KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2026
- Esas-Karar No
- 2026/310 - 2026/420
- Esas no
- 2026/310
- Karar no
- 2026/420
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/03/2020
- Numarası
- 2018/177 E. - 2020/120 K.
- Davanın konusu
- Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Hükümsüzlük
Karar Metni
763 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/03/2020 tarih ve 2018/177 E. - 2020/120 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili şirketin uzun yıllardır spor salonları işletmeciliği sektöründe hizmet verdiğini, TÜRKPATENT nezdinde “...” ibareli marka başta olmak üzere toplama 61 adet tescilli markası bulunduğunu, “...” ibareli markalarının tanınmış olduğunu, davalı tarafından başvurusu yapılan “...” markasının görsel, işitsel ve fonetik açıdan müvekkili şirketin “...” markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzediğini, itiraza konu markada kullanılan renk, yazı karakteri ve font benzerliğinin markalar arasında iltibas riskini en üst seviyeye çıkardığını, müvekkili şirket markası gibi yana eğik (italik) şekilde olduğunu,
davalı yanın başvuru konusu markayı 24 ve 41. Sınıfta yer alan mal-hizmetler için tescil ettirmesinin ve bu faaliyetleri müvekkilinin “...” ibareli markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olan bir marka başvurusu üzerinden sürdürmesinin müvekkili şirketin hizmetleri ile ilişkilendirileceğini ileri sürerek, 14.03.2018 tarih ve 2018-M-2042 sayılı ...
YİDK kararının iptaline, tescili talep edilen 2017/43926 sayılı “...” ibareli markanın tescil işlemlerinin durdurulmasına, tescil edilmişse markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, YİDK kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddii istemiştir. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, 2017/43926 sayılı “...” ibareli davalı marka başvurusu ile "..." ve "..." ibareli davacı markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi kapsamında benzerlik ve iltibas ihtimali bulunmadığı, davacının "..." ibareli markasının tanınmış marka olduğu iddiasının ispatlanamadığı ve 6769 sayılı SMK’nın 6/5.maddesinde sayılan koşulların somut olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, 2017/43926 sayılı “...” ibareli markanın müvekkili Şirket’e ait “...” ibareli marka ile gerek renk, gerekse yazılış şekli açısından benzer görsel unsurlar taşıdığını, markalar arasında tescilli olduğu sınıflar bakımından da ayniyet söz konusu olduğunu, bu nedenle tüketici nezdinde karıştırılma ihtimallerinin bulunduğunu, bilirkişilerce hukuki görüş belirtilmesinin ve bu hatalı görüş doğrultusunda karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "...+şekil" ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet "..." asli unsurlu markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel ve işitsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı,
zira karşılaştırılan markalarda "..." kelimesine ortak olarak yer verilmişse de, bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere "..." kelimesinin "..." kelimesinin kısaltması olarak, spor ürün ve hizmetlerinde, yoğun ve yaygın piyasa kullanımı ile ayırt ediciliğinin zayıfladığı ve telmih edici bir işaret haline geldiği, “... görünme” yani "zayıf olma" ve "bedenin biçimli hale gelmesi" çağrışımlarıyla farklı marka kompozisyonları dahilinde kullanımının herkese açık bulunduğu,
başvuru markasında kullanılan "..." kelimesi İngilizce'de “milyar”anlamına gelen bir ön ek olduğundan, "..." ibaresinin tüketiciye üzerinde kullanıldığı mal ve hizmetin “çok daha fazla formda olmayı” sağlayacağı yönünde dolaylı bir mesaj veren ayırt edici bir ibare haline geldiği,
dava konusu marka başvurusunun bir bütün olarak davacı markalarından yeterince uzaklaştığı, davacının itiraza mesnet markaları spor hizmetleri yönünden belli bir bilinirliğe ulaşmışsa da, marka işaretleri benzer bulunmadığından SMK'nın 6/5.maddesindeki koşulların ortaya çıkmayacağı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/02/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2026/310, K. 2026/420, 26 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama