldeki davayı açmıştır. Bu tür davalarda 6102 sayılı TTK 1472. maddesi gereğince yasal halefiyet hakkına sahip olan davacının, selefi bulunduğu kişinin davayı hangi zaman aşımı süresi içinde açması gerekiyorsa o süre içinde açması gereklidir. Buna göre, davacının sigortalısı asıl taşıyıcı olup, davalı da fiili taşıyıcı bulunduğundan, taşıyıcının bir diğer taşıyıcıya rücu etmesi ile ilgili zaman aşımı süresinin düzenlendiği TTK'nın 855/3 maddesi de gözetilerek, dava konusu alacağın zaman aşımına uğrayıp uğramadığının belirlenmesi gerekmektedir.

6102 sayılı TTK'nın zamanaşımı başlıklı 855/1. maddesinde, "Bu Kitap hükümlerine tabi taşımalarda, yolcunun bir kaza sonucu ölmesi veya bedensel bütünlüğü zedeleyen bir zarara uğraması hâlinde istem hakları on yılda; diğer zararlarda ise bir yılda zamanaşımına uğrar." hükmüne yer verildikten sonra 855/3 maddesi "Rücu haklarına ilişkin zamanaşımı, rücu alacaklısının, zararı ve rücu borçlusunu öğrendiği tarihten itibaren, üç ay içinde zarar hakkında rücu borçlusuna bildirimde bulunmuş olması şartıyla;

rücu alacaklısına karşı mahkeme kararının kesinleştiği günden, kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmayan hâllerde ise, rücu alacaklısının borcu ifa ettiği tarihten itibaren işlemeye başlar." şeklindedir. Bu durumda, her ne kadar ilk derece mahkemesince somut uyuşmazlığın üç aylık zaman aşımına tabi olduğu kabul edilmiş ise de bu değerlendirme yerinde değildir.

Zira anılan hükümler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, asıl taşıyıcı ile fiili taşıyıcı arasındaki ilişki de taşımadan kaynaklandığından, bir yıllık zaman aşımına tabidir.

Ancak, zaman aşımı süresi, rücu alacaklısının zararı ve rücu borçlusunu öğrendiği tarihten itibaren üç ay içinde, zarar hakkında rücu borçlusuna bildirimde bulunması şartıyla, rücu alacaklısına karşı mahkeme kararının kesinleştiği günden, kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmayan hallerde ise rücu alacaklısının borcu ifa ettiği tarihten itibaren işlemeye başlayacaktır.

Öte yandan, TTK'nın 1451. maddesinde, bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde sigorta sözleşmesi hakkında Türk Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir.

Bu kapsamda zaman aşımını kesen haller TBK'nın 154. maddesinde hüküm altına alınmış olup, borçlunun borcu ikrar etmesi, özellikle faiz ödemesi veya kısmen ifada bulunması ya da rehin vermesi veya kefil göstermesi, alacaklının, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurması, icra takibinde bulunması ya da iflas masasına başvurması, zaman aşımını kesen haller olarak düzenlenmiştir.

Kanun'un 156. maddesinde ise zaman aşımının kesilmesiyle yeni bir sürenin işlemeye başlayacağı öngörülmüş, 157. maddesinde de bir dava veya def’i yoluyla kesilmiş olan zamanaşımının, dava süresince tarafların yargılamaya ilişkin her işleminden veya hakimin her kararından sonra, zaman aşımı icra takibiyle kesilmişse, alacağın takibine ilişkin her işlemden sonra yeniden işlemeye başlayacağı hüküm altına alınmıştır.

Bu noktada, somut uyuşmazlık açısından HMK'nın 150. maddesine değinilmesi gerekmektedir.

Anılan hükümde, dosyası işlemden kaldırılmış olan davanın, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebileceği, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davaların, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılacağı, son olarak da hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talebin dahi vaki olmamış sayılacağı düzenlenmiştir.

Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde, davaya konu hasar 11.06.2021 tarihinde meydana gelmiş olup, taşınan emtianın sahibi şirket tarafından, davacının sigortalısı asıl taşıyıcıya 21.06.2021 tarihli fatura tanzim edilmiştir. Asıl taşıyıcı tarafından bu bedelin ödendiğine dair ödeme belgesi dosyada mevcut olmamakla birlikte davacı tarafından 26.10.2021 ve 14.12.2021 tarihlerinde sigortalıya ödeme yapılmıştır.

Rücu alacaklısına karşı bir mahkeme kararı olmadığından, belirtilen ödeme tarihleri borcun ifa tarihi olarak kabul edilmiştir. Davalı aleyhine 06.01.2022 tarihinde icra takibi başlatılmış olup bu tarih, rücu borçlusuna bildirim olarak kabul edilmiş, böylece zarar ve rücu borçlusunun öğrenilmesinden itibaren üç ay içinde zarar hakkında rücu borçlusuna bildirim şartının sağlandığı sonucuna varılmıştır.

Buna göre, 26.10.2021 ve 14.12.2021 tarihleri, bu tarihlerde yapılan ödemeler bakımından zaman aşımının başlangıcı olarak değerlendirilmiştir.

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan 2022/318 Esas sayılı davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğinden, yukarıda değinilen HMK'nın 150. maddesi kapsamında, hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılacağından, bu davanın zaman aşımını kesmesi mümkün değildir.

Bunun dışında arabuluculuğa başvuru tarihinin 25.01.2022 olduğu, 10.02.2022 tarihinde arabuluculuk sürecinin neticelendiği, icra takibinin 06.01.2022 tarihinde başlatıldığı, bu dosyada yapılan son işlemin borca itiraz olduğu ve itirazın 24.01.2022 tarihinde yapıldığı, davalının, dava dışı sigortalıya ödeme yaptığını savunduğu, bunun tarihinin ise 24.12.2021 olduğu, buna göre zaman aşımını kesen son işlem tarihinin 24.01.2022 bulunduğu, ayrıca arabuluculuğa başvurunun yapıldığı 25.01.2022 ile sürecin sonlandığı 10.02.2022 tarihleri arasında ise zaman aşımı süresinin durduğu,

belirtilen tarihlerin üzerinden bir yıllık zaman aşımı süresi geçtikten sonra 18.05.2023 tarihinde eldeki davanın açıldığı, bu itibarla eldeki davanın zaman aşımına uğradığı kanaatine varılmış, bu yöne ilişkin davalı istinaf itirazları yerinde bulunmuş, kararın niteliğine göre davalının diğer istinaf itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.

Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, ilk derece mahkemesince davanın zaman aşımına uğradığı gözetilerek bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2 maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin REDDİNE,

2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09/10/2025 gün ve 2024/207 Esas - 2025/923 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3-Davanın REDDİNE,

4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 2.067,67-TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.335,67-TL karar ve ilam harcın talebi halinde davacıya iadesine,

5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerine göre belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,

7-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 2.002,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip resen taraflara iadesine (HMK m.333),

9-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 4.037,73-TL istinaf karar ve ilam harcının, istek halinde davacıya iadesine,

10-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan 4.037,73-TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, kararın kesinleştiğinde ve talebi halinde davalıya iadesine, 11-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 12-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 05/03/2026 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/03/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2026/105, K. 2026/515, 5 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Gerekçe
  7. Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 05/03/2026
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/105
Karar No
2026/515
Tarih
5 Mart 2026

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2026/105 K.2026/365
  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/105 K.2026/266
  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/105 K.2026/304
  • İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/105 K.2026/202
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2026/105 K.2026/419
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2026/106 K.2026/386

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.